İSLAM'DA EVRİM YOKTUR
İslam'la evrimi bağdaştırmaya çalışmak pasif, aciz, teslimiyetçi, beyhude bir girişimdir. Bilimsel olarak çökmüş olmasına ve tamamen Kuran ahlakına aykırı olmasına rağmen bazı kişiler İslam'la evrim teorisini bağdaştırmaya uğraşıyorlar. Darwinizm’i kendilerince Müslümanlaştırma çabası içine giriyorlar. Bu pasif, aciz, teslimiyetçi, beyhude bir girişimdir. Oysa Allah'tan gereği gibi korkan bir Müslümanın Darwinizm’i savunması mümkün değildir. Doğru olan bir Müslümanın Darwinizm’e karşı açık, galibane bir fikri mücadele içinde olmasıdır.
Evrimi bilimsel bir teori zannederek kendilerince Müslümanlaştırmaya çalışanlar yanılmaktadır. Medyada çıkan haberlerle evrimin ispatlanmış, reddedilmesi mümkün olmayan bir teori olduğu imajı verilir. Bu konuda yapılan yoğun propaganda bazı Müslümanların bilinç altlarında Darwinizm’le mücadele etmenin imkansız olduğunu düşünmelerine sebep olur. Halbuki bilim Darwinizm’i değil yaratılışı göstermektedir.
İslam'da evrim olduğunu iddia edenler, 350 milyon fosilin evrimi yıktığını, tek bir proteinin bile tesadüfen oluşamayacağını bilmiyorlar. Bazı Müslümanlar, 1940-50'lerin bilgisiyle evrimin bilim tarafından desteklenen bir teori olduğunu zannederek, “Müslümanlar Darwin'den çok önce evrimi biliyorlardı” gibi aciz ve garip bir mantık örgüsüyle kendilerince İslam'la evrimi bağdaştırmaya çalışıyorlar. Bu mantık ciddi bir bilgisizliğin ürünü.
Çünkü:
1. Evrim yanılgısı ilk Darwin'le ortaya çıkmış bir düşünce değildir. Evrim, binlerce yıl öncesine dayanan bir pagan inancıdır. Müslümanlar da, ilk Yahudiler de, ilk Hristiyanlar da, Sümerler de, Mısırlılar da evrim diye sapkın bir düşünce olduğunu elbette biliyorlardı. Dolayısıyla “evrim Darwin'den önce de biliniyordu. Müslümanlar da evrimi biliyordu” demenin bir manası yoktur.
2. Canlıların aşama aşama birbirlerinden türeyerek var oldukları iddiası bilimsel olarak kanıtlanamamıştır. 150 yıldır dünyanın dört bir yanı delik deşik edildiği halde bir tane bile ara form fosili bulunamamıştır. Darwin, ara fosil bulunmazsa teorisinin yıkılacağını söylemiştir. Dolayısıyla ortada bir tane bile somut bulgu yokken masallar anlatmanın bir anlamı yoktur.
3. Tek bir proteinin dahi tesadüfen oluşmasının imkansız olduğu bilimsel olarak ortaya konmuştur. Henüz bir proteinin oluşumunu dahi açıklamaktan aciz olan evrim teorisi daha çıkış aşamasında çökmüştür. Allah evreni ve canlılığı evrimle yaratmamıştır. Allah Kuran'da canlılığın ve evrenin yaratılışı hakkında pek çok ayet indirmiştir. Bu ayetlerde canlıların birbirlerinden türediklerine aralarında evrimsel bir bağ olduğuna dair hiçbir bilgi ya da işaret bulunmamaktadır. Allah dileseydi canlıları evrimle de yaratabilirdi ancak Kuran'da bu yönde bir işarete rastlanmamakta, evrimcilerin öne sürdüğü gibi türlerin aşama aşama oluşumunu destekleyecek hiçbir ayet bulunmamaktadır. Kuran'da canlılığın ve evrenin Allah'ın “Ol” emriyle mucizevi şekilde var edildiği bildirilmektedir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse ona yalnızca ol der. O da hemen oluverir.” (Bakara Suresi, 117)
Darwinizm’i kendilerince Müslümanlaştırmaya çalışanlar meleklerin ve cinlerin yaratılışını açıklayamazlar. Dünyada her şeyin belli sebeplere, doğa kanunlarına bağlı olması kimseyi yanıltmamalıdır. Allah, tüm bu sebeplerin yaratıcısı olarak bunlardan tamamen münezzehtir.
Ancak Darwinizm ile İslam arasında bir uzlaşma oluşturmaya çalışanlar, Allah'ın üstün yaratma gücünü, yaratma sanatındaki mükemmelliği takdir edemedikleri için, “İslami evrim” gibi olmadık yorumlarda bulunmaktadırlar.
İnsanın evrimle gelişim gösterdiğini iddia eden bu kişilere, meleklerin ve cinlerin nasıl yaratıldığı sorulduğunda ise, cevapları “Allah yoktan yarattı” olacaktır. Cinleri ve melekleri Allah'ın yarattığını bilip kabul eden bu kişilerin, Allah'ın insanı da aynı şekilde yaratmış olduğunu akledememeleri oldukça vahimdir.
Meleği “ol” emriyle bir kerede yaratan Yüce Rabbimizin insanı da aynı şekilde yaratmış olduğunu görememeleri çok şaşırtıcı bir durumdur. Allah, Kuran'da cinlerin insanlardan farklı olarak ateşten yaratıldıklarını haber vermiştir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“İnsanı ateşte pişmiş gibi kuru bir çamurdan yarattı. Canını da yalın, dumansız bir ateşten yarattı.” (Rahman suresi, 14-15)
Kuran'da haber verildiği gibi meleklerin yaratılışı da insanın yaratılışından çok farklıdır. Ayette meleklerin yaratılışı şöyle bildirilmektedir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Hamd, gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer ve dörder kanatlı melekleri elçiler kılan Allah'ındır. O, yaratmada dilediğini artırır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir.” (Fatır Suresi, 1)
Evrimi savunan Müslümanlar, Hz. Musa (as)’ın asasının yılana dönüşünü, Hz. İsa (as)’ın üflediği çamurun kuş olup uçmasını açıklayamazlar. Kuran'da Hz. Musa (as)’ın elindeki asayı yere attığı anda Allah'ın lütfuyla hızla hareket eden, diğer şahısların ortaya koyduklarını yutan, yani sindirim sistemi de olan tamamen canlı bir yılana dönüştüğünü şöyle bildirir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Asanı bırak. Bıraktı ve onun çevik bir yılan gibi hareket ettiğini görünce geriye doğru kaçtı ve arkasına bakmadı. Ey Musa korkma! Şüphesiz Benim, Benim yanımda gönderilen elçiler korkmaz.” (Neml Suresi, 10)
Bu, Allah'ın insanlara canlılığın nasıl yoktan var edildiğinin bir örneğini göstermektedir.
Hz. İsa (as) da putperest düşünceye, pagan inançlarına ve tahrif olmuş Museviliğe karşı mücadele yürütmüş, doğruyu ve hakkı anlatmış, ama o da asıl olarak ilk önce yaratılışı ispat etmiştir. Kuran'da Hz. İsa (as)’ın da çamurdan kuş biçiminde bir şey yaptığı, sonra bunun içini üflediğinde Allah'ın dilemesiyle bu kuşun hayat bulup canlandığı haber verilmiştir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Allah şöyle diyecek: Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhul Kudüs ile destekledim. Beşikteyken de, yetişkinken de, insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim. İznimle, çamurdan kuş biçiminde bir şeyi oluşturuyordun da, yine iznimle ona üfürdüğünde bir kuş oluveriyordu.” (Maide Suresi, 110)
Görüldüğü gibi kuş, hiçbir sebebe bağlı olmadan Allah'ın dilemesi ve mucizesiyle can bulmaktadır.
Kendilerince İslam'la evrimi bağdaştırmaya çalışanların ise Rabbimizin bu mucizelerini açıklayabilmeleri mümkün değildir.
Sonuç
Darwinizm yıkılmıştır. Son çırpınışların faydası yoktur.
Bilim evrimin geçersizliğini ortaya koymuştur. Bu gerçeği gösteren eserler, belgeseller, konferanslar, sergilerle halkımız tam anlamıyla bilinçlenmiş, gerçeği görmüştür. Bundan sonra Darwinistler istedikleri hikayeleri anlatsınlar, istedikleri kadar aralıksız propaganda yapsınlar, istedikleri kadar baskı oluşturmaya çalışsınlar. Evrimi ayakta tutmaları mümkün değildir.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500