Bir de madde zaten Allah'ın emrinde. İstediğin gibi hareket ediyor, ne istiyorsan yapıyor.
Küçük Osmanlı evler var. Nefis İstanbul'un görünüşü şahane. Cennet gibi, o yönüyle güzel.
Yalnız tabii Allah'a dikkatimizi verince böyle bir elimiz yağda bir elimiz balda olmaz.
Kalbini açsın, kalbine inşirah versin. Allah sana güzel yüzlüm, Ruhul Kudüs’le destek olsun sana.
“Ve onlara yakın bir fethi, sevap, karşılık olarak vermiştir.”
ADNAN OKTAR: Bizim evin kenarına çocuklar çiçekler ekmişler.
Bir nimete ermiş. Çok iyi olmuş. Allah korumuş.
Eve gidip zikir çekecek. Yani münafık olacak.
Adı üstünde Allah'ın evi yani öyle şey olmaz. Ve çok temiz olması lazım.
Temiz bir yer, mesela evin içi halının üstünde istediği gibi kılar. Temiz, hiçbir şey olmaz.
Halbuki o devrin en yakışıklı delikanlısıydı. Bak, Hz. Hatice hiç kimseyle evlenmedi.
Kadını çirkin göstermek, kadını kapatmak, kadını evden dışarı çıkartmamak, aşağılamak, dövmek, sövmek
Evi çok bakımlıdır muhteşem görünümlüdür, çok güzel ö
İşte Allah onları vidanjör gibi yaratıyor münafıkları bir geçer mahalleden bakarsın
Kadını kızdırıp, kadın o zaman ben gidiyorum evden desin, işte hadi boşanalım desin diye.
Babası, değil mi eve çağırsın amcası, dayısı falan hep beraber “bir görelim”
Aman ha, öyle şeylere kanıp veyahut işte arabası var, evi var falan.
Katrilyonlarca detay yaratıyor, saatler yaratıyor, arabalar, evler her şey ama hiçbirinden haberi
Samimiyet bir sekinet verir ve o ona da geçer hemen sakinleşir insan, rahatlar ve bağlantıyı tam
Yani yemekle, evle, arabayla falan mutlu olmuyor. Yemek ye tamam, arabaya biniyor tamam.