"Mesih Deccal sessizce görevine başladı" belgeselinden
MÜSLÜMANLAR DECCALİN OYUNLARINA KARŞI UYANIK OLMALIDIR
Deccal, Hristiyanlara oynamak istediği oyunun bir benzerini Müslümanlara da uygulamaya çalışmaktadır. Yeryüzünde büyük bir fitne ve bozgun çıkarabilmek için onları da etkisi altına almak istemektedir. Bu amaçla bazı Müslümanları aldatarak bu ortam içinde kendilerine yöneltilen şiddete, şiddetle karşılık vermelerini teşvik etmektedir. Diğer yandan, Müslümanların kendi aralarında da terörü teşvik ederek, onları kendi içlerinde birbirlerine düşürmeye çabalamaktadır. Böylece, korku ve dehşet ortamını giderek tırmandırmayı, masum insanların kanını dökerek, yeryüzünü kendi kötü ahlakına hakim edebileceği bir fitne ortamına çevirmeyi hedeflemektedir.
Samimi Müslümanlar bu tehlikeyi görmeli ve deccalın sinsi oyunlarına karşı Kuran ahlakının gereğiyle hareket etmelidirler. Nitekim Peygamberimiz (sav) müminlerin birbirlerine düşmeleri durumunda deccalın etkisi altına girebileceklerini hatırlatarak Müslümanları böyle bir tehlikeye karşı uyarmıştır.
“O günlerde araları bozuk olan müminler deccalın hedefi olmaktan kurtulamazlar.” (Hakim, Müstedrek, 4:529-530)
Peygamberimiz (sav)’in bu sözünden deccalın fitnesinden korunmak isteyen müminlerin tüm Müslümanların kardeş olduğu bilinciyle hareket etmeleri gerektiği açıkça anlaşılmaktadır. Kuran'da da iman edenlerin birbirlerine destek olup dayanışmaları, aksi takdirde yeryüzünde büyük bir bozulma ve kargaşa olacağı bildirilmiştir.
“İnkar edenler birbirlerinin velileridir. Eğer siz bunu yapmazsanız, (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur.” (Enfal Suresi, 73)
Müslümanlar kendi aralarında olduğu gibi Hristiyanlara ve Yahudilere karşı da Kuran ahlakının gerektirdiği şekilde davranmalıdırlar. Deccalın bu konuda kendilerine oynayacağı oyuna karşı dikkatli olmalıdırlar. Allah, Kuran'ın pek çok ayetinde güzel ahlakın, iyiliğin, kötülüğe, iyilikle karşılık vermenin önemini bildirmiş, Yahudilere ve Hristiyanlara yani Kitap Ehli’ne karşı da Müslümanların iyi niyet ve hoşgörüyle yaklaşmalarını emretmiştir.
“De ki, ey Kitap Ehli, bizimle sizin aranızda müşterek bir kelimeye gelin. Allah'tan başkasına kulluk etmeyelim, O'na hiçbir şeyi ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp bir kısmınız, bir kısmımızı Rabler edinmeyelim.” (Al-i İmran Suresi, 64)