Yani ondan gerisini hepsini Allah yapıyor zaten her şeyi.
Allah diyor ki: “derin derin düşünmezler mi?”
Her şeyi Allah yapar.
Gene para veriliyor da hiç olmazsa Allah'tan, dinden bahsediyorlar, Allah diyorlar.
Allah ayette yasaklamış. Allah “parayla dine anlatanlara yanaşmayın” diyor.
“Ancak size ücretsiz Allah'ın dinini anlatanlara yaklaşın” diyor.
Allah'ın kanına aykırı bu.
Bir nimete ermiş. Çok iyi olmuş. Allah korumuş.
Onun için Allah senin için dememeyim de o durumda olan hanımefendileri korumuş oluyor Cenab-ı Allah,
Allah'a teslim olur. Allah ona annesinin memesinden süt veriyor, en iyi şekilde ona baktırıyor.
Allah'a çok canı gönülden bağlanan kazanır. O zaman Allah ona zaten bir yol açar.
Allah'a bağlayarak gayret edilirse çok büyük bereket gelir.
Allah'tan korkmayanın şakası olur mu? Kork Allah'tan, korkmayandan derler halk arasında.
Allah'tan korkmayana niye temkinli bir gözle bakmıyorsun?
İçine de buz atıyor. Oh diyor şuradan ver, bir iki bardak daha içeyim diyor.
Bunu yaparken de planını zaten Allah sizin kalbinize koydu.
Allah diyor ki “Ben İslam'ı hakim edeceğim.” Bitti.
Allah gümbür gümbür İslam'ı getiriyor.
Adı üstünde Allah'ın evi yani öyle şey olmaz. Ve çok temiz olması lazım.
Yaşayacağı şartlar henüz hazır olmadığı içindir ki, tavşan gibi bir kara memelisinin bu devirde fosiline
kompleks bir organizasyona sahiptir ve her şeyi bilen, üstün akıl sahibi, sonsuz yaratıcı güç olan Allahın
Allah güzel olmamızı istiyor. Herkes birbirine bu gözle bakacak. Birbirini beğenme gözüyle bakacak.
Ama bazen cahil kahvehanelerde falan oluyor, Allah'ım cumhurbaşkanına akıl veriyor, başbakana, bakanlara
Hemen insanın kalbi sıkılır, içi sıkılır, bilir.
Hoş sohbet olurlar, içleri çok rahat olur.
Konuşma akıcılığı olur, konuşmada ferahlık olur ve konuşmaları insanın içine ferahlık verir.
Hemen anlar yani süratle anlar Allah'ın varlığını.
Gökyüzüne bakacak, atoma bakacak, maddeye bakacak, saatin içine bakacak, bilgisayarın içine bakacak.
O zaman tam anlamış olur Allah'ın büyüklüğünü.
ADNAN OKTAR: Evet, Allah diyor ki: “siz bir ümmetsiniz.”
Mesela “kuşlar da bir ümmettir” diyor Allah.
Var da ama doymuş yağlar da var onun içinde.
Allah'tan ayrı, Allah ruh olmuş oluyor, madde gerçek olmuş oluyor.
Mutlak olan Allah'tır. Cennet daha net, çok çok daha keskin, berraktır.
Canı alan Allah'tır.
ADNAN OKTAR: Şeytandan Allah'a sığınırım, Rahman ve Rahim olan Allah'ın
adıyla: “Ve bilin ki Allah Resulü içinizdedir.
Ancak Allah size imanı sevdirdi.
Kendi içlerinde bunlar çok sıkıntılıdırlar. Genelde hep ilaç kullanır onlar zaten.
Aşk olması için Allah'tan korkması, Allah'ı bilmesi lazım.
Ama bunu bilmiyorsa Allah'ı bilemez.
Bilinci kapalı olan birisinin Allah'ı sevmesi mümkün değil.
Hızır (as)'ın özelliği zaten Allah'ın ruhu olması.
Hayat suyu denilen bir su var, o ona Allah tarafından tevdi edilmiş.
Ama kendisi hayat suyundan içmiş bir insan. İçtin mi konu daha değişiyor, daha şekil alıyor.
Orada “velayet bağınız yoktur” diyor Allah. Velayet kalkar. Yani annelik hükmü kalkar.
Ama dinine karışmıyor ama adam Hristiyan veyahut şarap içmiş, meyanede gel beni al diyor.
12 saat sürekli Allah, Allah, Allah diyor, sabahtan akşama kadar.
Allah sana onu demiyor. Allah senin temiz, kaliteli, iyi, güzel olmanı, akıllı olmanı istiyor.
“Sen Allah'ın zikrinden mi rahatsız oluyorsun?” diyor.
Kurt görülmez, gizlidir, içeri girer, iğrençtir yani pistir ve içten ona zarar verir buğdaya.
p>
ADNAN OKTAR: Korku ve tedirginliğin kaynağı, insanın yaratılışında Allah
Dehşet içinde yaşıyorlar. Kadının huzursuz olduğu bir ortamda bizler nasıl huzurlu olalım?
Allah'tan haberi yok, dinden haberi yok. Din diye sunulan da zaten çok korkunç bir sistem.
Ama Allah'ın izniyle birkaç yıl içerisinde çok ciddi netice alacağız. Bu da şaşırtıcı olacak tabii.
Bütün ömrü öyle heyecan içinde geçti.
Cenab-ı Allah'ın bir hikmeti o.
İşte böyle yapınca Allah belanızı verir, o devleti de yıkar, hükümeti de yıkar.
Sen ezersen kadını, Allah da seni ezer. Afganistan da gitti. Tabii hepsi bunu yapmıyor.
Allah esirgesin.
Siz de girin domuzların içine girin diyor. Domuzların içine girdikten sonra hayvanlar deliriyor.
İnsanların içindeki cinleri çıkartıyor, İsa Mesih (as)’ın özelliği o.
Çünkü Kuran'da da ağlamayı bir nimet olarak söylüyor Allah.
Hüngür hüngür gözlerinin yaşlarla dolduğunu, ayet okunduğunda, Allah'ın ayetine göre gözlerinin yaşlarla
Mesela okulu kazanacağım diye cinnet geçiriyor adam. Köşeyi dönemedim diye cinnet geçiriyor.
Bir şey elde edemedim diye cinnet geçiriyor.
Ama ölümü düşündüğünde o cinnet hali kalkar, sakin, makul, tutarlı, dengeli hale gelir.
Peygamber zaten Allah'ın dinini getiriyor sana.
Allah da ayette “azmadı” diyor.
Allah ayeti indirdi, hiçbir yönde engelleyemediler.
Allah'ın büyüklüğünü anladığında kişi Kuran'ı nasıl yaşayacağını çok iyi bilir, çok iyi anlar.
Bir kere yakıcı sevgi içine zaten konmuş oluyor müminin.
Yani o cevher içinde olmasa onu yapamaz mümin. O yakıcı, coşkulu sevgi ruhuna konuluyor.
ADNAN OKTAR: Toplumun içinde ruh hastası, manyak, dengesiz, ahlaksız
Cehennem gibi bir ortamda müminler cenneti yaşamaya gayret ediyorlar.
Ama Allah onu görevlendiriyor. Yoksa canı alan zaten Allah'tır. Onunla alakası yok Azrail (as)’la.
Sebep olarak onu yapıyor Allah.
-Bu hayatın da rüya olduğunu anlayacak mıyız?
Açık, kesin iman oluşunca, ölüme öyle diyor Allah bak.
Allah hepsine imkan versin, güç versin. Sanatlarını geliştirsinler.
ADNAN OKTAR: Çocuksu bir niyet yapıyorlar.
Biraz çocuksu görüyorum ama iyi niyetle yapıyorlar.
Sen öldüğünde üçüncü boyuta, yani bu rüyadan kalkarsın daha net rüyanın içine girersin.
Bakteriler, böceklere varıncaya kadar her yerde Allah'ın ruhu vardır.
Her yeri kaplamış olan Allah'ın aklıdır canlılığı meydana getiren.
Madde yoktur, sadece Allah'ın ruhundan oluşan görüntüler vardır.
Halbuki bütün konu o, Allah'tan korkmakta.
Mesela Allah'tan korktuğunda insan iyiyi kötüyü ayırt etme gücü veriliyor Allah tarafından.
“Sana sığınıyorum” diyor Allah'a. Konu budur. Allah'tan korkmak, bütün konu bu.
Ama ben bunu içimden diyorum. Cennette de böyle. İçinden demen yeterli oluyor.
Yani mesela burada yürümeye içimizde niyet ediyoruz yürüme gösteriliyor ya, aynısıdır.
Orada içimizden geçirmek yeterli. Yani sebebin anlamı yok. Çünkü zaten Allah yapıyor.
İçinde otobüsler, arabalar gezer hiçbirini de durduramazsın.
Dolayısıyla böyle insanlarla pek etkilenme gözüyle bağlantı içinde olmamak lazım.
Kuran'da buna dikkat çeker Cenab-ı Allah. Diyor ki ayette: “Gece neşesi” diyor.
“Gece daha neşeli, daha zevklidir” diyor Allah.
ADNAN OKTAR: Allah'a dua et.
Allah'ın yapacağına inanırsan, Allah'ın yaratacağına inanırsan Allah kalbine ferahlık verir ve hayret
Allah sana yardım eder.
Yani kutsal zeytinyağından döküp saçından sakalına kadar, sakalından da üzerindeki ceket veya kıyafetine
Sakalından da ceketine kadar dökülmesi gerekiyor.
Yani bilmiyorum Allah'ın hikmeti nasıl oluyor.
Zaten iç içe onlar. Yani titizse zaten çalışkandır. Çalışkansa zaten titizdir.
Çiçek içinde süslü yaşatıldığından bahsediyor Allah. Kadına süs yakışır.
Sopa atın diye demiyor Allah.
AK Parti'nin iktidara gelmesiyle de bir şımarma içine girdiler.