Allaha iman eden, Allahın sonsuz güzel ahlakını, sonsuz gücünü bilen bir insan için üzülecek hiçbir şey
mahrum ve mağdur durumda da kalsa (Allahı tenzih ederiz, Allah sonsuz adalet sahibidir), bunların hiçbirini
- Üzüntü insanı, fiziksel olarak da, manen de sadece tahrip eder. - İnsanın aklını kapatır, doğru düşünmesini
İnsanın yaratılışı sadece biyolojik bir süreçten ibaret değildir. Hz.
Zer alemi, bu yönüyle insanın Allaha olan en derin bağlılığının ve yaratılışındaki asıl amacının başlangıç
Bu sırrı yalnızca iman derinliği olan, Allaha tam anlamıyla teslim olmuş, Onun rızası için yaşamayı amaç
Asıl özgürlük, Allahın insanın ruhuna ve kalbine hissettirdiği genişlik, ferahlık, güven ve huzur duygularının
Dolayısıyla asıl özgürlük ve mutluluk, insanın canı ne isterse onu yapmasında değil; Allahın rızasına
Bu ahlakın kazandıracağı manevi özgürlük, insanın düşünmeden yaşadığı sınırsız bir fiziksel özgürlük
Ancak sonuçta eğer bir insanın kalbinde yeterli Allah aşkı, iman coşkusu ve irade varsa, bu kimseler
Katında çok daha fazla ecir alabilirler (Doğrusunu Allah bilir).
Derin Allah korkusunu, Allah aşkını, Allah sevgisini, iman heyecanını kalbinde hisseden bir insan, imanından
Oysa ki insanın Allaha karşı samimiyetinde bir eksiklik olması; Allaha karşı soğuk, uzak ve mesafeli
(Gaşiye Suresi, 2-3) İman edenler: Olanca yeminleriyle elbette sizlerle birlik olduklarına ilişkin Allaha
İnsanın dünya hayatında iyilikten yana yaptığı her şey, ancak kalbindeki bu samimi Allah aşkı, iman coşkusu
Bu yönüyle Bediüzzaman toplumda büyük bir manevi uyanış başlatan büyük ve öncü bir İslam alimidir.
Çünkü bir hanede maddeten ve manen ve ruhen ve kalben ve vazifeten ve fikren ve muaveneten (yardımlaşma
Ancak tüm bu girişimler sonuçsuz kalmış, halkın gözünde Bediüzzamanın gerek manevi önderliği gerekse
Allah Kuranda insanın nefsine kötülüğü de öğrettiğini, ancak insana bu kötülükleri yenebilecek gücü de
Allah dünya hayatında insana, her şeyin doğru yolunu göstermiştir.
Allah nefsi, insanın, içindeki kötülüklerle mücadele etmesi için yaratmıştır.
birçok ayetinde bildirilmiştir: Katımızdan ona (Hz.
(Tirmizi İhyau Ulumid-Din Huccetül-İslam, İmam Gazali, cilt. 4, s. 594) Allah için mütevazı olanı Allah
(İbni Mace İhyau Ulumid-Din Huccetül-İslam, İmam Gazali, cilt. 4, s. 655)
, kendilerini bu insanların yerlerine koyarak düşünmeleri ve Allahın kendilerine lütfettiği nimetler
Allaha hamd olsun.
Allah kendisine akıl, iman, vicdan verdiği için, Yüce Rabbimizi tanıma ve sevme imkanı verdiği için,
Şiddet ve kavganın yaygınlaşmasının temel nedenlerinden biri, insanların genellikle kendilerini ifade
Allaha ve Kurana bağlılık, insanı yumuşak huylu, sabırlı ve güzel ahlaklı yapar.
Allahı n as ıl isteği, yeryüzünde barışın hakim olmasıdır.
İman ise sevgi gibi, yalnızca sözle ifade edilen veya belirli ibadetlerle sınırlı kalan bir olgu değildir
İman ettiğini söyleyen bir kimse için dünya hayatı, bu güzel kazanımların ötesinde, daha derinlikli manevi
Allahın Kuranda tarif ettiği bu sevgi temelli bakış açısı ve İslam ahlakı dünyaya hâkim olduğunda ise
İman etsin ya da etmesin her insanın ruhunda böyle mükemmel bir insan arayışı vardır.
ve ona göre, madem ki bu özelliklerin bir mahsuru ya da zararı yoksa; o zaman dost olacağı bir insanın
Ve madem ki insan bu ideal ahlakı tüm detaylarıyla bilmektedir ve bunu bir insanla dost olmak açısından
İman eden insanların, büyük bir hayret ve ibret ile izledikleri bu kimseler, aynı zamanda da Allahın
Bir daha asla geri dönemeyeceği dünya hayatından elinde sadece son birkaç ay kalmıştır.
Cehennem ise, Allaha ibadette büyüklük gösteren bu tür insanların buluşma yeri olacaktır.
İman zayıfladığında, insanın Allaha karşı sorumluk bilinci azalır, nefsi öne çıkar, öfke, kıskançlık,
Allah sevgisi ve iman insanı kötülüklerden alıkoyan en güçlü zırhtır.
değildir; Asıl çözüm, Allah sevgisini, güzel ahlakı ve imanı sevdirmektir.
Büyük İslam alimi İmam Gazali, bu konuda insanlara şöyle bir hatırlatmada bulunmuştur: ...
Allaha karşı böylesine güçlü bir sevgisi olan bir insana, Allah nimetini sınırsızca lütfedecektir.
İmam Gazali, Allahın rızası ve sevgisinin ne kadar kıymetli olduğunu ve Allahın rızasını tercih eden
Şirk Allahın hiç beğenmediği, asla affetmeyeceği en büyük günahtır.
Şirk insanı hem manen hem madden çökertir.
, fakat onları Allah öldürdü; attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah (onu) attı.
Eğer nefsinin, eğitmeye çalıştığı kötü bir yönü varsa, bu kötü huyunun kendisine Allahın sevgisini kaybettirebileceğini
Bu sözü söyleyen bir insana, Allah o yolda bütün kapıları açar; güç kuvvet verir.
O hatasını yenecek aklı, Allah o insanın ruhunda oluşturur.
Mutmain nefis ise insanın ruhunun ya da benliğinin ulaştığı üstün manevi seviyeyi ifade eder ve huzura
Nefsini terbiye etmek isteyen kişi sürekli bir acziyet içinde olduğunun farkındadır, bu nedenle Allaha
Böyle bir nefis Allahtan korkar, Ona daima yakın olma arzusu taşır ve asla Allah hakkında suizanda bulunmaz
Ancak şu önemli gerçek hiçbir zaman için unutulmamalıdır: - Öncelikle bir insana hata yaptıran Allahtır
İnsan ne kadar tedbir alsa da, ne kadar irade kullansa da, Allahın takdir ettiği bu gerçeğin önüne asla
İnsanların kalplerinde olanı yalnızca Allah bilebilir.
ve Allaha gönülden, katıksız bir imanla aşk ve tutkuyla iman etmiş olmasıdır.
Allahın hoşnutluğunu, asla nefsinin hoşnutluğuna değişmemesidir.
Allahın bir emrini uygulamada asla gevşeklik göstermemesidir.