Ozon dünya atmosferinin stratosfer tabakasında bulunan özel bir gazdır. Çok özel bir filtre tabakası gibi çalışarak Güneş'ten gelen UV-B ve UV-C gibi zararlı ışınların yeryüzüne ulaşmasını engeller. Gökyüzünde bu tabaka olmasaydı zararlı ışınlar canlılardaki kimyasal bağları parçalar ve DNA'larına zarar verir mutasyonlarına sebep olur. Kısacası yeryüzünde hayatı imkansız kılardı.
Ozon tabakasının incelmesiyle birlikte cilt kanseri yaygınlaşmaktadır. Koruyucu faktörler içeren güneş kremleri de bu yüzden tavsiye edilmektedir. İşte ozon tabakası, güneşten gelen zararlı ışınları süzerek insanları, hayvanları ve bitkileri korumaktadır. İlginçtir ki, varlığı çağımızda henüz anlaşılan bu fonksiyon Kuran’da bahsedilen gökyüzündeki “KORUYUCULUK” ifadesiyle tamamen örtüşmektedir.
Cin Suresi 8. Ayet:
'Doğrusu biz göğü yokladık; fakat onu güçlü koruyucular ve şihablarla kaplı (doldurulmuş) bulduk.'
Aynı zamanda ozon kelimesi hemen aynı surenin 6. Ayetinde yazılıdır.
Aynı sure içinde hem ozon-uzu’ne kelimesinin yazılı olması hem de göğün “koruyucu” özelliğinden bahsedilmesi tesadüflerle açıklanamaz.
Bu, Allah’ın Kuran’da yarattığı mucizelerden biridir. Tüm bu deliller, Kuran’ın bir insanın sözü olmadığını, ancak GÖKLERİ, YERİ VE İKİSİNİN ARASINDAKİLERİ YARATAN YÜCE ALLAH’IN SÖZÜ olduğunun kanıtıdır.