Güzellik Dini İslam - 2. Bölüm - Kuran'da Müslüman Kadın
DAMLA PAMİR: İyi günler değerli izleyenlerimiz. Ben Damla Pamir.
EMRE ACAR: Ve ben Emrah Acar. Güzellik Dini İslam programımızın yeni bölümünde sizlerle birlikteyiz.
DAMLA PAMİR: Bu hafta, Kuran'ın kadına verdiği değerden ve Müslüman kadın karakterinden bahsedeceğiz. Allah'ın, şeytandan Allah'a sığınırım:
“Biz onlara kendi şan ve şereflerini getirmiş bulunuyoruz.” (Müminin Suresi, 71) ayetiyle bildirdiği gibi Kuran ahlakını yaşamak insanlara şan ve şeref kazandırır. Dolayısıyla bu ahlakı yaşayan bir kadın da saygı duyulacak, onurlu ve vakarlı bir karaktere sahip olur.
EMRE ACAR: Din ahlakının yaşanmadığı bazı toplumlarda ise kadınlar sözde ikinci sınıf insan gibi değersiz görülmekte, fikirlerine değer verilmemekte, iffetli olmaları için bakımsız görünmeleri, kalitesiz davranışlar sergilemeleri gerektiği yönünde baskı altına alınmaktadırlar. Bu kişilere göre ‘Müslümanım’ diyen bir kadının temiz, bakımlı, kaliteli, modern, iyi giyimli, kültürlü ve neşeli olması mümkün değildir. Bu bağnaz zihniyet modern bir kadının Allah'ı anmasını, Allah'ın ayetlerinin okumasını ve Allah'ın dünyada Müslümanlara birer nimet olarak yarattığı güzellikleri yaşamasını yasaklamaya çalışır. Kadınlara yönelik bazı çevrelerde gelişen bu yanlış ahlak yapısı İslam karşı çevrelerinde kullandıkları bir bahane olmuştur. Oysa bu bakış açısının İslam ile bir alakası yoktur. Kuran'da kesinlikle yeri olmayan bu zihniyetin kaynağı bağnaz düşünce yapısıdır.
DAMLA PAMİR: Kuran'da kadın övülmüştür. Allah, Kuran'ın pek çok ayetiyle kadını ve kadın haklarını koruma altına almış, din ahlakının yaşanmadığı toplumlarda kadınlara olan yanlış bakış açısını ortadan kaldırmış, kadına toplum içerisinde saygın bir yer kazandırmıştır.
Kuran'da kadınlar erkeklerle eşit tutulmuştur. Allah ayetlerinde insanlara kendi katında üstünlük ölçüsünün cinsiyet değil, Allah korkusu, iman, güzel ahlak, ihlas ve takva olduğunu bildirmiştir.
Allah Kuran'da kadını çiçeğe benzetir ve Hz. Meryem (as)'ı bir bitki gibi yetiştirdiğine dikkat çeker. Allah ayette şöyle bildirmektedir, şeytandan Allah'a sığınırım: “Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabulle kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi. Zekeriya'yı da ondan sorumlu kıldı. Zekeriya ne zaman mihraba girdiyse yanında bir gelecek buldu. ‘Meryem, bu sana nereden geldi’ deyince ‘bu Allah'ın katındandır. Şüphesiz Allah dilediğine hesapsız rızık verendir’ dedi.” (Al-i İmran Suresi, 37) ayet.
EMRE ACAR: Allah'ın ayette ifade ettiği gibi Kur'an'a göre kadın nazenin güzel, zarif, itina gösterilmesi ve sevilmesi gereken narin bir çiçek gibidir. Kuran'da Allah'ın bizlere Sebe Melikesi’ni örnek vererek kadınların bağnaz zihniyete sahip olan bir kısım çevrelerin iddialarının aksine devlet yönetiminde yer alabileceğini, önemli konularda karar verme yetkisinde olabileceğini göstermektedir.
Şeytandan Allah'ım sana sığınırım: “Gerçekten ben onlara hükmetmekte olan bir kadın buldum ki ona her şeyden bolca verilmiştir ve büyük bir tahtı var." (Neml Suresi 23)
Kuran'da kadın korunma, özen ve ihtimam göstermesi bakımından erkekten üstündür. Evlilikte korunduğu gibi eğer evlilik biterse boşanma sırasında ve sonrasında da korunur. Hayatı boyunca herhangi bir zorluk içinde olmaması için özenli bir bakım altına alınır. Bunun sebebi, kadının korunmaya ihtiyacı olması değildir. Bunun sebebi, Kuran'da kadına verilen üstün değerdir. Kadının üzerindeki zorluklar alınmış ve çiçek gibi korunup muhafaza edilmiştir.
DAMLA PAMİR: Kadın, nimetlere, güzelliklere, saygıya, sevgiye değer görmeye layıktır. İslam'daki bu gerçeği bilmedikleri için İslam ülkelerinin pek çoğu kadınları değersiz gören bir yanlışlık içindedirler. Geçmişte de, günümüzde de bazı ülkelerde kadınların kişilik ve sosyal hakları ciddi ölçüde kısıtlanmıştır. Allah, Kuran'da kadınların rehine bazı uygulamalar bildirmiştir. Bunların bir hikmeti de kadınların zarara uğramalarını, ezilip yıpratılmalarını önlemektir.
EMRE ACAR: Kadınlara yönelik yanlış ve önyargılı yaklaşımları ortadan kaldırmak için samimi iman eden, akıllı, kaliteli, modern, sevgiyi, şefkati ve barışı ayakta tutan, bağnaz zihniyete karşı fikri mücadele yürüten, hakkı ve doğruyu savunan samimi Müslümanlara ihtiyaç vardır. Çözüm Kuran'daki güzel ahlakın yaygınlaştırılmasıdır. Kuran ahlakının gereği gibi yaşandığı bir toplumda kadınların özgürlüklerinin kısıtlanması, zor durumda kalmaları, ikinci sınıf vatandaş gibi görülüp horlanmaları, sıkıntı çekmeleri gibi sorunlar da söz konusu olmayacaktır. Gerçek Kuran ahlakının hakim olması ile kadınlar, Allah'ın kendilerine verdiği üstün değeri yaşamaya başlayacaklardır.
DAMLA PAMİR: İman eden tüm insanlar gibi Müslüman kadının da tek rehberi Kuran ve sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (sav)’in sünnetidir. Mümin kadın tüm kişiliğini, ideallerini, karakter özelliklerini, yaşam tarzını, isteklerini, tavırlarını ve ahlakını Kuran'a ve Peygamberimiz (sav)’in tavsiyelerine göre belirler. Müslüman bir kadın, Allah'a samimi bir kalple iman etmiş ve derin bir Allah korkusuyla boyun eğmiştir. Allah'tan başka bir ilah olmadığını, O'nun tüm varlıkların tek hakimi ve her şeyin üstünde sonsuz güç sahibi olduğunu kavramıştır. Bu nedenle yalnızca Allah'tan korkar ve yalnızca O'nun rızasına hedefler. Yalnızca Allah'a ibadet eder, O'nu dost edinir ve sadece O'ndan yardım ister.
EMRE ACAR: Müslüman kadın kendisine gelecek bir güzellik varsa bunu ona ancak Allah'ın verebileceğini ve aynı şekilde kendisine isabet edecek bir kötülük varsa burada ancak Allah'ın engelleyebileceğini, kendisini sadece Allah'ın koruyabileceğini bilerek yaşar. Allah'a tevekkül eder, başına her ne gelirse gelsin Allah'ın sonsuz adaletle olduğunu, her şeyi görüp bildiğini, kimsenin haksızlığa uğramayacağını bilmenin huzurunu yaşar.
Allah'a gönülden bağlı olan Müslüman kadınlar tüm yaşamlarını Allah'ın bildirdiği hükümlere göre düzenler ve Kuran ahlakını yaşamak konusunda büyük bir titizlik gösterirler. Bu nedenle İslam dini tüm insanlara olduğu gibi ömürleri boyunca Allah yolunda yaşayan değerli mümin kadınlara da hem dünya hayatında hem de ahirette gerçek anlamda onur, şerefe saygınlık verir ve onlara üstün bir ahlak kazandırır.
DAMLA PAMİR: Müslüman kadın, güzel ahlakın kendilerine getireceği huzur ve mutluluktan uzak bir yaşam süren insanlara Kuran ahlakını anlatıp, onları Allah'ın rızasının en fazlasına doğruya, güzele davet etmekle görevlidir. Allah, Kuran'da bizlere, dünya üzerinde sıkıntı ve zorluk çeken, güçsüz konumdaki insanların durumunu hatırlatmış, onlara yardım etmenin ve yol göstermenin vicdan sahibi insanlar için bir yükümlülük olduğunu bildirmiştir.
Şeytanın Allah'a sığınırım: “Size ne oluyor ki Allah yolunda ve Rabbimiz bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize katından bir veli, koruyucu sahip gönder, bize katından bir yardım eden yolla diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına gayret etmiyorsunuz." (Nisa Suresi, 75)
EMRE ACAR: İşte Müslüman kadın tüm bu sorumlulukların bilincinde olan insandır. Bundan dolayı da hiçbir zaman için sadece kendi ihtiyaçlarının peşine düşüp yalnızca kendisini ilgilendiren birkaç sorumluluğu yerine getirip Allah'ın bildirdiği bu yükümlülükleri göz ağrı da etmez. Dünyanın dört bir yanında zorluk içerisindeki insanların, açlık çeken, salgın hastalıklarla mücadele eden, savaş ve çatışma ortamının zorluluğunu yaşayan çocukların, kadınların, yaşlıların tüm sıkıntılarını adeta kendi sorumluymuş gibi düşünüp onlara çözüm oluşturabilmek için elinden gelen gayreti gösterir.
DAMLA PAMİR: Müslüman kadının ölçüsü Kuran'dır. Bu nedenle de Allah'ın Kuran'da bildirdiği güzel ahlaka uygun olduğunu bildiği bir konuda hiçbir zaman bir insanın ya da bir çevrenin kınamasından dolayı geri adım atmaz. Aksine böyle bir durum onun bu yöndeki şevkini, iradesini ve isteğini daha da güçlendirir. Allah'ın rızasını kazanabilmesi onun için insanların hoşnutluğunun ve düşüncelerinin çok üzerindedir. Çünkü insanı asıl olarak değerli kılan Allah katındaki konumudur. Bunu belirleyen de, onun Kuran ahlakına uygun hareket edip etmediğidir. Bu nedenle insanların ne dediğine ya da çoğunluğun kanaatine göre değil, Kuran ahlakına göre bir kişilik geliştirirler. Ve tek başlarına dahi kalsalar, çoğunluğa uymaz, Kuran'a uygun, Allah'ın razı olacağını umduğu müstakil bir tavır gösterirler.
EMRE ACAR: Müminler güçlerini imanlarından alırlar. Bundan dolayı şartlar nasıl olursa olsun, imani olarak güçlerinde bir değişiklik olmaz. Bu, mümin kadının karakterini belirleyen önemli bir özelliktir. Allah'a karşı olan sevgileri, güvenleri, bağlılıkları ve teslimiyetleri onlara güçlü bir cesaret ve yiğit bir karakter kazandırır. Allah'ın insanları zorluklarla deneyeceğini, bunlar karşısında cesaret ve teslimiyetle Allah'a bağlılıkta kararlılık gösterenleri ise Allah'ın rahmetine kavuşturacağını bilirler. Müslüman kadının olaylar karşısında göstereceği tavırlar, vereceği tepkiler hep İslam ahlakına göre olur. Bu da Müslüman kadına itidalli ve dengeli bir kişilik kazandırır. Nasıl hareket edeceği, olaylara hangi bakış açısıyla, nasıl bir mantık örgüsüyle değerlendireceği çevresindekiler için hiçbir zaman sürpriz olmaz. Aklı, vicdanı, tavırları, konuşmaları hep Kuran ahlakının getirdiği istikrarı yansıtır. Bundan dolayı da güvenli bir karaktere sahiptir.
DAMLA PAMİR: Müslüman kadın onurlu ve iffetlidir. Mümin kadınlar Allah'ın Kuran'da bildirdiği tüm sınırlara en güzel şekilde uyarak onur, vakar ve saygını kazanmış olurlar. İffetli bir kadının doğal bir asaleti, bir heybeti ve güvenilir bir kişiliği vardır. Böyle bir insanın tüm tavırlarından, konuşmalarından, hareketlerinden, yüzündeki ifadeden, bakışlarından, gülüşünden ne kadar iffetli ve vakarlı bir kimse olduğunu anlayabilmek mümkündür.
EMRE ACAR: Müslüman kadın asil ve vakarlı olduğu için basit tavırlara, küçük çıkarlara tenezzül etmeyen bir karaktere sahiptir. Kıskançlık, dedikodu, alaycılık, öfkelenmek gibi çirkin ahlak özelliklerine ya da alınganlık, kırılganlık gibi duygusal tepkiler vermeyi hiçbir zaman kendisine yakıştırmaz. Her sözünü ahirette Allah'a hesabını vereceğini düşünerek konuşur. Kendisinin zor durumda kalacağını ya da yakınlarının zarar göreceğini bilse bile dürüstlükten ve adaletten hiçbir zaman ödün vermez. Güzel ahlak göstermekte kararlılık gösterir.
DAMLA PAMİR: Müslüman kadın da tüm Müslümanlar gibi yaşadığı her anın kendisi için çok kıymetli olduğunu bilerek hareket eder. Tek bir anını bile boş bir işle oyalanarak, boş sözlere dalarak geçirmesinin büyük bir kayıp olacağını ve bunun ahirette insanın büyük bir pişmanlık duymasına neden olabileceğinin farkındadır. Her anını bu dikkat açıklığı ile geçirir ve daima Allah'ın rızasını kazanabileceğini umduğu işlere yönelir. Allah Kuran'da kadın ve erkek için ayrı birer karakter bildirmemiş, Allah insanları tek bir Müslüman karakteriyle yarattığını anlatmıştır. Kuran ahlakına göre kadın ve erkek aynı sorumluluklara sahiptir. Bu karakterde erkeğin sorumlu tutulduğu tüm ahlak özelliklerinden aynı şekilde kadın da sorumludur.
EMRE ACAR: Allah bir ayette Müslüman kadının ve Müslüman erkeğin yaşamakla yükümlü olduğu bir ortak İslam ahlakını şu şekilde bildirmektedir. Şetandan Allah'ım sana sığınırım: “Şüphesiz Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, gönülden Allah'a itaat eden erkekler ve gönülden Allah'a itaat eden kadınlar, sadık olan erkekler ve sadık olan kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, saygıyla Allah'tan korkan erkekler ve saygıyla Allah'tan korkan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, Oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah'ı çokça zikreden erkekler ve Allah'ı çokça zikreden kadınlar, işte bunlar için Allah bir bağışlanma ve büyük bir ecir hazırlamıştır." (Ahzab Suresi, 35)
Allah katında üstünlük ancak iman, Allah korkusu ve güzel ahlaka göredir. İman edip salih amellerde bulunan samimi her insan, kadın ya da erkek olsun, hiçbir fark gözetilmeksizin Allah'ın rızası, rahmeti ve cennetiyle karşılık görecektir, inşaAllah. Allah bir ayetinde şöyle buyurmaktadır. Şeytandan Allah'ım sana sığınırım: “Erkek olsun kadın olsun inanmış olarak kim salih bir amalde bulunursa onlar cennete girecek ve onlar bir çekirdeğin sırtındaki tomurcuk kadar bile haksızlığa uğramayacaklardır." (Nisa Suresi, 124)
DAMLA PAMİR: Peygamber Efendimiz (sav) Allah'ın Kuran'da bildirdiği gibi kadınların toplum içerisinde korunup-kollanmaları, ayrıca hak ettikleri saygı ve sevgiyi görebilmeleri için toplumsal alanda alınması gereken tedbirleri Kuran ayetleri ve bizzat kendi uygulamalarıyla tüm insanlara bildirmiştir. Peygamberimiz (sav)’in Kuran ayetlerini hayata geçirerek uyguladığı tüm davranışlar kadınların lehinedir ve kadınların zarara uğramalarını, ezilip yıpratılmalarını önleme amacı taşımaktadır. Bir Müslümanın tavrına ve ahlakına özenmesi, benzemek için çaba göstermesi gereken kişi Hz. Muhammed (sav)'dir. Peygamberimiz (sav)’in eşlerine ve ashabındaki hanımlara gösterdiği güzel davranış şekli tüm Müslümanların kadınlara olan bakış açılarını belirleyecek olan çok güzel bir örnektir.
EMRE ACAR: Peygamber Efendimiz (sav)’in hanımı Hz. Aişe (ra), Peygamberimiz (sav)’in hanımlarına gösterdiği güzel ahlakı şöyle özetlemiştir: “Hanımlarına karşı insanların en mülayim olanı, en kerim, güler yüzlüsü ve mütebessim olanı idi.”
DAMLA PAMİR: Değerli izleyenlerimiz, bugünkü programımızın sonuna geldik. Hayırlı bir hafta geçirmenizi diliyoruz.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500