Arılar, özellikle Bombus cinsi yaban arıları, ekosistemlerin vazgeçilmez polinatörleridir (tozlaştıran canlılar). Çok sevimli görünümleri olan Bombuslar, çiçekli bitkilerin tozlaşmasını sağlayarak hem tarımsal üretimin hem de biyolojik çeşitliliğin devamlılığını mümkün kılarlar. Araştırmalar orman habitatlarının bombus yaşam döngüsünde kritik rol oynadığı gibi, Bombus arılarının da orman habitatlarının korunması için gerekli olduklarını vurgulamaktadır. (1) Diğer taraftan Bombus arılarının polinasyonu sayesinde meyve ve sebze çeşitliliği korunmaktadır. Dolayısıyla popülasyonlarının azalması demek, doğrudan gıda üretiminde düşüş demektir. Bu da insan sağlığı ve gıda güvenliği için risk oluşturacak bir durumdur. (2)

Bombus kraliçe arıları (Bombus terrestris, Bombus impatiens vb.) bilinenin aksine, karaların haricinde suyun altında kaldıklarında da hayatlarını bir süre sürdürebilecek şekilde yaratılmışlardır. Şaşırtıcı bir şekilde bu sosyal böcekler, kendilerini su altında bırakacak koşullarda bile hayatta kalma potansiyeline sahiptirler. Kraliçe Bombus arılarında gözlemlenen ve bilim insanlarınca araştırılmış olan bu olağanüstü yetenek, birkaç temel fizyolojik ve davranışsal mekanizmanın birleşimiyle mümkün olmaktadır. Bu yeteneğin arkasındaki söz konusu biyolojik temelleri irdelemek, dünya hayatının devamında önemli rolleri olan Bombus kraliçe arılarının bu rolü layıkıyla üstlenebilmeleri için gereken özelliklerde yaratıldıklarını anlamamızı sağlamaktadır.

 

Bombus arılarının suyun altında kaldıklarında ne zaman öldükleriyle ilgili bilimsel değerlendirmelerin revize edileceğinin ilk işaretleri, 2024 yılında farklı bir amaçla yürütülen bir deney sırasında birdenbire ortaya çıkmıştır. Nitekim Kanada'daki Guelph Üniversitesi'nde görev yapan koruma biyoloğu Sabrina Rondeau deneyinde, toprakta bulunan pestisit kalıntılarının kış uykusu sırasında Doğu Bombus arılarını (Bombus impatiens) nasıl etkilediğini inceliyordu. Rondeau kış koşullarını simüle etmek için laboratuvar buzdolabında toprak dolu tüplerde Bombus arısı kraliçeleri tutuyordu. Her şey yolundaydı, ta ki bir gün buzdolabını açtığında bazı tüplerin yoğuşma nedeniyle yanlışlıkla suyla dolduğunu ve kraliçelerin tamamen suya gömüldüğünü görene kadar... Rondeau ilk anda arıların öldüğünden emin olmuştu. Ancak onları sudan çıkardıktan kısa bir süre sonra arıların hareket etmeye başladığını fark etti. Bunun su altında nefes alıyor olabileceklerinden kaynaklandığını düşünerek ekibiyle birlikte deneyler yürütmeye karar verdi. İşte bu girişiminin sonuçları, Royal Bilimsel Akademisi’nin prestijli dergisi Biology Letters'da 11.03.2026 tarihinde yayımlanan bir makale ile duyuruldu: 

Kış uykusuna yatan Bombus arısı kraliçeleri, metabolik hızlarını derin biçimde baskılayarak mevcut oksijeni son derece tasarruflu kullanarak, gerektiğinde de anaerobik (oksijensiz) metabolizmaya geçerek su altında uzun süre hayatta kalabilmektedirler. (3)

Araştırmaları göstermiştir ki, Bombus kraliçe arılarının su altında hayatta kalmalarının temelinde yatan en önemli faktörlerden biri, solunum sistemlerinin yapısı ve işleyişidir. Böcekler, genel olarak “trakea” adı verilen ve vücutlarının çeşitli bölgelerine hava taşıyan bir boru ağı aracılığıyla solunum yaparlar. İşte Bombus kraliçe arılarındaki trakea sistemi, solunum süreçlerini su altında da bir hafta kadar sürdürmelerine olanak tanıyan faktörlerden biridir.

 

Suya maruz kaldıklarında arıların spirakülleri (trakea sistemine hava girişini sağlayan küçük açıklıklar) hızla kapanarak, içlerindeki hava keselerini korumaya çalışırlar. Bu hava keseleri arının vücudunda, özellikle de karın bölgesindeki bazı boşluklarda depo edilmiş bir miktar hava içerebilir. Bu hava, arının su altında mevcut oksijen rezervini bir süre daha kullanabilmesine imkan sağlar. (4) Trakea sistemi içindeki hava, spiraküllerin kapanmasıyla korunur ve bu sınırlı oksijen rezervi, metabolik hızın düşmesi sayesinde daha uzun süre kullanılabilir. Bu mekanizmalar, doğrudan suda çözünmüş oksijeni kullanabilen solungaçlı organizmalardan farklı olsa da, Bombus arılarının suya düşmeleri durumunda da ani şekilde ölmelerini engellemektedir.

 

Bombus arılarının su altında hayatta kalmalarını sağlayan bir diğer kritik faktör, metabolizmalarını yavaşlatma yetenekleridir. Stresli veya anaerobik koşullar altında, birçok böcek türünde olduğu gibi, Bombus kraliçe arıları da metabolik hızlarını düşürerek enerji tüketimini azaltabilirler. (5) Bu, vücutlarındaki oksijenin daha verimli kullanılmasını sağlar ve hayatta kalma süresini uzatır. Oksijen yetersizliği durumunda organizma zorunlu olarak anaerobik yollara başvurarak, laktik asit gibi yan ürünler üreterek enerji üretmeye devam edebilir. Metabolizmanın yavaşlaması, aynı zamanda vücut sıcaklığının da düşmesine neden olur ki bu da oksijen talebini daha da azaltır.

 

Bombus kraliçe arılarının su altında hayatta kalabilme yetenekleri, karmaşık fizyolojik faktörler silsilesinin sonucudur. Solunum sistemlerinin yapısı ve metabolik hızlarını ayarlama kapasiteleri onları zorlu koşullarda dayanıklı kılmaktadır.

 

Kraliçe Bombuslar zorlu kış dönemlerini atlattıktan sonra ilkbaharda koloniler kurarlar. Eğer kraliçe Bombuslar kış dönemindeki uykuları sırasında toprak altında oluşan su baskınlarına dayanıklı şekilde yaratılmış olmasalardı, söz konusu kolonilerdeki arıların sayısı elbette ki oldukça azalacaktı. Ancak alemlerin Rabbi olan Allah, Bombus arılarına bahşettiği özelliklerle böyle bir durumun yaşanmasına izin vermemektedir. Bu durum sadece söz konusu böcek türünün soyunun devam etmesine yaramakla kalmayıp, hayatın devamını da sağlamaktadır. İnsanlar ve diğer canlılar Bombus kraliçe arılarının suya karşı dayanıklılıkları sayesinde besine çok daha kolay şekilde ulaşabilmektedirler. Yine ormanların bu sayede güçlü kalması sonucunda oksijen seviyesi düşmemekte, ayrıca karbondioksit depolanması devam ederek küresel ısınma yavaşlatılmaktadır. Allah bir Kuran ayetinde şöyle buyurmaktadır:

Ey insanlar, Allah'ın üzerinizdeki nimetini anın. Gökten ve yerden sizi rızıklandıran Allah'ın dışında bir başka yaratıcı var mı? O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl olur da çevriliyorsunuz? (Fatır Suresi, 3)

 

Referanslar:

(1) BioScience, 71(12):1234–1248, s. 1236
(2) https://mdpi-res.com/d_attachment/sustainability/sustainability-17-02177/article_deploy/sustainability-17-02177.pdf?version=1740991666, s.8

(3) Rondeau, S., & Raine, N. E. (2026). Diapausing bumble bee queens avoid drowning by submerged respiration and metabolic suppression. Biology Letters, Royal Society Publishing. (Yayın Tarihi: 11.03.2026)

(4) Heinrich, B. (1979). Bumblebee economics. Harvard University Press.

(5) Chown, G. P., & Terblanche, J. S. (2007). Physiological and ecological aspects of insect desiccation tolerance. Journal of Insect Physiology, 53(3), s. 210-222.