Güzel gören güzel düşünür, güzel düşünen hayatından lezzet alır.
İman hem nurdur hem kuvvettir. hakiki imanı elde den adam kainata meydan okuyabilir.
Cenab-ı Hakkı bulan neyi kaybeder? ve O'nu kaybeden neyi kazanır. Yani; O'nu bulan herşeyi bulur, O'nu bulmayan hiçbir şeyi bulamaz, bulsa da başına bela olur.
Herşey hakikaten güzeldir. Ya bizzat güzeldir veya netice itibariyle güzeldir. Herşeyi maddiyatta arayanların akılları gözlerdedir. Göz ise maneviyata kördür.
Dünya bütün şaşasıyla ahirete nisbeten bir zindan hükmündedir.
“Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve zînetleri, Hâlıkımızı (yoktan var eden Rabbimizi), Mâlikimizi (mülkün ebedi sahibi Allah’ı) ve Mevlâmızı bilmediğimiz takdirde cennet olsa bile cehennemdir.”
“Şu gecenin sabahı ve şu kışın baharı ne kadar makul (akla uygun) ve lâzım (gerekli) ve kat'î i (kesin) se, haşrin (ahirette tekrar dirilip Allah’ın huzurunda toplanma) sabahı da, berzahın (kabir aleminin) baharı da kat'iyyettedir (kesindir).”
“Sevgiyi sevip düşmanlığa düşman olmak, inançla coşan bir kalbin en mümeyyiz (ayırt edici) vasfıdır (özelliğidir). Herkesten nefret ise ya gönlü şeytana kaptırmışlık veya bir cinnet eseridir. Sen insanı sev; insanlığa hayran ol.”
“Namazın mânâsı (anlamı), Cenâb-ı Hakkı tesbih ve tâzim (Allah’ın sonsuz azamet ve büyüklüğünü dile getirmek) ve şükürdür.”
“Zulmüyle âbâd olanın (mutlu olanın/rahat edenin) ahiri (sonrası) berbâd olur!”
“Küfür yolunda yürümek, buzlar üzerinde yürümekten daha zahmetli ve daha tehlikelidir. İman yolu ise, suda, havada, ziyada yürümek ve yüzmek gibi pek kolay ve zahmetsizdir.”
“Hayat ise, eğer îmân olmazsa veyahut isyan ile o îmân tesir etmezse; hayat, zâhirî ve kısacık bir zevk ve lezzetle beraber, binler derece o zevk ve lezzetten ziyade elemler, hüzünler, kederler verir.”
“Küfür yolunda yürümek, buzlar üzerinde yürümekten daha zahmetli ve daha tehlikelidir. İman yolu ise, suda, havada, ziyada yürümek ve yüzmek gibi pek kolay ve zahmetsizdir.”
“Biliyor musun vesvesen neye benzer? Musibete benzer. Ehemmiyet verdikçe şişer. Ehemmiyet vermezsen söner.”
“Allah'ın hesabına kâinata bakan adam her ne müşahede ederse ilimdir.”
“Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.”
“Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.”
“Kusurunu görmemek, o kusurdan daha büyük bir kusurdur.”
“Sen, ey nefsim; neden fedakârlıkta en geri kalmak istersin?”
“Şu âlemde mü’minin mü’mine karşı en büyük yardımı dua iledir.”
“Zira helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi (yeterli) gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.”
“Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızası (Allah rızası) dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.”
“Câhil dost, düşman kadar zarar verebilir.”
“Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.”
“Dost istersen, Allah yeter.”
“Dünya için din feda olunmaz.”
“Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi.”
“Düşman istersen, nefis yeter.”
“Büyük günahları serbest işleyip istiğfar etmemek (Allah’tan bağışlanma dilememek) ve aldırmamak, o imandan hissesi olmadığına delildir.”
“Böyle dehşetli (korkunç) bir asırda, insanın en büyük meselesi imânı kurtarmak veya kaybetmek dâvâsıdır.”
(Sözler)
“Fâniyim (geçici, ölümlüyüm), fâni olanı istemem!
Âfilim (kaybolanım), âfil olanı istemem!
Âcizim (güçsüzüm), âciz olanı istemem!
Ruhumu Rahmân'a teslim eyledim; gayr (başkası) istemem!”
“Mal sahibi zannettiğin esbab (sebepler), mal sahibi değillerdir. Asıl mal sahibi, onların arkasında iş gören kudret-i ezeliyedir (Allah’ın ezelden beri var olan kudreti, güç ve kuvvetidir).”
“Sanatlı bir eser, Sanatkâr'ı icab eder.”