İnsanın yaratılışı, Allah’ın sonsuz ilim ve kudretinin en açık tecellilerindendir. İnsan beyni, yalnızca yaklaşık 86 milyar nöron ve sayısız destek hücresinden ibaret değildir; aynı zamanda bu hücreler arasında mükemmel bir düzen ve uyum içerisinde gerçekleşen karmaşık bir işleyişe sahiptir. Bu olağanüstü sistem, insanın hafıza, bilinç ve kimlik gibi temel özelliklerini koruyan yapı taşlarından biridir. Ancak Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklar, bu hassas dengeyi bozarak, sinir hücreleri arasındaki iletişimi engeller. Özellikle amiloid beta plaklarının birikimi, bu duruma yol açarak hafıza kaybını tetikler.

İnsan Bedeninde Gizlenen Büyük Potansiyel: Astrositler

Son dönemlerde Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirilen araştırmalar, beynin en yaygın destek hücreleri olan astrositlerin genetik olarak yeniden programlanması yoluyla amiloid plaklarının tanınıp yok edilmesinin mümkün olabileceğini ortaya koymuştur. Uygulanan bu genetik müdahale, astrositlerin doğal görevlerinin ötesine geçerek temizleme mekanizması işlevini üstlenmelerini sağlamaktadır

 

Fareler üzerinde yapılan deneylerde, genç farelerde amiloid plak oluşumu engellenirken, yaşlı farelerde ise yaklaşık üç aylık bir süre zarfında plak miktarında %50 oranında azalma olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular, Alzheimer hastalığının ilerleyişini durdurma ve mevcut plakları azaltma potansiyeline sahip yeni tedavi yöntemleri olarak umut vaat etmektedir.

 

Geliştirilen yöntem, beynin doğal savunma mekanizmalarını güçlendirmeyi ve plak oluşumunu engellemeyi hedefleyen, genetik müdahaleler arasında öncü bir niteliğe sahiptir. Üstelik, bu teknoloji yalnızca Alzheimer hastalığı ile sınırlı kalmamakta, diğer nörodejeneratif hastalıklar için de umut vaat etmektedir. Burada dikkatle üzerinde durulması gereken husus, bu plakları yok etme kapasitesine sahip sistemin aslında halihazırda beynin içinde yer aldığıdır. Bilim insanlarının yaptığı ise, bu mevcut sistemi aktive ederek işlevsel hale getirmektir.

23 haftalık fetüs beyin kültürü, insan astrositi

Bu durum, Kur’an’da bildirilen önemli bir gerçeği hatırlamaktadır: Hastalığı da şifayı da yaratan Allah’tır; insan ise yalnızca şifayı bulmak için çaba gösterir. Alzheimer ile ilgili olarak fareler üzerinde yürütülen ve başarılı sonuçlar veren deneyler, insan bedeninde gizli olan büyük potansiyelin yalnızca küçük bir örneğini gözler önüne sermektedir.

 

Hastalıkların Tedavisindeki Başarılar Allah’ın Şafi İsminin Tecellisidir

Bazı insanlar bilimi, Allah’tan bağımsız olarak değerlendirmeye çalışır. Ancak bilim, aslında Allah’ın yaratışını daha iyi anlamamıza yardımcı olan bir araçtır. Örneğin, astrositlerin yeniden programlanmasıyla elde edilen başarı, bilim insanlarının, zaten var olan bir sistemi açığa çıkardığını göstermektedir. Her yeni keşif, yaratılıştaki mükemmelliği ve Allah’ın sonsuz kudretini daha açık bir şekilde ortaya koyar. Kuran’da bu gerçek şöyle bildirilir:

Andolsun, onlara: 'Gökleri ve yeri kim yarattı, Güneş’i ve Ay’ı kim emre amade kıldı?' diye soracak olursan, şüphesiz: 'Allah' diyecekler. Şu halde nasıl oluyor da çevriliyorlar? (Ankebut Suresi, 69)