İnsan gerçekten mutluluğu nerede bulur?
Daha çok para kazanmakta mı?
Daha güzel bir evde mi?
Daha fazla eğlenmekte mi?
Yoksa bütün bunların çok ötesinde bir yerde mi?
İnsanın içinde, hiçbir maddî şeyle tamamen doldurulamayan bir boşluk vardır.
Çünkü insan, Sonsuz olanı arar.
Sonsuz Gücü seven…
O’nun büyüklüğünü kavramaya çalışan…
O’na saygı duyan…
Ve O’nunla samimi, derin bir bağ kuran insan, aslında mutluluğun en önemli sırrını keşfetmiştir.
Çünkü insanın gerçek ihtiyacı yalnızca bedeninin ihtiyaçlarını karşılamak değildir.
İnsan aynı zamanda anlam arar.
Güven arar.
Huzur arar.
Sevgi arar.
Ve bütün bunların en mükemmel kaynağı, yaratılmışlar değil, yaratan Yüce Allah’dır.
İnsan, sonsuz güce sahip olan Allah’ı tanıdıkça dünyaya bakışı değişir.
Korkuları azalır.
Ümitsizliği azalır.
Yalnızlık hissi azalır.
Çünkü artık bilir ki…
Hiçbir şey başıboş değildir.
Hiçbir olay anlamsız değildir.
Ve kendisi de kâinatta unutulmuş, sahipsiz bir varlık değildir.
İşte bu anlayış, insanın kalbinde bambaşka bir huzur meydana getirir.
Sonsuz güce sahip olan Yüce Rabbimizle kurulan samimi bağ, insanın hayatındaki her şeyi anlamlı hale getirir.
Sevinçlerini daha derin yaşamasını sağlar.
Sıkıntılar karşısında daha güçlü olmasına vesile olur.
Ve en önemlisi…
İnsan, gerçek mutluluğun geçici nimetlerde değil, Allah’a yakınlıkta olduğunu idrak eder.
Gerçek mutluluğun sırrı bizi yaratan ve her an yaratmaya devam eden her şeye kadir olan yüce Allah’a bağlanmamızda saklıdır.
Allah Kur’an’da bu gerçeği bize bildirmektedir:
“Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah'ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah'ın zikriyle mutmain olur.” Ra’d Suresi, 28
Mutluluğun Sırrı Nedir ?
363