"Doğadaki teknoloji" belgeselinden
YUNUSLARDA TEKNOLOJİ - SONAR SİSTEMİ
Dünyanın yüzde 70'ini okyanuslar kaplıyor. Bu masmavi engin sularda son derece farklı canlı türleri büyük bir uyum içinde yaşamaktadır. Bunlardan biri ise insanoğlunun denizdeki en sevimli dostları olan yunuslardır. Yunuslar, denizlerdeki en zeki hayvanlardır. Dost canlısı ve yardımseverdirler. Verilen komutları çok iyi anlar ve yerine getirirler. Vücutları mükemmel bir tasarımla yaratılmıştır.
Biz yunusları her zaman mavi suların yüzeyinde görürüz. Oysa onlar hayatlarının büyük bir kısmını derinliklerde geçirir. Birbirlerini görmenin ve yiyecek bulmanın çok zor olduğu yerlerde. Ancak yunuslar denizlerin bu derin karanlıklarında bizim aydınlıkta göremediğimiz kadar iyi görürler.
Peki, yunuslar bunu nasıl başarır?
Allah, yunusları ses dalgalarını algılayarak yön bulmalarını sağlayan çok kompleks bir sistemle yaratmıştır. Bilim adamları bu sisteme ekolokasyon adını verirler. Yunusların bunu nasıl yaptıklarını anlamak için kafalarının yapısına yakından bakmamız gerekir. Yunusların kafalarının üst kısmında nefes deliği yer alır. Bu deliğin hemen altında ise içi hava dolu kesecikler bulunur. Yunuslar havayı bu keseciklerden geçirirken yüksek perdeli sesler çıkarır. Bu sesler baş kısmının ön tarafında bulunan yağ dolu bir kesecikte ses dalgaları haline getirilir. Ve sonra bu ses dalgaları kısa aralıklarla çevreye gönderilir. Bir yerlere çarpan ses dalgaları aynı sıklıkla geri gelir. Bu sesleri yunuslar dikkatli bir şekilde dinler. Ses dalgaları önce alt çenedeki akustik pencere adı verilen bölgede algılanır. İç kulağı iletildikten sonra beyin tarafından değerlendirilir. Çevreden gelen yankılar cisimlerin uzaklığı, boyutları ve hareketleri hakkında yunuslara detaylı bilgi verir. Bu sistem sayesinde geniş alanları tarayabilen yunuslar adeta tüm denizin haritasını çıkarır. Bu mükemmel bir sonar sistemidir. Ve yunus bu sayede deniz tabanını elektronik bir aygıt gibi tarar. Böylesine yüksek teknolojiye sahip bir sistemin et ve kemik kullanılarak inşa edilmesi ve bir deniz canlısının vücuduna yerleştirilmiş olması Allah'ın yaratma sanatının açık bir delilidir.
Çağımızdaki modern deniz altılarda sonar sayesinde yönlerini bulur. İnsanoğlunun ancak 20. Yüzyılda ulaşabildiği bir teknolojiyi yunuslar milyonlarca yıldır kullanmaktadır. Bir canlının kendi iradesiyle böyle harika bir sisteme sahip olması mümkün değildir. Yunusların sahip oldukları bu benzersiz sistem, onları Allah'ın yarattığının bir delilidir.
Yüksek frekanslı sonar sisteminin tek işleri denizdeki cisimleri tanımlamak değildir. Yunuslar sonar sistemlerini avlanmak için de kullanır. Yunuslar grup halinde bu güçlü ses dalgalarını balık sürülerinin üzerine yönlendirir. Böylece balıkları sersemletir ve onları kolayca avlarlar.
Bu mükemmel silahla etkisiz hale getirilen balıklar, deniz kuşları içinde kolay birer av olurlar. Yunuslar sonarlarını aynı zamanda bir haberleşme cihazı olarak da kullanır. Ve hayranlık uyandıran bir iletişim sistemi kurarlar. Öyle ki 220 km mesafeden birbirleriyle haberleşebilirler. Bu, İstanbul Boğazı'ndaki bir yunusun sonar yoluyla Çanakkale Boğazı'ndaki bir başka yunusla haberleşebilmesi anlamına gelir. Yunuslar bu mükemmel iletişim şeklini çoğunlukla eş bulmak ve bir tehlikeyi birbirlerine haber vermek için kullanırlar.