Proteinlere her hücrede her saniye ihtiyaç vardır.
Ribozoma giren bir amino asidin tanınması için geçen süre yalnızca 4,5 nano saniyedir.
Yani saniyenin milyarda 4,5’ğu.
rastlantı teorisi olmadığını, doğal seçilim mekanizmasıyla işlediğini ileri sürerek mantıksız bir iddia
genetik bilgi eklemeyen, hatta var olan bilgileri de bozan bir süreç ile daha iyi canlılar geliştiği iddiasıdır
</p><p>Tropikal ormanlarda yaşayan bir karınca türüne yuvanın içine tek bir su damla dahil gelecek olsa
Koca bir koloninin yuvayı boşaltması sadece 30 saniye içinde gerçekleşmektedir.
Peki ya yağmur 30 saniyeden az sürede yuvayı basacak kadar şiddetliyse?
Bunun yanında, yarasa çığlıklarını da içine alan saniyede 10 kilocycledan 100 kilocycleın üzerine kadar
Ve silyalar, bilim adamlarının halen tam olarak çözemedikleri bu kompleks sistem sayesinde, saniyede
Darwinistler ise bu sistemin tesadüfler sonucunda aşama aşama meydana geldiğini iddia ederler.
Vücudunuzun her noktasında görülen sanat ve tasarım Allah'ın kudretinin bir delilidir.
Yalnızca o cismi net görmek istiyorsunuz, gerisi saniyenin çok küçük bir diliminde sizin için otomatik
Ve tüm bu işlemler yalnızca saniyenin onda biri kadarlık kısa bir sürede gerçekleşir.
Bu nedenle gördüğümüz her saniye bizler için ayrı bir imtihandır.
Bunun nedenle yaratılıştaki sanatı ve kudreti görebilmek için bedenimizdeki olağanüstü yapıları incelemek
Ancak bir sinir saniyede en fazla 200 sinyal yollayabilme kapasitesine sahiptir.
Öyleyse küçük uçucu böcekler saniyede 1000 kanat çırpışını nasıl gerçekleştirir?
Bu olağanüstü tasarım, Allahın üstün sanatının örneklerinden sadece tek bir tanesidir.
Bir yıl içinde tam dört ayrı monark kelebeği nesli yaşar.
küçük böcek daha fosilleşmiştir. 25 milyon yıldır aynı olan kalkık kuyruk böcekleri, evrimcilerin iddialarını
nimetlerini anarak, Onu övüp (tesbih edip) yücelterek ve Ona ibadet ederek nefis hırslardan, korkulardan (gelecek
Bunlar göz önünde bulundurularak düşünülecek olursa akla pek çok soru gelecektir.
Böyle bir şeyin iddia edilmesi elbette ki bilimsellikten ve akılcılıktan uzaklaşmak olacaktır.
Bu ise bilimsel olmaktan çok hayali bir iddia olacaktır.
Bunlar göz önünde bulundurularak düşünülecek olursa akla pek çok soru gelecektir.
Böyle bir şeyin iddia edilmesi elbette ki bilimsellikten ve akılcılıktan uzaklaşmak olacaktır.
Bu ise bilimsel olmaktan çok hayali bir iddia olacaktır.
Kortizol hormonunun tesadüfen bu niteliklerle oluştuğunu iddia etmek, büyük bir cehalet örneğidir.