Kidney Disease: Causes, Symptoms, Treatment, and Preventionİnsan vücudu, Allah’ın kusursuz yaratışının tecellilerindendir. Her bir organ, mükemmel bir uyum ve hassas bir dengeyle çalışır. Böbrekler de bu mucizevi sistemin en hayranlık uyandıran parçalarından biridir. Böbreklerin toplam ağırlığı, vücut ağırlığının yaklaşık %0,5’ine tekabül eder. Ancak bu küçük hacme rağmen, kalbin her atışta pompaladığı kanın yaklaşık %20 ila %25’i doğrudan böbreklere gider. Beyin veya kas dokusundan çok daha fazla kanın bu organlara yönlendirilmesi, böbreklerin sadece kendi beslenmeleri için değil, tüm vücut sıvısını sürekli bir denetim ve arıtma altında tutmak üzere programlandığını gösterir. Her biri bir yumruk büyüklüğünde olan böbrekler, sadece atık maddeleri vücuttan uzaklaştırmakla kalmaz, aynı zamanda hayati birçok fonksiyonu da üstlenirler. Böbreklerin sahip olduğu olağanüstü özellikler, Allah’ın yaratışındaki hikmeti ve sanatı gözler önüne sermektedir.

 

Tek Böbrekle Yaşamak Mümkündür

İnsan iki böbrekle doğar. Ancak ilginç bir gerçek vardır: Sağlıklı bir yaşam için tek bir böbrek yeterlidir. Bunun nedeni, her böbreğin içinde yaklaşık 1–1,5 milyon nefron bulunmasıdır. Nefronlar, kanı süzen mikroskobik filtrelerdir. Araştırmalar, normal bir yaşam için yaklaşık 300.000 nefronun bile yeterli olduğunu göstermektedir. Bu veri aynı zamanda tek böbreğin dahi %20-30 kapasite ile çalıştığında yeteceğini göstermektedir -böbrek örneği gibi insan vücudunda pek çok organımız ihtiyacın birkaç katı kapasiteyle donatılmıştır- Bu durum, böbreklerden biri zarar görse bile sistemin çalışmaya devam edebilmesini sağlar. Bu, tesadüflerle açıklanamayacak kadar planlı bir “yedekleme sistemidir.” Allah, insanı yaratırken ona ihtiyaç duyduğundan fazlasını lütfetmiş, böylece herhangi bir böbrek kaybında dahi yaşamın devam etmesini sağlamıştır.

 

Günde 170 Litre Kan Böbreklerde Temizlenir

 

Böbrekler, vücudun idrar sisteminin bir parçası olarak üre, su ve diğer atık ürünlerden idrar üretir. Böbreklerin en dikkat çekici görevlerinden biri, kanı sürekli filtrelemesidir. Böbrekler dakikada yaklaşık 120–125 ml kanı süzer. Bu da günde yaklaşık 170–180 litre kanın işlemden geçirilmesi anlamına gelir. Kavranması için günlük yaşamdan örnek  vermek gerekirse, bu miktar dolu bir banyo küvetine ya da 10 büyük damacana su miktarına eşittir. Ancak burada önemli bir detay vardır, bu kadar büyük bir sıvı miktarından sadece 1,5–2 litre idrar üretilir. Çünkü böbrekler, faydalı maddeleri tekrar kana geri kazandırır. Bu işlem ise üç aşamada gerçekleşir. Önce filtrasyon sistemi devreye girer ve kan süzülür, ardından geri emilim özelliği işleme başlar ve süzülen kan içindeki faydalı maddeler vücuda tekrar kazandırılır son olarak ise salgılama sistemi devreye girer ve zararlı maddeler dışarı atılır. Bu üç aşama, mikroskobik ölçekte ama son derece hassas bir kontrolle gerçekleşir.

 

Mikroskobik Mühendislik: Nefronlar

Böbrekler pek çok farklı bileşenden meydana gelmiştir, bunlar arasında nefronlar  önemli yer tutar. Böbreklerdeki nefronlar, mikroskobik boyutlarda milyonlarca filtreleme ünitesidir. Her biri, kandan zararlı atıkları ve fazla suyu ayırırken, vücut için gerekli olan maddeleri geri kazandırır. Ayrıca her bir nefronun içinde “glomerulus” adı verilen bir kılcal damar yumağı bulunur. Bu yapı, kanı yüksek basınç altında süzer ancak daha da mucizevi olan şudur. Bir böbrekteki tüm nefron tüplerinin uzunluğu uç uca eklense, yaklaşık 80–100 kilometreyi bulabilmektedir. Bu böbreğin boyutu ile kıyaslandığında olağanüstü bir yaratılış mucizesidir. Öte yandan bu sistem bir komuta bağlı olmadan ömür boyu durmadan yani her an çalışmaktadır. Bu kadar küçük yapıdaki bir organın bu kadar hayati bir işleve sahip olması evrim savunucularının her yaratılış harikasından kaçınmak için başvurduğu tesadüf ve olasılık  hesaplamaları ile açıklanamaz.

 

Böbrekler Vücut  İç Dengesini Korur Hormon Üretip Talimatlar Verir

Böbrekler, sadece kanı temizleyip arta kalan atık maddeleri uzaklaştırmakla kalmaz, aynı zamanda vücuttaki su, tuz ve mineral dengesini de yani Homeostaz diye adlandırılın iç dengesini de  hassas bir şekilde ayarlar. Bu denge, insanın yaşamını sürdürebilmesi için zorunludur. En ufak bir bozulma, ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Detaylandırmak gerekirse, böbrek kandaki sodyum, potasyum ve kalsiyum seviyesini ayarlar ve aynı zamanda kandaki asit–baz dengesini (pH) sabit tutar. Ayrıca kemik sağlığı için gerekli olan D vitamini aktivasyonuna katkı sağlar.

 

Böbreklerin görevleri bununla da kalmaz, kan basıncını etkileyen renin hormonunu da üretirler. Bunu yaparken de kan basıncını sadece sıvı miktarını ayarlayarak değil, renin adı verilen bir enzim salgılayarak hormonal düzeyde de yönetirler. Damarların daralmasını veya genişlemesini denetleyen bu sistem, vücudun en küçük kılcal damarından en büyük atardamarına kadar yukarıda belirttiğimiz tüm basınç dengesini (homeostazi) bir termostat hassasiyetiyle ayarlar.

 

Öte yandan böbrekler kansızlığı önleyen eritropoietin hormonunu da salgılar, yani vücudun iç dengesini kurma ve boşaltım sistemi dışında ayrıca "hormon fabrikası" gibi  de çalışmaktadırlar. İşleyişi ise şu şekildedir, kandaki oksijen seviyesini sürekli ölçen böbrek, kan  seviye düştüğünde eritropoietin adlı bir hormon salgılar. Bu hormon, kemik iliğine "yeni kırmızı kan hücreleri üret" talimatını gönderir. Diğer bir deyişle, böbrek sağlığı bozulduğunda sadece boşaltım değil, kan üretimi de durma noktasına gelir. Tüm bunlar göz önüne alındığında böbrekler, bilinen işlevinin yanında sessizce çalışan bir “kontrol merkezi” gibidir. 

 

Böbrekler, Vücudumuzdaki Yaratılış Mucizevilerinden Sadece Biridir

Böbreklerin işleyişindeki hassas denge, yedekleme sistemi, mikroskobik filtreleme üniteleri ve vücudu koruyucu özellikleri, Allah’ın kainatı ve içindeki tüm varlıkları yaratışındaki hikmeti ve sanatını açıkça ortaya koyar. Her insan, kendi bedenindeki bu mucizevi sistemi tefekkür ederek Allah’ın büyüklüğünü ve rahmetini daha iyi kavrayabilir. Kur’an’da şöyle buyrulur:

“Göklerde ve yerde nice ayetler vardır ki, insanlar onların yanından yüz çevirerek geçerler.” (Yusuf Suresi, 105)

“Yaratan, hiç yaratmayan gibi midir? Artık öğüt alıp-düşünmez misiniz? Eğer Allah'ın nimetini saymaya kalkışacak olursanız, onu bir genelleme yaparak bile sayamazsınız. Gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir. (Nahl Suresi 16-17)

 

Kaynak:
Petsko, E. (2019, 26 Şubat) 11 Facts About the Kidneys. Mental Floss.
https://www.mentalfloss.com/article/574564/kidney-facts