tüm evrendeki hassas sistemleri ve canlıları yaratabilecek kadar akıllı, bilinçli ve güçlü olduğunu iddia
boyunca evrendeki kusursuz dengelerin ve canlılardaki mucizevi yapıların tesadüfen oluşmuş bir yaşam iddiasını
TESADÜF İDDİALARININ MANTIKSIZLIĞI Sabah kalktığınız andan
kimse bunların sabah kalktığınızda tam olmaları gereken yerde, tesadüf eseri karşınıza çıktığını da iddia
insanların ve canlı cansız her şeyin, kısacası içinde yaşadığımız evrenin, kör tesadüflerin eseri olduğunu iddia
EVRİMCİ BİR SAFSATA CANLANAN ATOMLAR Devrimcilerin hayal ürünü iddialarına
İşte evrim teorisinin iddiası bundan ibarettir.
Şimdi bu iddiayı çok basit ama anlaşılır ve çok da iddialı bir deneyle inceleyip, evrimcilerin
Her biri tesadüf iddialarına en ufak bir ihtimal bırakmayacak kadar büyük bir güzelliğe, estetiğe, olağanüstü
AKIL VE İRADE SAHİBİ VARLIKLARDIR Gerçekte evrim teorisinin tesadüf iddiasının
, taşların tesadüfen bir araya gelmesi sonucunda ortaya çıktığını iddia etmekle aynı saçmalıktadır.
Elbette bu iddialar son derece akıl dışıdır.
Hiç kimse bu tablonun boyaların tesadüfen tuval üzerine dökülmesi sonucunda oluştuğunu iddia etmez.
Günümüzde, bilimsellik kılıfı altında son derece uydurma ve gerçek dışı olan evrim iddialarına
Bu gelecek uzakta değildir.
Ve faaliyetlerinde her türlü aldatma ve sahtekarlığa başvurdu.
İngiliz derin devleti elemanlarında, bakın, aldatma ve sahtekarlık ana konu oluyor.
Aldatma, sahtekarlık, iki yüzlülük, çaktırmadan fitne yapmak, pislik yapmak, kendini sezdirmemek.
Tüycükler kendilerine şiddetli bir titreşim iletildiğinde saniyede yirmi bin kez titreşebilirler
Sistem evrimcilerin iddia ettiği gibi “aşama aşama” gelişmez, çünkü ara
Crick’in uyardığı biyologlar, içindeki sanatı fark ederek çok güzel
planlayıcısı ve imalatçısı olmadan kendiliğinden çalışabileceğini ve oluşabileceğini iddia
Ancak biz yine de bu iddiayı şöyle bir senaryo ile test edelim: Ses dalgalarını algılaması
Bu iddianın mantıksızlığı çok açıktır.
Beynimiz, kendisine ulaşan sinyalleri, “saniyenin onda biri kadar bir zamanda”
Çünkü bunlar zamanlama olarak orijinal sesten bir kaç saniye sonra bize ulaşır
Bu nedenle başımızın bir yanından gelen bir ses diğer yandaki kulağa saniyenin beş binde üç
Bu nedenle vücudun dışından gelerek metabolizmamıza zarar verebilecek mikrop, toz ve yabancı maddelerin
Sesin şiddetine bağlı olarak fazla titreştikten sonra bile, sesin kesilmesinden sonra saniyenin binde
Doğada bulunan çeşitli maddelerin veya metallerin titreşimleri saniyeler sürer
duruma geçmiyor olsaydı, kendine gelen bir ses uyarısı sonucu daha titreşimdeyken yenileri gelecek
Eğer biraz daha fazla olsaydı, bir süpernova tarafından dağıtılan madde o kadar dağınık hale gelecekti