Nitekim kimi insanlar çoğu zaman küçük konularda umursuzluk yapmakta, doğru yoldan sapmakta bir sakınca
Bir kez doğru söylememek, bir kez samimi konuşmamak, bir kez gerçek duygularını ifade etmemek, bir kez
bir yol açmış olur.
: Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et ve onlarla en güzel şekilde mücadele et...
Bir başka ayette ise müşriklerin Peygamberimiz (sav) ile tartışmaya girdikleri şöyle anlatılır: Öyle
ki, o inkâr etmekte olanlar, sana geldiklerinde, seninle tartışmaya girerek: Bu, öncekilerin uydurma
Kimi insanlar da Allaha iman eder ve gün boyu, Allahın bu isimlerinin tecellilerini hayatlarında açıkça
Allahın ne kadar büyük lütuf sahibi olduğunu, iman edenlere ne kadar güzel bir hayat sunduğunu, her bir
Samimi imanın ve samimi duanın en önemli şartlarından biri, insanın kendine ait, dünya hayatının görünen
Heryerde birileri varsa, en son çare olarak bulundukları evin ya da işyerinin banyosu gibi kimsenin kendilerini
Allah dilemedikçe, dünya üzerindeki tek bir toz tanesinin bile hareket etmeyeceğini unutturup; onlara
(Cuma Suresi, 10) Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allahın zikriyle mutmain olanlardır.
telkin eder.
Çünkü bu, samimi imanın alametidir.
Bu nedenle gerçekten samimi olarak iman eden bir insanın, üzerine böyle bir şüpheyi almaması gerekir.
(Bakara Suresi, 160) Kötülük işleyip bunun ardından tevbe edenler ve iman edenler; hiç şüphesiz Rabbin
-Allahın izniyle-, Allaha daha da yakınlaşırlar, Allaha daha da derinden dua ederler.
Samimi olan her insana, bu özelliklerin kapısı sonuna kadar açılır.
Bu durumda söylenebilir ki; ayrılık durumunda iman edenlerin ayrılık yoluna sapmalarının bir nedeni Allaha
Samiri örneğinde olduğu gibi zahiren makul bir yol gibi gözüken iman edenlerden ayrılmak veya uzaklaşmak
Peygamber (sav) dönemindeki gibi yeniden birlik olmaları gerekmektedir.
Ayette şöyle buyurulur: Ey iman edenler!
Rabbimiz bu gerçeği şöyle bildirir: Ey iman edenler!
Asıl iyilik, Allaha, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine
Kalpleri her an Allah aşkıyla atan velilerin imanı yalnızca dillerinde değil kalplerindedir.
Allaha en samimi duygularıyla yönelir, Ona içten derin bir imanla bağlanırlar.
Asıl iyilik, Allaha, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere iman edenlerin; mala olan sevgilerine
Bediüzzaman, Sözler isimli eserinin 23.
ederse, O ona yeter.
Peygamber (sav) in hicrette bir mağaraya sığınması, peygamberlerin sebepleri ihmal etmeyip çaba sarf
Ancak işte gerçek müminleri ortaya çıkaran, gerçekten samimi iman eden kimselerin ayırdedilmesini sağlayan
Ama iyilik , Allaha, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan sevgisine
Onlara öyle bir yoksulluk, öyle dayanılmaz bir zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki , sonunda elçi
Ve o andan itibaren de, maddi manevi her yönde imani bir şevk ve gayret içindedir.
Ama bu konuda daha derin şuurlu bir karar alan kimsenin hali çok farklıdır.
Ve bu, bu şekilde hayatının sonuna kadar devam eder.
Dünyadaki hükümdarların rütbeleri onların sahip oldukları makamların yanında küçük ve sönük kalır, onlarla
Hasan (r.a.) der ki: Dünya nimetleri devam etse de senin hayatın bir gün sona erecek.
Sonunda hem dünyada hem de ahirette hüsrana uğrayanlardan olur.
Kendilerini onlara yakın hisseder, en özel konularını onlarla paylaşır, hatta Müslümanlardan gizlediklerini
Oysa Allah, ayetinde Müslümanları bu konuda uyarmıştır: Ey iman edenler!
, teslimiyet ve imanla dünya imtihanını aşarak Rabbine kavuşmayı umut eder.
Görenler bu kimselere karşı içlerinde derin bir saygı ve hayranlık duyarlar.
Bunun bir insan için dünya hayatında olabilecek en büyük nimetlerden biri olduğunun anlaşılması çok önemlidir
Allah Kuranda bu gerçeği insanlara şöyle bildirmiştir: Ey iman edenler, Allahtan korkup-sakınırsanız,
Dünyanın dört bir yanındaki insanlara sorsanız, her biri de kendince sevgiyi ve sevmeyi çok iyi bildiklerini
Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur ya da Sev beni, seveyim seni gibi sözler, insanların sevgiye
bildirmiştir: İman edenler ve salih amellerde bulunanlar ise, Rahman (olan Allah), onlar için bir sevgi
Öyle ki kişi tebliğden sonra samimi iman ettiğinde Allah aşkıyla dopdolu bir kalbe, Allahın yüceliğini
Ama kuşkusuz tebliğde en etkili olan samimi imandır.
Ama Allah imtihan gereği dünyada iman eden ve kalbini imana açmaya gönülden razı olan insanlar yaratmıştır
İnsan fıtratı gereği sevmeye ve sevilmeye ihtiyaç duyar.
Peygamber Efendimiz (sav) de bu hakikati bir hadis-i şerifinde şöyle ifade buyurur: Birbirinizi Allah
için sevin.
(Gaşiye Suresi, 2-3) İman edenler: Olanca yeminleriyle elbette sizlerle birlik olduklarına ilişkin Allaha
Elbetteki iman etmeyen insanların böylesine soğuk bir dünyada yaşamaları son derece normaldir.
İnsanın dünya hayatında iyilikten yana yaptığı her şey, ancak kalbindeki bu samimi Allah aşkı, iman coşkusu
hatırlatır şekilde olmuştur: Kendilerine ilim verilenler ise: Yazıklar olsun size, Allahın sevabı, iman
Dünyada ya da ahirette; eninde sonunda onu bekleyen tek şey, mutsuzluk ve pişmanlık olacaktır.
(Yunus Suresi, 58) Ahiretin karşılığı ise, iman edenler ve takvada bulunanlar için daha hayırlıdır .