İnsanoğlu, asırlardır başını gökyüzüne her kaldırdığında kâinatın mucizevi düzenine tanıklık etmiştir. Teknolojinin ileri düzeye ulaştığı günümüzde, Gaia Uzay Teleskobu gibi gelişmiş sistemlerle uzayın derinliklerini inceleyen bilim insanları, her geçen gün yeni bir yaratılış mucizesiyle karşılaşmaktadır. Bu çarpıcı keşiflerden biri de içinde bulunduğumuz Samanyolu (Milky Way) Galaksisi’nin hareket dinamikleridir.
Yıllarca statik ve düz bir çizgide döndüğü varsayılan galaksimizin, aslında devasa bir okyanus gibi aşağı ve yukarı yönlü dalgalarla, kozmik bir akış içinde adeta yüzerek ilerlediği gözlemlenmiştir.


Laboratuvarlarda ve süper bilgisayarlarla henüz yeni deşifre edilen bu muazzam mühendislik ve kusursuz matematiksel hesap, Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de 1400 yıl önce bildirdiği bir mucizeye işaret etmektedir.

Galaksilerdeki Kusursuz Fizik ve Akışkanlar Mekaniği

Gök bilimcilerin Gaia uydusundan elde ettiği milyarlarca yıldızın 3D konum ve hız verileri, Samanyolu’nun dış disk kenarlarının kusursuz bir "S" bükülmesiyle hareket ettiğini ortaya koymuştur. Bu hareketin, rastgele bir savrulma olmadığı, birbiriyle uyumlu kozmik bir yalpalanma ve yüzer şekilde bir dalga hareketinin sonucu olduğu görülmüştür.


Yalpalama ve dalga hareketinin nasıl gerçekleştiğini açıklamak gerekirse, galaktik diskimiz sabit bir düzlemde kalmamakta, merkezden dışarıya doğru yayılan devasa bir "yıldız dalgasıyla" hareket etmektedir. Tam bir dalga turunun tamamlanması yaklaşık 600-700 milyon yıl süren bu hassas hareket, galaksimizin adeta akışkan bir doku üzerinde yol aldığını göstermektedir. Bilim insanları, bu dalgalanmanın geçmişte uydu galaksilerin kütleçekimsel dokunuşlarıyla tetiklendiğini öngörmektedir. Tıpkı durgun bir su yüzeyine atılan taşın kusursuz, geometrik halkalar oluşturması gibi; kâinattaki kütleçekim dalgaları da Samanyolu’nu muazzam bir ritimle dalgalandırmaktadır.


Uzay boşluğu klasik fizikte "mutlak bir hiçlik" olarak tanımlanırken, modern astrofizik ve kuantum teorisi uzay-zamanın bükülebilen, dalgalanabilen akışkan bir kumaş gibi davrandığını ortaya koymuştur. Galaksimizdeki milyarlarca yıldız ve gaz bulutu, adeta bu kozmik kumaşın üzerinde hiçbir sürtünme, kaos veya çarpışma yaşamadan, Rabbimizin üstün yaratışının göstergesi olan kusursuz bir düzenle akıp gitmektedir.

 

Kur’an-ı Kerim’de Yüzen/Dalgalanan Evren: "Yesbehûn"

Aklı, bilinci ve iradesi olmayan devasa kütlelerin, gaz bulutlarının ve yıldızların içinde yer aldığı samanyolu galaksisinin uzay-zaman dalgaları üzerinde sergilediği bu akış, Rabbimiz tarafından Kur'an’da YESBEHÛN kelimesi kullanılarak şu şekilde bildirilmiştir:

Ne Güneş'in Ay'a erişip-yetişmesi gerekir, ne de gecenin gündüzün önüne geçmesi. Her biri bir yörüngede yüzüp gitmektedirler (Yesbehûne).". (Yasin Suresi, 40)

Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor (Yesbehûne).". (Enbiya Suresi,33)

Ayette gök cisimlerinin hareketi için seçilen "Yüzmek-Yüzüyorlar" (Yesbehûne) kelimesi, tam anlamıyla bir sıvının veya akışkan bir ortamın içinde, sürtünerek ve süzülerek yol almayı ifade eder. Yıldızların ve galaksi yapılarının video simülasyonlarında izlediğimiz yukarı-aşağı dalgalanma hareketi, tıpkı bir deniz üzerindeki dalgaların ritmi gibidir. 1400 yıl önce teleskopların, uzay teleskoplarının ve astrofizik modellerinin olmadığı bir dönemde, galaksilerin hareketini "dönme" ya da "ilerleme" yerine doğrudan "bir akışkan içinde yüzme" olarak tasvir eden bu kelime seçimi, kâinatı yoktan yaratan sonsuz akıl sahibi Yüce Rabbimizin yaratışının delillerinden sadece bir tanesidir.

 

Rabbimiz Kâinatı Üstün Bir Düzenle Yaratmıştır

Kuantum fiziği profesörlerinin ve astrofizikçilerin en gelişmiş gözlemevlerinde ancak milyarlarca dolarlık bütçelerle gözlemleyebildiği bu galaktik nizam, tesadüflerle asla açıklanamaz. Cansız ve bilinçsiz atomların, devasa yıldız kümelerinin birbiri ile uyumlu şekilde kendi kendilerine böylesine hassas bir dalga hesabı yapması matematiksel olarak imkânsızdır. Kâinattaki her detay, her canlıyı rızıklandıran, gözetip kollayan Yüce Rabbimizin Rezzâk ve her şeyi belli bir ölçü, plan, nizam ve kaderle var eden Mukaddir isimlerinin tecellisidir.


En küçük bir yaprağın içindeki atom altı parçacıklardan, milyarlarca ışık yılı büyüklüğündeki devasa galaksilerin dalgalanarak yüzmesine kadar tüm evreni kuşatan Yüce Allah, Furkân Suresi'nde bu muhteşem yaratış bizlere şöyle bildirmektedir:

"...O, her şeyi yaratmış ve her şeye bir nizam vermiş, mukadderatını (ölçüsünü) tayin etmiştir." (Furkân Suresi, 2. Ayet)