| Ne demişti | Ne oldu | ||
|---|---|---|---|
| Zaman, 31 Mart 2011 ![]()
| ||
Şiddete dur demek için din görevlilerini uzmanlar eğitecek
Özet
Kadına ve aileye yönelik şiddetin Türkiye'deki boyutları incelenmekte ve bu soruna karşı mücadelede din görevlilerinin uzmanlar tarafından eğitilmesinin önemi vurgulanmaktadır. Makul bir örf ve geleneğin geliştirilmesi gerektiği ve mağdurların yasal mercilere başvurmasının önemi ortaya konmaktadır.
Önemli Noktalar
- Türkiye'de her 26 dakikada bir aile içi şiddet olayı yaşandığı belirtilmektedir.
- Kadınların %57'si fiziksel, %47'si cinsel şiddete maruz kalırken, %8'i tecavüze uğramaktadır.
- Aile içi şiddet olaylarının yasal mercilere en az taşınanlar arasında olduğu ifade edilmektedir.
- Şiddete karşı mücadelede din görevlilerinin uzmanlar tarafından eğitilmesi hedeflenmektedir.
- Şiddet mağdurlarının devlete sığınması veya güvenilir kişilerden destek alması gerektiği vurgulanmaktadır.
- Toplumda makul bir örf ve geleneğin geliştirilmesinin gerekliliği üzerinde durulmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Türkiye'de aile içi şiddet olayları ne sıklıkta yaşanmaktadır?
2006 yılında yapılan bir araştırmaya göre Türkiye'de her 26 dakikada bir aile içi şiddet olayı yaşanmaktadır. Aynı yıl 17 bin 64 kişinin aile içi şiddete maruz kaldığı belirtilmiştir.
Kadınlar Türkiye'de hangi oranlarda fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalmaktadır?
Türkiye'de yapılan araştırmalara göre kadınların %57'si fiziksel, %47'si cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Ayrıca kadınların %8'i aile içinde tecavüze uğramaktadır.
Aile içi şiddetle mücadelede din görevlilerinin rolü nedir?
Din görevlileri, ulaştıkları insan sayısının fazla olması nedeniyle kadına yönelik şiddetle mücadele eden gruplar arasına dahil edilmiştir. Alanında uzman profesör, psikolog ve doktorlardan eğitim alarak bu mücadeleye katkı sağlamaları hedeflenmektedir.
Şiddet mağdurları ne yapmalıdır?
Şiddet mağdurları resmi mercilere müracaat ederek devlete sığınmalı veya güvendikleri bir dostlarının yanında can güvenliklerini korumak şartıyla kalmalıdırlar.
Toplumda aile içi şiddeti önlemek için ne tür bir yaklaşım benimsenmelidir?
Aile içi şiddeti önlemek için toplumda aklı başında, makul bir örf ve gelenek geliştirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu, toplumsal bilincin ve değerlerin yeniden şekillendirilmesi anlamına gelmektedir.



