"Mesih Deccal sessizce görevine başladı" belgeselinden


SAMİMİ İMAN SAHİPLERİNE DÜŞEN SORUMLULUK

 

Filmin başından beri izlediğiniz gibi deccal, bir kısım Hristiyanlara savaşı, kitle katliamlarını ve kan dökmeyi kıyamet alametlerinin gerçekleşmesi için bir zorunluluk gibi göstermektedir. Hz. İsa (as)’ın gelişini aynı kendileri gibi büyük bir heyecanla bekleyen Müslümanları da mücadele edilmesi gereken düşman bir topluluk olarak göstermektedir. Oysa şu bir gerçektir ki, Hristiyanlar, Yahudiler ve Müslümanlar birbirlerine düşman değildirler. Aksine, deccalın desteklediği ateizme ve din düşmanlığına karşı birbirlerinin müttefikidirler. Hristiyanlar da, Müslümanlar da, Yahudiler de aynı Allah'a iman etmekte, aynı Peygamberleri sevmekte ve saymaktadırlar.

Hz. İsa (as) Hristiyanlar için ne kadar önemli ise Müslümanlar için de o kadar kıymetli ve kutsaldır. Tüm İslam alemi 1400 senedir bu kutlu Peygamberin yeryüzüne ikinci kez gelişinin müjdesini vermekte ve büyük bir heyecanla bu tarihi olaya hazırlık yapmaktadır. O halde savaş, karmaşa ve anarşi ortamı olması ve tüm ilahi dinlerin mensupları için kutsal olan topraklarda kan dökülmesi için meşru hiçbir sebep yoktur. Sağduyu sahibi Hristiyanların ve Müslümanların gayretleriyle Allah'ın izniyle dünyanın pek çok yerinde tırmandırılmaya çalışılan gerilim engellenebilir, huzur ortamı oluşturulabilir.

 Kuran'da salih amellerde bulunan Yahudi ve Hristiyanların Allah katında ecirleri olduğu bildirilerek bu ahlakın gerekliliği hatırlatılmıştır:

“Şüphesiz, iman edenlerle Yahudiler, Hristiyanlar ve Sabiilerden kim Allah ve ahiret gününe iman eder ve salih amellerde bulunursa, artık onların Allah katında ecirleri vardır. Onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır.” (Bakara Suresi, 62)