Peygamberimiz (sav)'in dürüstlüğü ve güvenilirliği
"Resulullah'a (sav) Uymak" belgeselinden.
PEYGAMBERİMİZ (SAV) 'İN DÜRÜSTLÜĞÜ VE GÜVENİLİRLİĞİ
Peygamberimiz (sav) henüz peygamberliği vahiy edilmeden önce de yaşadığı toplum içinde el emin yani güvenilir diye ünlenmiştir. Dürüstlüğü ve güvenilirliği hakkında herkes ittifak etmiştir. Peygamber (sav)’in yüzü her görenin dürüstlüğüne kesin kanaat getireceği gibi nurlu ve asildi. Vicdanının sesini dinleyerek onunla konuşan, onun sohbetine katılan kim olursa olsun ondaki olağanüstülüğü anlamış, onun peygamberliğine dair pek çok açık delil görmüştü.
Allah'ın birer lütfu olan aklı ve feraseti, sahip olduğu yüksek karakteri, kavmindeki müşriklerin bile aralarındaki anlaşmazlıklarını çözmesi için kendisine başvurmalarına sebep olmuştu.
Hacer-ül Esvet taşının yerleştirilmesi esnasında yaşanan bir olay da bunun güzel bir örneği olmuştu. Hz. İbrahim (as) ve Hz. İsmail (as) tarafından yapılmış olan Kabe geçen uzun asırlar içinde yağmur ve sel sularıyla tahrip olmuş tamir edilmesi gerekmişti. Kureyşliler, Kabe binasını yıkarak yeniden yapmaya karar verdiler. Yardımlar toplandı, gerekli malzeme temin edildi. Hz. İbrahim (as)’ın yaptığı temele kadar yıkarak duvarları yeniden örmeye başladılar. Ancak Hacer-ül Esved'i yerine koyma sırası gelince anlaşamadılar. Kureyş'in bütün kolları bu şerefin kendilerine ait olmasını istiyordu. Bu durumda harem kapısından ilk girecek zatın hakem yapılarak onun vereceği karara uyulmasına karar verdiler. Rivayetlere göre kapıdan ilk giren o zaman henüz 30'u yaşlarında olan Hz. Muhammed (sav) oldu. Onu hakem yaptılar. Hz. Muhammed (sav) üzerine Hacer-i Esved'i koyduğu örtünün uçlarını her kabilenin büyüklerine tutturdu, hep beraber konulacağı yere kadar taşıdılar. Hz. Peygamber (sav) de taşı alıp yerine yerleştirdi. Anlaşmazlığın bu şekilde çözümlenmesi herkesi memnun etti. Bu olay Hz. Muhammed (sav)’in aklı ve feraseti yanında onun kavminin nezdindeki itibar ve güvenilirliğini de göstermektedir.
Sahabelerin hayatları boyunca şahit oldukları Peygamberimiz (sav)’in üstün ahlakını ve meziyetlerini İslam alimleri şu şekilde nakletmişlerdir. Allah Resulü, halkı arasında dürüstlük bakımından en üstünü, ahlak yönünden en güzeli, sosyallik yönünden en mükemmeli, komşuluk bakımından en cömerdi, yumuşaklık ve emanet bakımından en ilerisi, sözce en doğrusu, hayaya ve terbiyeye en çok önem veren olarak büyümüştür. Herkesle gayet iyi geçinmiştir. Bu sebeple ona el emin, yani son derece doğru ve güvenilir demişlerdir.
