"Ateizmin Çöküşü" Belgeselinden
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
PSİKOLOJİ: Freudizmin Yenilgisi
19. yüzyıldaki ateist dogmanın psikoloji alanındaki temsilcisi Sigmund Freud'tu. Freud, ruhun varlığını reddeden ve insanın tüm ruhsal dünyasını cinsel dürtülerle açıklamaya çalışan bir psikoloji teorisi ortaya attı. Freud, buhranların kaynağını açıkladığı iddiasındaydı. Oysa asıl onun teorisi yeni buhranlar körüklüyordu. İnsanı sadece bencil tutkularını tatmin etmek için yaşayan bir tür hayvan olarak tanımlayan bu öğreti, ahlaki değerleri yozlaştırarak insanları yalnızlık, korku ve depresyona itiyordu. Freud'tan etkilenen sanatçıların tabloları bu öğretinin karanlık dünyasını tasvir ediyordu.
Freud'un en büyük saldırısı ise dine karşıydı. 1927'de yayınlanan Bir İllüzyonun Geleceği adlı kitabında dini inancın sözde bir tür akıl hastalığı olduğunu ileri sürüyor ve insanlığın ilerlemesiyle birlikte dini inançların tamamen ortadan kalkacağı gibi akıl dışı bir varsayımı savunuyordu.
Sadece Freud değil, 20. yüzyılın diğer önde gelen psikologları da genellikle koyu birer ateistti. Davranışçı ekolün kurucusu Burrhus Skinner ya da rasyonel duygusal terapinin kurucusu olan Albert Ellis bu ateistlerin en ünlüleriydi. Sonuçta psikoloji dünyası ateizmin arka bahçesi haline geldi. 1972 yılında Amerikan Psikoloji Derneği üyeleri arasında yapılan bir araştırmaya göre ülkedeki psikologların sadece %1'i dini inanç sahibiydi.
Ama psikologların çoğunun içine düştüğü bu büyük aldanış, kendi yürüttükleri araştırmaları tarafından çürütüldü. Öncelikle Freud'un teorilerinin hiçbir bilimsel dayanağı olmadığı ortaya çıktı. Dahası dinin Freud ve diğer bazı psikoloji teorisyenlerinin iddialarının aksine, zihinsel sağlığın çok temel bir öğesi olduğu anlaşıldı. Amerikalı yazar Patrick Glynn bu önemli gelişmeleri şöyle özetler:
“20. yüzyılın son çeyreği, Freud'un kurduğu psikoanalitik vizyona hiç de uygun davranmadı. Bunun en dikkat çekici yönü ise, Freud'un din hakkındaki görüşlerinin tamamen yanlış çıkmasıydı. Son 25 yılda psikoloji alanında yapılan araştırmalar, dini inancın, Freud'un ve müritlerinin iddia ettiği gibi bir tür nevroz veya nevroz kaynağı olmak bir yana, genel zihinsel sağlık ve mutluluğun en tutarlı öğelerinden biri olduğunu ortaya çıkardı. Üst üste yapılan pek çok araştırma, dini inanç ve ibadetlerle intihar, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, boşanma ve depresyon gibi konulardaki sağlıklı davranışlar arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösterdi.”
Bir başka deyişle ateizm, psikoloji alanında da hezimete uğradı.
“Nasıl oluyor da Allah'ı inkar ediyorsunuz? Oysa ölüyken sizi o diriltti. Sonra sizi yine öldürecek, yine diriltecektir ve sonra ona döndürüleceksiniz. Sizin için yerde olanların tümünü yaratan O'dur. Sonra göğe yönelip de onları yedi gök olarak düzenleyen O'dur. Ve O her şeyi bilendir.” (Bakara suresi, 28-29)