"Kainattaki kusursuz tasarım tesadüf değil" belgeselinden.
SONUÇ
TESADÜFLER İLAH OLAMAZ
Bir insan bir tablo gördüğünde bu tabloyu yapan bilinçli, yetenekli, tecrübeli ve bilgili bir ressam olduğunu bilir. Ressamı görmese bile varlığından asla şüphe duymaz. Hiç kimse bu tablonun boyaların tesadüfen tuval üzerine dökülmesi sonucunda oluştuğunu iddia etmez. Bu tabloları beğenen kişi ise övgü ve takdirlerini bu tablolara değil, bunların mimarına, ressamına iletir. Çevremizde gördüğümüz tüm güzellikler ise onların yaratıcısı olan Allah'a aittir. Övgüye ve şükre layık olansa sadece Rabbimiz olan, her yarattığını benzersiz yaratan Allah'tır.
Günümüzde, bilimsellik kılıfı altında son derece uydurma ve gerçek dışı olan evrim iddialarına inanan ve bunları savunmaya hayatlarını adayanlar, gerçekler tam anlamıyla açığa çıktığında küçük duruma düşeceklerdir. Nitekim, uzun yıllar evrimi ve ateizmi savunmuş, ancak daha sonra bu yanılgısını fark ederek inançlı bir insan haline gelmiş Amerikalı yazar Malcolm Muggridge şunları söylemektedir:
“Ben kendim evrim teorisinin özellikle uygulandığı alanlarda geleceğin tarih kitaplarındaki en büyük espri malzemelerinden biri olacağına ikna oldum. Gelecek kuşak bu kadar çürük ve belirsiz bir hipotezin inanılmaz bir saflıkla kabul edilmesini hayretle karşılayacaktır.”
Bu gelecek uzakta değildir. Aksine çok yakın bir gelecekte insanlar, tesadüflerin ilah olamayacağının farkına varacaklar ve evrim teorisi dünya tarihinin en büyük aldatmacası ve en şiddetli büyüsü olarak tanımlanacaktır. Çünkü yaratılış gerçeği apaçık ortadadır. Kuran'da belirtildiği gibi, sahip olduğu her şeyi insana veren ve içinde yaşadığı tüm evreni yaratan, üstün güç sahibi Allah'tır. O halde insana düşen de, kendisinin ve her şeyin yaratıcısı olan Allah'ı bilip tanımak ve O'na şükredici olmaktır.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“De ki, göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip çeviren kimdir? Onlar ‘Allah’ diyeceklerdir. Öyleyse de ki: Peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız? İşte bu sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var? Peki nasıl hala çevriliyorsunuz?” (Yunus Suresi, 31-32)