"Kuran Darwinizmi Yalanlıyor" belgeselinden.
Darwinizm cehalet ortamında gelişir
Evrimin en önemli kanıtı olarak gösterilen ara fosil olmadığı halde varmış telkini yapar. Sahte deliller sunar. Bulunan bütün fosiller yaratılışı ispat ettiği halde bunun tam aksini savunur. Tesadüfler sonucu oluşma ihtimali sıfır olan proteinlerin tesadüfen oluştuğunu iddia eder. Tesadüfen oluşmaları imkânsız olan bu proteinlerden, yine tesadüfler sonucunda sanatçılar, bilim adamları, profesörler meydana geleceğine herkesi inandırmaya çalışır. Hatta bu profesörlerin, kendilerinin nasıl tesadüfen meydana geldiklerini üniversiteler kurarak araştırdığına inandırmaya çalışır. Darwinizm, bir canlı hücre kromozomunda dev bir kütüphaneden daha fazla bilgi kodlamış olmasını, kör tesadüflerin mucizesi olarak görür. Görmeyen, duymayan, hissetmeyen şuursuz atomların, gören, duyan, hisseden, düşünen şuurlu insanlar haline gelmesinin tesadüflerin sözde ilahi gücünden olduğunu iddia eder. Tesadüf, Darwinizmin mucizeler meydana getiren ilahıdır. Ve Darwinizm, son iki yüzyılın en büyük kitle aldatmacasıdır.
Evrim teorisi, yüce Allah'ın varlığını ve yaratılış gerçeğini cahilce inkar eden, tüm canlılığın başıboş tesadüfler sonucunda ortaya çıktığı iddiasını taşıyan din karşıtı bir ideolojidir. 20. yüzyılda ortaya çıkan bilimsel gerçekler, bu teorinin tüm dayanaklarını çökertmiştir. Teorinin geçersizliği, günümüzde ilkokul seviyesindeki bilgilerle dahi kolaylıkla anlaşılmaktadır. Sadece biyoloji derslerinde öğretilen hücrenin kompleks yapısı hakkındaki bilgiler bile tesadüf mantığı üzerine kurulu evrimci iddiaların saçmalığını göstermeye yeterlidir.
Tüm bu açık gerçeklere rağmen Müslümanlar arasında materyalist telkin ve propagandaların etkisine kapılarak bu bilim ve din dışı teoriyi destekleyen kimselere rastlanabilmektedir. Bu telkinlere kapılan bazı Müslümanlar da evrim teorisini bilimsel bir gerçek sanmakta ve bu teori ile Allah'a iman arasında bir orta yol bulma arayışına girmektedirler. Söz konusu kişiler, Darwinizmin canlılığın kökeni hakkındaki senaryosunu aynen kabul ederler. Ancak bu senaryonun Allah'ın kontrolünde olduğunu savunarak evrim teorisi ile İslam dini arasında sözde bir uzlaşma sağlamaya çalışırlar. Ne var ki Allah'ı ve yaratılışı inkar temeli üzerine kurulmuş olan bu teoriyi dine uygun hale getirme yönündeki bir çabanın Kuran'a göre hiçbir akılcı yönü yoktur.
Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim'de göklerdeki, yerdeki ve ikisi arasındaki tüm varlıkları, sonsuz bir ilim ve kudret sahibi olan Allah'ın yoktan var ettiği yani her şeyi yarattığı bildirilmektedir. Kuran'da canlıların ve kainatın yaratılışıyla ilgili pek çok ayet vardır. Ancak bu ayetlerin hiçbirinde canlıların birbirinden türediklerine ve aralarında evrimsel bir bağı sahip olduklarına dair bir bilgi yoktur. Şüphesiz ki her şeye kudreti yeten Allah, isteseydi canlıları evrimleştirerek de yaratabilirdi ve bunu ayetlerle açıklardı. Fakat Kuran'da bizlere bunun tam tersinin olduğu haber verilmektedir. Allah, “Ol” demiştir ve her şey yoktan var olmuştur.
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca ol der, o da hemen oluverir.” (Bakara Suresi, 117)
Kuran Darwinizmi Yalanlıyor isimli filmimizin birinci bölümünde, evrim iddiasının Kuran ayetleri tarafından nasıl yalanlandığını ve evrimin Kuran'ın özüne ve ruhuna ne derece aykırı bir teori olduğunu delillerle göreceğiz.