İkiniz de saygın, çok sevilen, değerli insanlar olacaksınız. Öyle görünüyor, inşaAllah.
Ama sonsuz anayasa olunca dünyadaki insan sayısınca anayasa olunca insanların anlaşması mümkün olmaz.
Egoistlik ve bencillik ön plana gelir ve hiçbir konuda insan hiçbir şekilde anlaşamaz.
Allah'ın tecellisi olan kadın da takdir edilmek ister.
İçine gider bakar orada, et met arar, bir şeyler arar.
Öyle küt adamları da kadınlar hemen teşhis ederler.
Mesela bir yerde çatışma olduğunda halka da silah verip o anda, lokal çatışmalarda halkı da çatışmanın
Dersin bak buralarda böyle bomba kullanacağız. Eğer geçersen buna müsaade etmeyiz.
ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, savaş normalde halktan insanlar asla
ve asla kabul etmez.
Gariban insanlar da o saldırıya karşı kendilerini korurlar ve sonunda kan akar.
Asıl hutbe makamı Hz. Mehdi midir?
Asıl hutbe makamı Hz. Mehdi midir?
Emri bir ma'ruh nehy-i anil münker hutbedir zaten. Allah bütün müminlere bunu farz kılmış.
Sadece Mehdi (as) bu konuda görevlidir. Münafıkların telaşı oradan bak.
İstisnasız mesela adam ayrılır ama der ki bir Mehdi bekliyoruz der.
Sen değil şu Mehdi diyebilir. Diyemiyor. Hepsi Mehdi (as)’a külliyen karşı.
Bir insana birden çok imkan verilir mi?
Bir kere hak verirsin işte darmaduman edersin sonra. Ya olur mu öyle şey? Affetmek ne o zaman?
Şans derken imkan. Yahut yedinci de kazanmış oluyor. Zoruna ne oluyor bir tane de bitiriyorsun?
Ancak iman ehlinin, açık şuurun yaşadığı bir mucizedir. Açık şuur.
Bilinç sahibi olan, ruh sahibi olan müminlerin yaşadığı derin duygu, tarif edilemeyen bir zevk.
Merak ettiğim şey, insanlar kendi aklının sınırını ne zaman bulabilir ve tımarhanedeki, yani bir insan
Kendi aklının sınırını bulamaz çünkü akıl an an yaratılıyor.
Bu çelik tepsiyle kafasına vura vura vura öldürdüler adamları.
Ama istediğinde anında uçarsın. Öyle bir çekim mekim gibi öyle bir olay yok.
Yani normal kendi insan ağırlığını hissederek yürüyor. Ama uçmak istediğinde de gayet rahat uçuyor.
Mehdi (as)'da da tabii Cenab-ı Allah bizim bilmediğimiz zorluklarla karşılaşacak.
ADNAN OKTAR: Allah nurunu o kadar güzel yaratmış
Senin yüzüne insan bakmaya doyamaz.
Mesela bir insan durduk yere geriliyorsa falan, ya şirk içindedir, ya Kuran'a uymamıştır, bir
Bir de çok asil görünüşün, çok soylu. Çok değerli bir kız olduğun hemen anlaşılıyor.
Zaten beraber de yatıyorlar öyle yerlerde, rahat ederler.
Her insanın vicdanı kanıyor. Hayvanları öyle soğukta görünce.
Belinay, Ahir zamandayız, Mehdi (as) devrindeyiz.
Mehdi (as) devrinde zaman hızlandırılacak diyor Peygamberimiz (sav). Zaman hızlandırıldı.
Bunu şu an insanlar tarif edemiyor. Eskiden zaman genişti, şimdi zaman daraldı.
Yok, İsa Mesih (as)’ın kendisinin aklının ihtiyarını kaldırması lazım en başta.
Yani bu kadar abartı olmaz artık der. Asla inanmam der, asla.
Yani düşünmek dahi istemiyorum der. Asla istemem der. E şu an adam düğün yapıyor ya onun üstünde.
Sıkılıyorsa insan, orada bir anormallik vardır, o işarettir. Kalbe Allah'ın verdiği bir işarettir.
hissediyorsa, hoşuna gidiyorsa, sözünü, sohbetini dinlemek istiyorsa o da kalbe bir işarettir ki o insan
dinlemesi, o insandan istifade etmesi, o insanın ruhaniyetinden faydalanması, Allah'ın beğendiği bir durum
Ya Rabbi o işaretleri bana hissettir dersen görürsün. Mesela ben orada oturuyorum farz edelim.
Orada münafıklara anlatman gerektiğini anlarsın.
O zaman Allah'a imanımız daha artar. Kuran'a imanımız daha da artar.
Namaz kılmayı, İslam'ın bütün kurallarını bilir, hepsini bilir. Ama modern bir delikanlıdır.
Hem İngiliz kültürünü bilir, İngiliz centilmenliğini, İngiliz nezaketini bilir.
Saray terbiyesini bilir, Osmanlı Saray terbiyesini bilir.
ADNAN OKTAR: Canımın içi, olsaydı yani Allah öyle yarattı derdik
Çamura yatma mı tabir edelim, anlamazdan gelmenin bir alemi yok. Belli ki bir yaratan var.
Sizin ana temanız yani ana amacınız ne? Onu çok merak ediyorum. Teşekkür ederim.
Ama “Allah beni sevmez” çok münasebetsiz bir ifade. Böyle bir şey olmaz.
Samimi insan tabii ki sever.
Teşekkür ederim.
Aşkı kendisi mükemmel yaşadığı gibi Cenab-ı Allah kendi tecellilerinde de yaşatıyor, kendi tecellilerinde
Kendi tecellilerinde hissediyor ve bunu sonsuza kadar hissediyor.
Allah bildirir, özgürsünüz der bunun dışında. Mesela şunlar şunlar haram, işte domuz eti, leş, kan.
“ Mustafa sık sık intihara teşebbüs ederdi, Cebrail sana mal-mülk verileceklerdi o zaman sakinleşirdi
Yine sana mal-mülk verilecek derlerdi vazgeçirdi” diyor. Çok yakışıksız.
Ne fark eder? Orada bir beğeninin yanlış olacağını söylüyor Allah.
İnsan arabaya acır.
Peygamberimiz (sav)’in yanından Peygamberimiz (sav)’i göklere çıkarıyorlar.
İnsanlar feminizmi erkek düşmanlığı olarak görüyor.
Teşekkür ederim.
İnsanlar korkuyor bazılarından. Öyle şey olmaz.
Bir insan vicdanının sesini dinlerse vicdanını temiz tutmuş olur.
Vicdanını ezerek, vicdanının aksini yaparsa vicdanını kirletmiş olur.
Vicdanına uymak, vahye uymaktır. Vicdan demek vahiy demektir.
Kaş, göz, burun, hokka. Dudaklar çok güzel, yüzü çok güzel. Alın, çenesi, her yeri çok güzel.
Vahim derken bu anlamdadır. “En azim meseledir İttihat-ı İslâm” diyor.
Onun için Bediüzzaman diyor ki: “Risale-i Nur'un gerçek sahipleri Mehdi (as) ve Şakirtleri, Cenab-ı
Abilere soruyoruz, onların konuşmaları var.
Zaten ölüsün sen şu an. Tabii şu an ruh halinde zaten. Beden olduğunu zannediyorsun normalde.
Yani sadece bu daha kaliteli bir görüntü netliğine kavuşacaksın, aniden bir netlik. Bu.
Aa falan diye birdenbire açılır, aniden. Hiç korku duymaz.
Çünkü bazen güzel günler beklerken böyle büyük olaylar olunca insanlar morali bozuluyor.
Şimdi işin doğrusu, Hızır (as)'ı göreceğiz. İsa Mesih (as)’ı göreceğiz.
Mehdi (as)'ı göreceğiz ve Kehf Ehli’ni de göreceğiz.
Ve Mehdi (as) vesilesiyle olduğu için Mehdi (as) konusunda bir tereddüt olmaz.
Yoksa normalde insan şok olur tabii. Ama hatıra verildiğinde insan onu makul görüyor.
Aksi çok anormal oluyor. Arabayla gitmek mesela çok anormal bir şey olmuş oluyor.
Mantık oynaması yapılıyor. Her rüyada mantık oynaması olur.
Üstüne biraz sülfürik asit döktüm, aa bir anda bembeyaz oldu, beyazlaştı.
Anında bakır kaplandı. Yani çivi sokuyordum.
Nitrik asit damlattığımda derhal patlıyordu. Nitrik asit damlatıldığımda hemen etkiye giriyordu.
Yahut kadın, sen diyor tek başına gidersen kim bilir neler yaparsın diyor. Güven yok.
Her kadın onuruna düşkün, hepsi şerefine, namusuna düşkün olur. Öyle pervasız bir kadın olmaz.
Ama şu an makasın arasına çeliği koyduk. Bir şey yapamıyorlar.
Allah'a hamd ederler, şükrederler. Mescid kısmı da olur orada mesela.
Bir kere sigara dumanın “s”si olmayacak orada.
Bir Mehdi (as) çıkacak, ama kastedilen Mehdi (as) çıkacak, bunu göreceğiz.
Bütün gençlik Mehdi (as)'ı bekliyor. Bekliyorlarsa benden daha iyi bilirler bence.
Çünkü “Mehdi (as) kendisinin Mehdi (as) olduğunu bilmez” diyor Bediüzzaman.
Allah'ın tecellisini iste Allah'tan.
Yoksa Allah kıskançtır, Kendisinin sevilmediğini fakat tecellisine önem verildiğini görürse o tecelliyi
Aksi çok büyük terbiyesizlik, vicdansızlık olur.
Adnan Oktar'ın 2 Aralık 2017 tarihli A9 TV röportajından Hz.
İZLEYİCİ SORUSU: Hz.
İncil de Hz. İsa (as)’ın güzel sözleridir çoğu. Hep sevgiyi ifade etmiştir İsa Mesih (as).
Ama maddenin olduğunu birisi iddia ederse bu bir inançtır, saygı duyarız.
Resulullah (sav) zamanında insanlar adeta sarhoş gibiydiler özgürlükten. Acayip şaşırmışlardı.
Gizlice, el altında homoseksüelliği teşvik edip yaydılar Müslümanlar içerisinde.
eder?
eder?
O kargaşa ortamında insanlar kardeşliğin, sevginin önemini birden ani olarak görüp anlayacaklar.
Hücreler bayram eder sevgiden. Mesela gözler daha büyür. Renkli kısım daha büyür.
İnsanlar onun içinde boğulmuştu.
Peygamberimiz (sav)’in vesile olduğu, getirdiği İslam dininde çok şaşırtıcı, çok coşkulu bir rahatlık
Münafıklar kendi karılarından yana da çok tedirgin oldular. Hz.
Hz. Ayşe (ra)’ı çok sevdi. Daha küçük 9 yaşında falandı Hz. Ayşe (ra) küçüktü.
Her dediği aklında kalıyordu Peygamberimiz (sav)’in.
O zamanlar Peygamber Efendimiz (sav)’in yaşı ileriydi. Farz edelim evlendiğinde 50 yaşında.
koldan insanlara yüklediği için, deccaliyet ve o insanların bilmeden bu belanın içine düştükleri için İnsanlar
İnsanlar da sinir yapıyor, gerginlik yapıyor.
Dersin kapıyı kapat, kafayı ört, görünmeni istemiyorum dersin, değil mi?
Bire bir dersin. Tamam ben kapanacağım, sen de kapanacaksın dersin, söz mü dersin?
Hayır, kabul etmiyorum derse ben de senin dediğini kabul etmiyorum dersin.
Bir insan inancından dolayı asla öldürülemez, dövülemez, sövülemez, hiçbir şey yapamaz.
-Allah ayette, şeytandan Allah’a sığınırım: “Dileyen iman etsin, dileyen
“Dileyen iman etsin, dileyen inkar etsin.” Senin ne haddine?
İsa Mesih (as)’a getiriyorlar âmâ gözleri, açıyor. Ben de açarım diyor. E aç o zaman.
ADNAN OKTAR: Canımın içi, nur yüzlüm, ay, dünya ve güneş, Kuran'da
İnsanlar bu tarzdadır görüntüleri. Saç kalitesi güzeldir, cilt kalitesi çok güzeldir.
İnsanın hoşuna giden malzemesini şu an bilemiyoruz, görünce anlayacağız.
İmanlarına vesile olur, kalplerini açar, ferahlık meydana getirir.
O şahıs vefat eder, torunları kalır, daha hala torunlarını da eğitir. Vefalı bir hocadır.
Anlatır da anlatır, nesiller boyu anlatır.
Gözler renkli, kaşlar çok güzel, burun küçük, ağız çok güzel.
Bir daha ben dinleyeyim benim nurlumu.
İnsanlar zayıf yaratılmıştır, zaaf içinde yaratılmıştır.