Allah’ı anmak…
Pek çok insan için bu ifade, yalnızca dil ile söylenen sözleri çağrıştırır.
“Yalnızca Allah’ı zikretmek”, tesbih çekmek, dua etmek…
Oysa Allah’ı anmanın bundan çok daha önemli bir yönü vardır.
Allah’ı sürekli akılda tutmak…
İnsan gün içinde pek çok şey düşünür. İşlerini, ailesini, geleceğini, karşılaştığı olayları…
Fakat bütün bunlardan daha önemlisi vardır:
Allah’ı unutmamak, O’nu sürekli akılda tutmak…
İşte asıl olan budur.
Çünkü insanın gün boyunca hiç durmadan “Allah’ı zikretmesi mümkün değildir. Fakat Allah’ı kalbinde ve zihninde sürekli tutması mümkündür.
Allah’ı anmak,
Allah’ı düşünmektir.
O’nun yarattığı güzellikleri görmek…
O’nun sanatını tefekkür etmek…
O’nun üstünlüğünü, kudretini ve sonsuzluğunu düşünmek…
Ve bütün bunları kalbinde yaşatmaktır.
Bir insan Allah’ı gerçekten seviyorsa, O’nu hatırlar.
Gördüğü her güzellikte Allah’ın sanatını düşünür.
Sahip olduğu her nimetin Allah’tan geldiğini bilir.
Karşılaştığı her olayda Allah’ın yaratmasını düşünür.
Böylece Allah sevgisi, yalnızca sözlerde kalmaz.
Kalpte yerleşir.
İnsanın düşüncelerine, davranışlarına ve bütün hayatına yansır.
İşte Allah’ı anmanın gerçek amacı budur:
Allah’ın sürekli akılda olması…
İnsan konuşurken de Allah’ı unutmaz.
Çalışırken de unutmaz.
Bir şeyle ilgilenirken de unutmaz.
Çünkü Allah hayatının her anında kendisiyle birliktedir.
Bu nedenle Allah’ı anmak, insanın hayatından ayrı bir şey değildir.

Öyleyse (yalnızca) Beni anın, Ben de sizi anayım; ve (yalnızca) Bana şükredin ve (sakın) nankörlük etmeyin.( Bakara Suresi 152)