"Evrim teorisinin sahte delilleri 2" belgeselinden.
SONUÇ - Evrim teorisinin sahte delilleri 2
Her iki film boyunca evrim teorisini savunan bazı kişilerin iddialarını kanıtlayabilmek için her türlü aldatmacayı, sahtekarlığı hiç çekinmeden denediklerini gördük. Amaçlarına ulaşabilmek için hiçbir şeyden çekinmeyen bazı evrimcilerin, sahte çizimler yaptıklarına, hileli deneyler gerçekleştirdiklerine, buldukları fosil ve kafataslarını bilinçli olarak farklı gösterdiklerine, elde ettikleri fosiller üzerinde kasıtlı değişiklikler yaptıklarına, kimine eklemeler yaptıklarına, kimini de sakladıklarına, bunlarla da yetinmeyip, bir insanı bile teorilerine delil oluşturmak için kafese kapattıklarına şahit olduk.
Ve gördük ki evrim teorisi bilim maskesine büründürülmüş beyin yıkamaya, propagandaya ve sahtekarlıklara dayanan bir aldatmacadır. Bilimsel hiçbir değeri yoktur. Canlı, cansız her şeyin, insanların, hayvanların, bitkilerin, dünyanın, güneşin, galaksilerin kısacası tüm evrenin tesadüfler sonucunda oluştuğunu iddia eden bilimsellikten bu denli uzak bir teorinin ısrarla ayakta tutunmaya çalışılmasının tek bir amacı vardır. Bu amaç, yüce Allah'ı ve yaratılışı reddeden materyalist ve ateist felsefe sistemine sözde bilimsel bir dayanak sağlamaktır.
Oysa bugün modern bilim göstermiştir ki, değil evrenin ya da bir canlının, o canlıdaki tek bir protein molekülünün bile tesadüfler sonucunda meydana gelmesi imkânsızdır. Etrafımızda gördüğümüz ya da göremediğimiz büyük-küçük, canlı-cansız her şey, sonsuz kudret ve ilim sahibi, yoktan var eden yüce Rabbimizin benzersiz yaratmasıyla ortaya çıkmıştır. Yalnızca akıl ve vicdan sahibi müminlerin hakkıyla kavrayabilecekleri bu gerçeği Allah ayetlerinde şöyle bildirmektedir:
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Taneyi ve çekirdeği yaran şüphesiz Allah'tır. O, diriyi ölüden çıkarır, ölüyü de diriden çıkarır. İşte Allah budur. Öyleyse nasıl oluyor da çeviriyorsunuz?” (En’am Suresi, 95)
“O sabaha yarıp çıkarandır. Geceyi bir sükun, güneş ve ayı bir hesap kıldı. Bu üstün ve güçlü olan, bilen Allah'ın takdiridir.” (En’am Suresi, 96)
“O karanın ve denizin karanlıklarından yolunuzu bulmanız için size yıldızları var edendir. Bilebilen bir topluluk için biz ayetleri birer birer açıkladık.” (En’am Suresi, 97)
“O, sizi tek bir nefisten yaratandır. Bir karar ve emanet yeri vardır. Kavrayabilen bir topluluk için ayetleri birer birer açıkladık.” (En’am Suresi, 98)
“O gökten su indirendir. Bununla her şeyin bitkisini bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık. Ondan birbiri üstüne bindirilmiş taneler türetiyoruz. Ve hurma ağacının tomurcuğundan da yere sarkmış salkımlar, birbirine benzeyen ve benzemeyen üzümlerden, zeytinden ve nardan bahçeler. Meyvesine, ürün verdiğinde ve olgunluğa eriştiğinde bir bakıverin. Şüphesiz inanacak bir topluluk için bunda gerçekten ayetler vardır.” (Enam Suresi, 99)