"Mesih Deccal sessizce görevine başladı" belgeselinden


İNSANLARI BASKI ALTINDA TUTARAK MESİH DECCAL SESSİZCE GÖREVİNE BAŞLADI

“…hevesat-ı müteaffine (nefsi tutkular) bataklığında birbirine saldırmak için cebri (zorla) bir serbestiyet (özgürlük) ve aynı istibdat bir hürriyet vermek ile DEHŞETLİ BİR ANARŞİSTLİĞE MEYDAN AÇAR…”

Bediüzzaman bu sözleriyle, deccalın oluşturduğu nefsani ortamda, insanların sözde kendilerini özgür sandıklarına, oysa aslında büyük bir baskı ve kontrol altında tutulduklarına dikkat çekmiştir.

Deccalın telkinini yaptığı sistemde, insanlar nefislerine uyarak, kendilerinin sözde modern ve özgür bir hayat yaşadıklarını sanırlar. Oysa hayatlarının her anı kontrol altındadır. Zevkleri, eğlenceleri, sohbetleri hatta giyimleri ve yemekleri dahi yönlendirildikleri yaşam modeline uygun olarak neredeyse tek tiptir.

Deccalın amacı, bu yolla kitleleri cahil bırakmak düşünmekten, kavramaktan, değerlendirmekten yoksun hale getirmektir. Çünkü cahil kitleleri yönetmek son derece kolaydır. Bununla birlikte nefse dayalı bu sistemde insanları akıl ve vicdanları değil, hırsları ve tutkuları yönlendirir. Bu nedenle de büyük bir karmaşa ortaya çıkar. Deccalın hedefine ulaşmak için başvurduğu başka yöntemler de vardır. Hadislerde işaret edildiği gibi bunlardan biri de deccalın peygamberliğini ve sözde ilahlığını Allah'ı tenzih ederiz iddia ederek kitleleri etki altına almaya çalışmasıdır.

“Onlar ne zaman savaş amacıyla bir ateş alevlendirdilerse Allah onu söndürmüştür. Yeryüzünde bozgunculuğa çalışırlar. Allah ise bozguncuları sevmez.” (Maide Suresi, 64)