"Allah'ın varlığının apaçık delillerini görebilmek 2" belgeselinden
Yunusların akıl dolu avlanma yöntemi
Yunuslar avlanırken sesi kullanırlar. Bu teknik insanların kullandığı sonarla aynı işlevi görmektedir.
Yunusların çıkardıkları kuvvetli sesler balıkların vücutlarına çarpar ve bir eko oluşturur. Yunuslar da bu şekilde avlarının yerini kolaylıkla tespit ederler. Ancak tüm yunusların avlanma yöntemleri aynı değildir.
Amerika'nın güneybatısındaki nehirlerde avlanan bazı yunuslar akıl dolu bir avlanma tekniğine sahiptirler ve dünyanın hiçbir yerindeki yunuslar böyle bir teknikle avlanmamaktadırlar. Yunusların tam olarak nerede avlanacağını gösteren ise kuşlardır. Kuşlar sanki yunusların nasıl balık avladıklarını biliyormuş gibi olayın gerçekleşeceği yerde toplanırlar. Birkaç yunus balıkları nehir kıyısına yakınlaştırmak için yavaşça ileri ve geriye doğru yüzer. Sonra bir anda taktik değişir ve birkaç saniye içinde onlarca balık yunusların ani hareketleriyle kıyıya doğru sürülür ve yunuslar balıkları yakalamaya başlar. Yunusların bu avlanma tekniği ilk anda göründüğü gibi basit değildir.
Bu teknik pek çok stratejiye dayanır. Bunun için ilk olarak bir takım çalışması gerekmektedir. Bu takım çalışması içinde yunusların kendi aralarında haberleşmeleri ve toplu olarak hareket etmeleri gerekir. Ve görüldüğü gibi yunuslar bunu eksiksiz bir şekilde yapmaktadırlar. Bu sayede çamurlu ve bulanık bir suda bile kolaylıkla avlanabilmektedirler. Bir diğer önemli husus da bu tekniğin yüksek bir akıl gerektirmesidir.
Yunusların ne kadar akılcı bir şekilde avlandıklarını sergiledikleri hareketlerden kolaylıkla anlayabiliriz. Yunuslardan biri suyun içinden kıyı kontrol eder. Hiç kuşkusuz ki gerekli olan hareketin yapılabilmesi için yunuslar arasındaki zamanlamanın mükemmel olması gerekir. Yunuslar kendilerini kıyıya doğru atarken hepsi aynı yöne doğru dönüp olmalıdır. Eğer içlerinden biri ya da ikisi farklı yöne doğru hareket ederse yeterince balık kıyıya atılamayacak büyük bir kısmı kaçacaktır. Böyle bir sorunda karşılaşılmaması da sadece yunusların suyun altındaki iletişimleriyle mümkün olmaktadır.
Bütün bunlar tesadüfen gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylardır. Yunuslara nasıl bir taktik kullanacaklarını, nasıl haberleşeceklerini, zamanlamayı nasıl ayarlayacaklarını üstün güç sahibi olan Allah ilham etmektedir.
İman hakikatleri üzerinde düşünmek son derece önemli ve insan için hayati bir konudur. Çünkü yaratılış gerçeği hakkında düşünmek ve yaratılıştaki inceliği görebilmek için araştırma yapmak Kuran'da emredilmiştir. Bu nedenle Allah'a iman eden her insan için iman hakikatleri üzerinde düşünmek ve bunları anlatmak güzel bir sorunudur.
İman hakikatleri Allah'tan habersiz yaşayan insanların Allah'ı tanımalarına ve ona yakınlaşmalarına, din ahlakına ısınmalarına vesile olabilir. İman edenlerin imanlarını arttırmak ve evrim teorisinin batıl delillerini çürütmek için de iman hakikatleri etkin bir yol olarak kullanılabilir. İman hakikatlerinin bu etkisini bilen ve yaratılıştaki güzellikleri, aklı, bilgiyi ve incilikleri anlatmayı, Allah'ın rızasını kazanmaya bir yol sayan müminler hiç şüphesiz ki dünyada da, ahirette de kurtuluşa ve mutluluğa ermeyi umabileceklerdir. Bir Kuran ayetinde bildirebiliyoruz:
“İman edip salih amellerde bulunanlar. Biz onları altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları cennetlere sokacağız. Bu Allah'ın gerçek olan vaadidir. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?” (Nisa Suresi, 122)