HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Kuşlardaki mucize - evrim yanılgısı

Kuşlardaki mucize - evrim yanılgısı

Harun Yahya
1126
19 Haziran, 2016
Belgesellerden Seçme Bölümler
Evrim Teorisinin Çöküşü
İman Hakikatleri ve Yaratılış Mucizesi

"Kuşlardaki mucize" belgeselinden.


EVRİM YANILGISI

 

Charles Darwin'i kendi deyimiyle hasta etmiş olan kuşlar hala evrim teorisi için büyük bir çıkmaz olmaya yine Darwin'i ve Darwin'i destekleyenleri hasta etmeye devam etmektedir. Bilindiği gibi evrim teorisi dünya üzerindeki tüm canlıların rastlantılar sonucu ortaya çıktığını birbirinden türediklerini öne sürer. Yani milyonlarca çeşit canlı, çok hücreli canlılar, bütün kuş türleri, tek hücreli bakteriler ve çok hücreli bütün canlıların her birinin birbirinden tesadüfi mutasyonlarla olduğunu iddia ederler. Ancak hiçbir bilimsel kanıtı bulunmayan bu iddia, kuşların kökeni konusunda da sadece hayali varsayımlara dayanmaktadır.

Evrimciler kuşların atalarının sürüngenler olduğunu söylerler. Oysa birbirinden son derece farklı vücut yapılarına sahip bu canlılar arasında nasıl bir geçiş olabileceğini bir türlü açıklayamazlar.

Sürüngenlerin vücutları sert pullarla kaplıdır. Kuşların vücutlarını saran tüyler ise başta incelediğimiz gibi son derece kompleks yapılara sahiptir ve sürüngen pullarına en ufak bir benzerlik göstermez. Pullar ve tüyler arasında bir ara yapı imkansızdır ve nitekim hiçbir yaşayan veya fosilleşmiş canlı da böyle bir yapıya rastlanmamıştır.

Bir diğer önemli fark solunum sistemidir. Sürüngenlerin akciğerlerinde hava insanlardaki gibi çift yönlü hareket eder. Önce nefes borusundan içeri girer, sonra aynı borudan dışarı verilir. Oysa kuşlarda hava, akciğerin içinde sürekli aynı yönde akar. Bu tek yönlü hava hareketi çok ilginç bir sistem sayesinde mümkün olmaktadır. Kuş akciğerinin ön ve arka taraflarında akciğere küçük kapakçıklarla bağlı olan boş hava kesecikleri vardır. Kuş nefes aldığı anda içine çektiği hava hem akciğerine hem de arka taraftaki hava keseciklerine dolar. Aynı anda akciğerin içindeki kirli havada ön taraftaki hava keseciklerine akmaktadır. Kuş nefes verdiğinde ise ön taraftaki kirli hava dolu kesecikler boşalır. Ancak aynı anda arka taraftaki temiz hava dolu kesecikler de boşalır ve buradan gelen temiz hava akciğere dolar. Böylece kuş nefes alırken de nefes verirken de akciğeri hep temiz havayla dolu olur.

Dahası bu sistemin hatasız çalışmasını sağlayan pek çok ince detay vardır. Örneğin kesecikler ve akciğer arasında havayı hep doğru tarafa yönlendiren küçük sübaplar bulunur.

Görüldüğü gibi bu kompleks sistem kuşun yüksek oksijen ihtiyacını karşılaması için özel olarak yaratılmış bir tasarım harikasıdır. Bu kusursuz tasarım evrim teorisini çürütmek için tek başına aslında yeterlidir. Kuş akciğerinin, evrim teorisine iddia ettiği gibi aşama aşama zaman içerisinde tesadüfi mutasyonlarla oluşması imkansızdır. Çünkü akciğerin tamamı, hava kesecikleri, ara bağlantıları ve sübapların hepsinin bir anda yaratılmış olması gerekir. Aksi taktirde canlı nefes alamaz. Bu da gösterir ki kuşlara özgü bu solunum sistemi tek bir anda eksiksiz olarak ortaya çıkmış yani yaratılmıştır. Evrimciler kuşların tüy, kanat ve akciğer gibi kompleks sistemlerinin nasıl ortaya çıktığını açıklayamazlar. Bunun yerine sadece bazı fosiller üzerinde hayali yorumlar yapmayı tercih ederler.

Bu konuda en çok başvurdukları fosil ise Archeopteryx adlı 150 milyon yıllık soyu tükenmiş bir kuşa aittir. Archeopteryx, Darwin'in kitabının yayınlamasından kısa bir süre sonra bulundu ve o zamandan bu yana evrimcilerin en çok başvurduğu fosil oldu. Evrimci paleontologlar bu fosilde hem kuş hem de sürüngen özellikleri bulunduğunu ileri sürüyordu. Ancak bulunan her bilimsel bulgu, bu iddianın çürüklüğünü tekrar tekrar ispatladı.

Önce Arceopteryx'in günümüz kuşlarından farksız bir tüy ve iskelet yapısına sahip olduğu ve uçabildiği anlaşıldı. 1983'te Teksas Çölünde bulunan ve Protoavis adı verilen kuş fosilinin Arceopteryx'ten tam 75 milyon yıl daha yaşlı olmasıysa Arceopteryx'in kuşların ilkel atası olduğu yalanını bir kez daha çürüttü. Tüm bu bilimsel gerçeklere rağmen sürüngenlerin kuşlara dönüştüğü iddiası evrim teorisinin temel propaganda temalarından biri olarak kullanılmaya devam edilmektedir. Evrimciler bu konuda sahtekarlıklara başvurmaktan da çekinmemektedirler.

Bu sahtekarlıkların bir örneği 1999 yılında ünlü bilimsel bir dergi tarafından tüm dünyaya yarı kuş, yarı dinozor bir canlı olarak tanıtılan Archaeoraptor fosiliydi. Dergi, bu fosile ait hayali bir dinokuş resmi çizdi ve bu çizimi evrim teorisinin açık bir kanıtı olarak tüm dünyaya gösterdi. Aynı çizim dünyanın dört bir yanındaki pek çok gazetede evrim teorisinin bir kanıtı gibi sunuldu. Ancak iki yıl sonra çok çarpıcı bir gerçek ortaya çıktı. Fosil, gerçekte beş ayrı canlının iskeletinin birbirine yapıştırılmasıyla üretilmiş bir bilim sahtekarlığıydı. İki yıl önce fosili evrim delili olarak gösteren gazeteler, sahtekarlığı “dinokuş palavra çıktı” diye itiraf ettiler. Önemli olan, bu palavranın evrim teorisi adına söylenen sayısız yalan ve yapılan sahtekarlığın sadece birisi olmasıdır.

Evrim teorisi adına bu gibi sahtekarlıklara başvurulmasının nedeni ise teoriyi destekleyen hiçbir bilimsel delil bulunmamasıdır. Dünya üzerindeki canlılar veya bunlara dair fosil kayıtları incelendikçe, evrim teorisinin tamamen hayali bir tez olduğu ortaya çıkmakta ve yaratılışın açık kanıtları bulunmaktadır.

Kuşlar da bize yine aynı gerçeği gösterirler. Canlılar, evrim teorisinin iddia ettiği gibi rastlantıların ürünü değil, kusursuz bir yaratılışın eseridirler.

 

SONUÇ

 

Bu filmde, kuşların havalanma tekniklerini, vücutlarındaki aerodinamik yapıyı, kemik özelliklerini, tüylerdeki mikrokancaları, arı kuşunun keskin kanatlarını, göçmen kuşların uçuş dizilimlerini, yön bulma sistemlerini, farklı uçuş tekniklerini, atletlerden hızlı koşan, yüzücülerden hızlı yüzen kuşları veya birbirinden güzel desenlere sahip kuş tüylerini inceledik ve bir kez daha çok önemli bir gerçeğe tanık olduk. Allah'ın yaratması kusursuzdur. O'nun sanatı ve kudreti her yeri sarıp kuşatmıştır. Âlemlerin Rabbi olan Allah çok yücedir. Bir Kuran ayetinde Allah şöyle buyurur:

“Allah yedi göğü ve yerden de onların benzerini yarattı. Emir bunların arasında durmadan iner. Sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç getirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz, öğrenmeniz için.” (Talak Suresi, 12)

Kuş
Kuşların ve Uçuşun Kökeni
PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3
mp4
mp4
mp4
youtube
youtube
youtube
youtube