"Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden.
Oturduğunuz yerde şöyle bir çevrenize bakın. Bulunduğunuz odadaki her şeyin yapılmış olduğunu göreceksiniz. Duvarlar, döşemeler, avize, oturduğunuz koltuk, masanın üzerinde duran bardak, sayılamayacak kadar çok detay. Tek bir tanesi dahi kendi başına oluşup odanıza gelmedi. Aynı şekilde içinde yaşadığınız evrende kendi başına oluşmadı. Maddenin en küçük parçası olan atomdan, içinde milyarlarca yıldızı barındıran galaksilere, dünyanın ayrılmaz bir parçası olan aydan, içinde bulunduğu güneş sistemine kadar her şey, her detay müthiş bir uyum içinde çalışmaktadır. Çağımızın ünlü astrobiyologlarından Prof. Paul Davies bu uyum için şöyle der:
“Evrende nereye bakarsak bakalım, en uzaktaki galaksilerden atomun derinliklerine kadar bir düzenle karşılaşırız. Bu, düzenli, özel evrenin merkezinde bilgi kavramı yatmaktadır. Yüksek derecede özelleşmiş ve organize edilmiş bir düzen sergileyen bir sistem, tarif edilebilmek için çok yoğun bir bilgi gerektirir. Ya da bir başka deyişle, bu sistem yoğun bir bilgi içermektedir.”
Bu durum çok açık bir gerçeği ortaya koymaktadır. Evren, üstün bir ilim ve güçle yaratılmış, düzenlenmiş ve korunmaktadır. Bu ilmin ve gücün sahibi ise Yüce Allah'tır. Allah, Kuran'da göklerin ve yerin ancak kendi kudreti altındayken bozulmaya uğramadığını şöyle bildirmektedir:
Şeytandan Allah'a Sığınırım:
“Şüphesiz Allah gökleri ve yeri zeval bulurlar diye her an kudreti altında tutuyor. Andolsun eğer zeval bulacak olurlarsa kendisinden sonra artık kimse onları tutamaz. Doğrusu o halimdir, bağışlayandır.” (Fatır Suresi, 41)