"Risale-i Nur Külliyatında Hz. İsa (as) ve Hz. Mehdi (as) Gerçeği 3- Hz. Mehdi (as)'ın Üç Büyük Vazifesi" belgeselinden.
“Hz. Mehdi (as)'ın birinci görevi, materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerle fikri mücadele.”
“Tabiyyun, maddiyun yani Darwinist, ateist, materyalist felsefesinden tevellüt eden, doğan bir cereyan-ı nemrudane yani inkarcı akım gittikçe ahir zamanda felsefe-i maddiye yani materyalist felsefe vasıtasıyla intişar ederek, yayılarak, kuvvet bulup, uluhiyeti yani Allah'ın varlığını inkar edecek bir dereceye gelir.” (Emirdğ Lahikası, s. 259)
Bediüzzaman Hz., ateist felsefelerin ahir zamanda tehlike oluşturacağını söylemiş, özellikle Darwinist, materyalist felsefelerin ateizmle güç bulacaklarını ve Allah'ın varlığını inkar edecek, tehlikeli bir çizgiye geleceklerini ifade etmiştir. Bu nedenle Hz. Mehdi (as)'ın birinci vazifesinin maddecilik fikri, yani Allah'ı inkar üzerine kurulmuş olan materyalist, Darwinist ve ateist felsefelerle bilimsel yolla fikren mücadele etmek ve bu felsefelerin insanlar üzerindeki etkisini tam anlamıyla kaldırmak olacağını belirtmiştir.
“Birincisi, fen ve felsefenin tasallutuyla yani tesiriyle ve maddiyun ve tabiyyun taunu, materyalizm, Darwinizm ve ateizm salgını, beşer içine intişar etmesiyle yani insanların içine yayılmasıyla, her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini tam susturacak bir tarzda imanı kurtarmaktır. Ehli imanı dalaletten muhafaza etmek, yani iman edenleri sapıklıktan korumak.” (Emirdağ Lahikası, s. 259)
Bediüzzaman Hz., Hz. Mehdi (as)'ın üç büyük görevinden en önemli ve değerli olanının ise, insanların iman etmesine, iman edenlerin de imanlarının güçlenmesine vesile olacak olması olduğunu ifade etmiştir. Hz. Mehdi (as)'ın, iman hakikatlerini bilimsel delillere dayalı bir anlatım yöntemi kullanarak anlatacağını, Sikkiye-i Tasdiki-İ Gaybi’de de ayrıca vurgulamıştır.
“Ümmetin beklediği, ahir zamanda gelecek zatın üç vazifesinden en mühimi ve en büyüğü ve en kıymetdarı yani kıymetlisi olan imanı tahkiki-i neşr yani delillere dayalı imanı yaymak ve ehli imanı delaletten kurtarmak yani iman edenleri sapıklıktan korumak.” (Sikke-i Tasdik-i Gaybi, s. 9)
Bediüzzaman Hz.nin ne kendi döneminde ne de kendisinden önceki mücedditlerin yaşadıkları dönemde ta Hicri 1400'lere kadar materyalist ve Darwinist felsefeyi tam susturacak şekilde bir başarı hiçbir surette sağlanamamıştır. Hicri 1400'lere kadar materyalist ve Darwinist felsefe gücünü kaybetmemiştir. Aksine Darwinizm ve materyalizm insanlık üzerindeki şeytani etkisini arttırarak sürdürmüş, insanlar geniş kitleler halinde bu inkarcı felsefenin etkisi altına girmişlerdir. Dünya üzerinde Darwinist ve materyalist felsefenin gerçek yüzlerinin görülmesi, dünya üzerindeki yıkıcı etkilerinin kavranması ve bu felsefelerle ciddi anlamda fikri olarak mücadele edilmeye başlanması ancak Hz. Mehdi (as)'ın zuur ettiği Hicri 1400 yani miladi 1079 sonrasında söz konusu olmuştur. Üstad Hz. küfrün belini kırmış ama küfrü tam anlamıyla etkisiz hale getirememiştir. Bu görev Allah'ın izniyle Said Nursi Hz.'nin de açıkça söylediği gibi kendisinden sonra gelecek o zat yani Hz. Mehdi (as) tarafından yerine getirilecektir. Hz. Mehdi (as), kitaplar, belgeseller, basın, internet ve 21. yüzyıl teknolojisi gibi her türlü ilmi aracı kullanarak ve itiraz edilmesi mümkün olmayan kesin bilimsel delilleri ortaya koyarak Darwinist ve materyalist felsefeyi fikren tam olarak yerle bir edecek, bunların sebep olduğu belalar ve fitnelerde son bulacaktır inşaAllah.