HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Her yüz senede bir müceddid gönderilmesi

Her yüz senede bir müceddid gönderilmesi

Harun Yahya
1438
24 Şubat, 2016
Ahir Zaman, Hz. Mehdi ve Hz. İsa
Belgesellerden Seçme Bölümler

"Risale-i Nur Külliyatında Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) Gerçeği 2- Hz. Mehdi (as)'ın Çıkış Vakti ve Yeri" belgeselinden.


Her 100 Senede Bir Müceddit Gönderilmesi

 

Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde her yüzyıl başında dini hakikatleri devrin ihtiyaçlarına göre açıklamak üzere bir müceddit yani dini canlandıran, yenileyen bir şahıs gönderileceğine dikkat çekmiştir. Ebu. Hureyre'nin rivayetine göre Resulullah (sav) şöyle buyurmuş:

“Gerçekten Aziz ve Celil olan Allah, her yüz senenin başında şu ümmetin dinini bidatten, yani dine sonradan karışmış batıl uygulamalardan ayıracak, yenileyecek, ilim sahibi bir zatı gönderir.” (Sünen-i Ebu Davud, 5/100)

Büyük İslam Alimi İmam Rabbani'nin Peygamberimiz (sav)’in hadisleri doğrultusundaki açıklaması ise şöyledir:

“Her yüz sene başında bu ümmetin uleması arasından bir müceddit gelecek ve şeriatı ihya edecektir, canlandıracaktır.” (Mektubat-ı Rabbani, 1/520)

Bediüzzaman Said Nursi Hz. de Barla Lahikası isimli eserinde Allah'ın her yüz senede bir müceddit göndereceği konusuna şöyle yer vermiştir:

“Ashab-ı Kütüb-i Sitte'den İmâm-ı Hâkim'in Müstedrekinde ve Ebu Davud'un Kitab-ı Süneninde Beyhaki Şuab-ı İman'da tahric buyurdular, yani meydana koydular. Her yüz senede bir Cenab-ı Hak bir müceddidi din, yani dini yenileyen gönderiyor.” (Barla Lahikası, s. 119)   

Bediüzzaman Said Nursi Hz., Şualar isimli eserinde ise Hicri 1400'lü yılların müceddidinin Hz. Mehdi (as) olacağını belirtmiştir.

“Şimdi hatıra geldi ki, eğer şeddeli lamlar ve mimler ikişer sayılsa, bundan bir asır sonra yani yüz sene sonra zulümatı dağıtacak zatlar ise, Hz. Mehdi'nin şakirtleri yani talebeleri olabilir.” (Şualar, s. 605)

 Bediüzzaman Hz., İslam aleminin üzerindeki zulüm ortamının kendisinden bir asır, yani yüz yıl sonra ancak Hz. Mehdi (as) vesilesiyle dağıtılacağını ifade etmiştir. Kendisinden bir sonraki yüzyılda, yani Hicri 1400'lü yıllarda, Hz. Mehdi, (as)'ın yapacağı çalışmalarla Müslümanların büyük sıkıntılardan kurtulup feraha kavuşacaklarını açıklamıştır.

Bediüzzaman Hz. Risale-i Nur'un farklı yerlerinde defalarca Hz. Mehdi (as)'ın Hicri 1400'lerde görev yapacağını söylemiştir.

Bediüzzaman Hz. farklı tarihlerde yaptığı açıklamaların hepsinde Hz. Mehdi (as)'ın geliş zamanı olarak Hicri 1400'lü yılların başlarına işaret etmiştir. Üstad Hz. bir sözünde Hz. Mehdi (as)'ın asr-ı saadet döneminden 1400 sene sonra çıkacak olmasına rağmen insanların o dönemde dahi onun zuurunu beklediklerini ifade etmiştir.

“İstikbal-i dünyeviyede, dünyanın geleceğinde 1400 sene sonra gelecek bir hakikati, Hz. Mehdi (as)'ı asırlarında garip yani yakın zannetmişler.” (Sözler, s. 318)

 Üstad Hz’nin belirttiği, sahabe döneminden 1400 sene sonrası, Hicri 1400'lü yılların başlarına yani miladi olarak 1979-1980 senelerine denk gelmektedir. Bediüzzaman Said Nursi Hz., Hz. Mehdi (as)'ın çıkış vaktini Kastamonu Laikası’nda ayrıca vurgulanmıştır.

“Bu zamanda öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, her şeyi kendi hesabına aldığı için faraza, hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat dahi bu zamanda gelse..” (Kastamonu Lahikası, s. 57)

 Bir asır sonra sözünün anlamı açık ve nettir. Said Nursi Hz., hakiki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat diyerek, Hz. Mehdi (as)'ın kendi döneminde henüz gelmediğini, kendinden yüz yıl sonra geleceğini açıkça belirtmiştir.

Bediüzzaman Hz., Hicri 1300'lerde yaşadığına göre, Hz. Mehdi (as)'ın görev yapacağı asır, kendisinden sonraki asırdır. Yani Hicri 1400'dür.

Bediüzzaman Hz. Hicri 1327'de Şam'da Emevi Camii'nde 10.000 kişiye verdiği hutbesinde ahir zamandan çeşitli tarihler vererek Hz. Mehdi (as)’ın mücadele zamanlarına dikkat çekmiştir.

“Ta 1371 senesinden sonraki Âlem-i İslâm'ın mukadderatına kaderini nazar eden, göz atan Hutbe-i Şamiye’deki hakikatler, evet, şimdi olmasa da 30-40 sene sonra fen ve hakiki marifet yani müsbet ilimler ve sanat, ilim ve fenlerle öğrenilen bilgi ve medeniyetin mehasini yani iyiliklerini, o üç kuvveti tam teçhiz edip, cihazatını verip, o dokuz manileri mağlup edip dağıtmak için taharri-i hakikat meyalanını, hakikati araştırma eğilimini ve insaf ve muhabbeti insaniyeyi yani insan sevgisini o dokuz düşman taifesinin cephesine göndermiş, inşaAllah yarım asır sonra onları darmadağın edecek.” (Hutbe-i Şamiye, s. 25)

 Bediüzzaman Hz. burada, Hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Hz. Mehdi(as)'ın göreve başlamasının 1371 tarihinden 30-40 yıl sonra olacağını belirtmiştir. Bu tarih Hicri 1401-1411, Miladi 1980-1990 yılları arasıdır. Aynı konuşmasının devamında Bediüzzaman Hz., Hz. Mehdi (as)'ın inkarcı fikir sistemini fen, ilim ve medeniyetin imkanları sayesinde fikren susturacağını da açıklamıştır. Bu fikri üstünlüğün tarihi olarak da 1371 tarihinden yarım asır yani 50 yıl sonrasına işaret etmiştir. Bu da hicri 1421 yani miladi 2001 yılına denk gelmektedir.

Bediüzzaman Hz’nin ahir zamanla ilgili bir diğer açıklaması ise şu şekildedir:

“71'de, yani Hicri 1371'de, yani Miladi 1952'de, fecr-i sadık, yani tan yerinin ağarması, başladı veya başlayacak. Eğer bu fecri kazip, sabaha karşı ufukta yayılmaya başlayan birinci kızıllık da olsa, 30-40 sene sonra, yani Hicri 1401-1411, Miladi 1981-1991'de, fecri sadık, fecri kazip'ten sonra yayılmaya başlayan ikinci aydınlanma çıkacak.”

Üstad Hz., Şam'da Emevi Camii'nde verdiği bu önemli hutbesinde, Hicri 1371 senesinden sonra yaşanacak gelişmelere dikkat çekerek, Hz. Mehdi (as)'ın göreve başlamasının 1371 tarihinden 30-40 yıl sonra olacağını bildirmiştir. Bu tarih ise Hicri 1401-1411, miladi olarak da 1980-1990 yılları arasıdır.

Bediüzzaman Hz’nin bu izahına göre, Hakk'ın karşısında batılı temsil eden ideolojiler olan Darwinist-materyalist ve ateist felsefelerin fikren etkilerini tamamen kaybetmeye başlamasının 1981-1991 yılları arasında fikren tam anlamıyla susturulup dağıtılmalarının ise 2000'li yıllarda olacağını ifade etmiştir. Doğrusunu Allah bilir.

Bediüzzaman Said Nursi Hz. 1936 yılında hazırladığı Kastamonu Laikası isimli eserinde Hz. Mehdi (as) ve talebelerin yaşayacakları döneme ait çok önemli bir zaman belirlemesi yapmıştır.

“Ta ahir zamanda hayatın geniş dairesinde asıl sahipleri yani Mehdi ve şakirtleri Cenab-ı Hakk'ın izniyle gelir, o daireyi genişlettirir ve o tohumlar sümbüllenir. Bizler de kabrimizde seyredip Allah'a şükrederiz.” (Kastamonu Lahikası, (72. Mektup)

 Said Nursi Hz., Hz. Mehdi (as) ve talebelerinin yaşadığı dönemin kendinden sonra olacağını taa ahir zamanda ifadesini kullanarak tanımlamış ve kendi yaşadığı dönemden çok ilerideki bir zamana dikkat çekmiştir. Üstad Hz., kendi yaşadığı dönemi dar daire olarak görmüş, Hz. Mehdi (as)'ın yaşayacağı dönem için ise “hayatın geniş dairesinde” diyerek ahir zamanı tasvir etmiştir. “Hayatın geniş dairesi” ifadesi, teknolojinin, bilimin, sanatın, kültürün her yönüyle çok ileri düzeye ulaştığı, içinde yaşadığımız döneme işaret etmektedir. Günümüzde, televizyon, radyo teknolojilerinde ve internet sisteminde yaşanan büyük gelişmeler vesilesiyle Müslümanların tebliğ çalışmalarını çok geniş alanlara yaymaları ve bu yolla büyük insan kitlelerine ulaşmaları mümkün olmaktadır. Hayatın geniş dairesinde Peygamberimiz (sav)’in müjdelediği en büyük müceddit, en büyük müçtehit ve kutb-u azam olan Hz. Mehdi (as) ve talebeleri Allah'ın izniyle gelecek ve bu dairede çok büyük ve önemli hizmetler yapacaklardır.

Peygamber Efendimiz (sav) hadislerinde Müslüman alemenin yaşayacağı önemli olayları kapsayan 7 bin yıllık bir takvimden bahsetmiştir. Peygamberimiz (sav)’in yaşadığı dönemde dünyanın ömründen sadece 7000 yıllık dönemi temsil eden bir takvim kullanılıyordu. Peygamberimiz (sav) bu takvimi esas alarak kendi döneminden İslam ümmetinin sonuna kadar olan döneme ait bazı bilgiler vermiştir. Bu bilgiler vesilesiyle Hz. Mehdi (as)'ın zuhur edeceği ve dolayısıyla da İslam ahlakının dünyaya hakim olacağı ahir zamanın hangi hicri yüzyıla denk geleceği konusunda Müslümanları aydınlatmıştır.

Peygamber Efendimiz (sav) hadislerinde esas aldığı söz konusu takvime göre ümmetinin ömrünün 7 bin yıl olduğunu, kendisinin yaşadığı dönemde bu süreden 5600 yılın geçtiğini ve kendisinden sonra da geriye sadece 1400 yılın kaldığını açıkça ifade etmiştir. Büyük İslam Alimi Suyuti Hz’nin eserinde, dünyanın ömrünün 7 bin yıl olduğunu haber veren 8 sahih hadis bulunmaktadır. Bu hadislerden biri şu şekildedir:

“Dünyadan 5600 yıl geçmiştir. 7000 yıllık bir zaman diliminden, geçen 5600 yıllık zaman çıkarıldığında geriye, 1400 yıllık bir süre kalmaktadır. Buradan, Hz. Mehdi (as)'ın çıkışı ve İslam ahlakının dünyaya hakim oluşunun Hicri 1400'lerde gerçekleşeceği anlaşılmaktadır. 7000-5600-1400 Hicri 1400, Hz. Mehdi (as)'ın çıkış tarihi.

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
Hicri 1400
Hz. Mehdi'nin zuhuru
Müceddid
Risale-i Nur
Risale-i Nurda Mehdi
İstanbul