Kişiliği zaman içerisinde sürekli olarak gelişirken; bilgisi, becerisi, yetenekleri de belirli yönlerde
Çünkü şeytan, bu şartlardaki bir insana yaklaşabileceği bir yol bulmuştur kendince.
Ancak zamanla, hastalık yavaş yavaş dışarıya bazı alametler vermeye başlar.
Bir mümin için yakın bir zamanda öleceği haberini almak, hayatını kökten değiştirir.
Sonunda, onlardan birine ölüm geldiği zaman, der ki: Rabbim, beni geri çevirin.
Ki, geride bıraktığım (dünya)da salih amellerde bulunayım.
Kimi zaman rahatsızlık duydukları bir şey, kimi zaman aksaklık olduğunu düşündükleri bir konu, kimi zaman
gördükleri yanlış bir tavır, duydukları bir söz bu kimselerin, fazla düşünmeden hemen bu konulardaki
Hiçbir zaman sinirlendiği için, bunu amaçsız bir şekilde dışa vurmaz.
Ancak bu kanaat onu hiçbir zaman için rahatlığa, durağanlığa sürüklemez.
Allah korkusu ve imanı ne kadar güçlüyse, o kişi Allah korkusundan dolayı her gün, her saat daha da fazla
Ama hiçbir zaman için geriye kalan bir saat için, Bu vakitte de artık vicdanımın sesini bir kenara bırakıp
Bu nedenle bu tarz bir inceleme, çoğu zaman kişiye büyük faydalar sağlar.
, yeryüzü üzerinde alçak gönüllü olarak yürürler ve cahiller kendileriyle muhatap oldukları zaman Selam
Bir haksızlıkla karşılaştıkları zaman tevekkül edip kendisine sığınan kullarına, Allah dünyada ve ahirette
Ama aslında kimi zaman nezakete, kimi zaman estetiğe, kimi zaman sevgiye saygıya, kimi zaman da inceliğe
İşte insan o zaman, bu adı konulmayan, ancak yanlış olduğu hissedilen tavırlar hakkında daha net bir
Bu konunun örneklerini çok fazla artırabilmek mümkündür.
Bu etkiler zamanla ekonomik yapıyı zayıflatabilir ve toplumsal düzeni sarsabilir.
Kaliteli sanat, zamanın sınırlarını aşarak insana ruhsal bir zenginlik sunar.
Her zaman tertemiz giyinir ve hoş kokular sürerdi.
Halbuki her zaman için asıl başarı, karşı tarafı yenmek değildir.
İnsanın nefsinde, her zaman üstün gelme arzusu vardır.
Çoğu zaman güzel olan, insanın yenilmesi yani karşı tarafın fikirlerine tabi olmasıdır.
Onlar da konuyu her ne kadar çözüme kavuşturmayı isteler de, bu duyguların esiri olarak gereken çabayı
Kendinden çok ödün vermeden, nefsini ezmeden, çok fazla emek harcamadan, kendini zora sokmadan bu sonuca
de başkalarının mağdur olduklarına inanmıyorsa ve bunları zararsız özellikler olarak görüyorsa; o zaman
güzeli ve fazlasıyla karşılık vereceğini belirtmiştir.
Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm .
Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186) ...
Eğer bir iş yerinde çalışan kişinin patronu iyi niyetli, mazlum, mütevazi, halim selim, güzel huylu bir
mutlaka yine iyilikle, güzellikle ve hatta bunların çok daha fazlasıyla karşılık görecektir.
(Nahl Suresi, 30) De ki: Ey iman eden kullarım, Rabbinizden sakının.
Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür.
Allah fasıklar topluluğuna hidayet vermez.
3-4 tabak yemekten fazlasını istese de vücudu kabul etmez.
Tartışma, çoğu zaman şeytanın insanları birbirine düşürmek için kullandığı bir tuzaktır.
Allah, kullarının birbirine karşı yumuşak, affedici ve anlayışlı olmalarını ister.
Tartışmalar saatlerce sürüyor, fakat çoğu zaman bir sonuca ulaşılmıyor.
Ancak geçen zaman, bunun sevgi olmadığını çok açık bir şekilde ortaya koyar.
Çok seviyorum der, ama çok kısa zamanda bıkar .
Çok seviyorum der, ama geçen zaman bu kişinin sevgisini yıpratır .
Oysa Rabbimiz kullarına Kuran rehberliğinde gerçek sevgiyi öğretir.
Bu sevgi zamanla bir tutku haline gelir, aşka ve bağlılığa dönüşür.
Allah samimi bir şekilde tövbe eden kullarını defalarca bağışlar.
Yüce Allah Kendisine yakınlaşmak için yollar arayan samimi kullarına bir idrak ve derinlik lütfetmiştir
Kulları içinde ise Allahtan ancak ALÎM olanlar içleri titreyerek-korkar .
O , sizi yeryüzünde halifeler kılandır. Artık kim inkâr ederse inkârı kendi aleyhinedir.
Kullarım Beni sana soracak olursa, muhakkak ki Ben (onlara) pek yakınım.
Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm.
Umulur ki irşad (doğru yolu bulmuş) olurlar. (Bakara Suresi, 186)
Sevdiği bir çok insan, olay ya da nesne aklından zaman zaman çıkabilir.
Aynı zamanda da bu müminin ruhunun en lezzet aldığı nimetlerden biridir.
Herşeyden şikayet eder.
Kimi zaman arkadaş edinmek, kimi zaman karşı tarafa kendilerini sevdirebilmek, kimi zaman da menfaat
, Allahın ve Müslümanların sevgisini nasıl daha fazla kazanabilirim? diye aklını yorması gerekir.
Allahın en sevdiği, en razı olduğu kulu olabilmek için Allaha dua eder.
Tüm insanlar arasında, Allahı en hakkıyla takdir edip yüceltebilen kulu olmak ister.
Allaha en çok şükreden, Allahın nimetlerini en çok takdir edebilen kulu olmak ister.