Sayın Adnan Oktar’ın 17 Aralık 2017 tarihli A9 TV canlı yayınından.
Allah’la dost olmak ne demek?
İZLEYİCİ SORUSU: Allah ile dost olmak ne demek?
ADNAN OKTAR: Benim yakışıklımın yüzüne bir yaklaştır bakayım. Yüzün çok çok güzel. Saç modelin de baya güzel olmuş. Çok yakışıklı, aslan gibi delikanlısın. Allah seni koruyup-kollasın. Sana her türlü hayrı, bereketi, iyiliği versin. Seni cennetle, Allah'ın yüzünü görmekle şereflendirsin. Allah kendi yüzünü görmekle şereflendirsin.
Allah’la dost olmak. Eğer mevcut durumu, mevcut gördüğünü samimi kabul ederse bir insan Allah'la dost olmuş olur. Vicdansızlık edip anlamazdan gelmezse Allah'la dost olmuş olur. Çünkü biz baktığımızda, samimi baktığımızda renkli bir dünya görüyoruz, insanlar ve cisimler görüyoruz. Bir de her şey çok mükemmel, muazzam bir mükemmellik var. Allah varlığını çok keskin gösteriyor ama çok sarsıcı net gösteriyor. Öyle hani flu falan değil. Hani omuzumuzdan tutup bizi sarsma var ya, ondan daha net gösteriyor. Çok özür dilerim, eşek olsa anlar artık. Hayvan olsa anlar. O derece net. Ama bazı insanlar tabii Allah aklını kapatırsa göremez o, şuurunu kapatırsa göremez. Bu kadar belirgin, açık varlığı göstertince her şeye hakim olan gücü sevmek gerekir mi, gerekmez mi? Şu laf mı? Bütün görüntü ona ait. Sevgiyi o yaratıyor, dostluğu o yaratıyor, arkadaşlığı o yaratıyor. Yiyeceklerden zevk almamızı, müzikten zevk almamızı, güzel kokudan, güzel tattan zevk almamızı, her türlü mutluluğu alenen kendisi yaratıyor. Ama biz diyeceğiz ki -haşa- bizi ilgilendirmiyor falan diyeceğiz. En vahşi mahluk bile olsa bunu yapmaz. İşte bunu yapmadı mı bir insan, yani normal insan vasfı gösterdiğinde Allah'a dost olur. Çünkü alenen görür varlığını ve ona müthiş bir sevgi duyar.
Çünkü mesela bak bize kola sunuyor Allah. Çikolata paketlere koymuş, süslü olarak yaratıyor paketin içinde. Tadı nefis, kokusu ve tadını nefis yaratıyor. Tablolar görüyoruz, balıklar var, suyun içinde balık sevelim diye. Sarmanı gösteriyor. Mesela bu özel yaratılmış.
Mesela bunun tüyünden bir tane alsan, o sarmanın bütün özelliklerinin içine kodlu bak, uyanık. Oradan dikkatlice bakıyor çaktırmadan. Yani kendisine ilgili bir konu oldu mu hemen bir dikkatlice şöyle çaktırmadan bir bakıyor. Bunun tüyünden bir parça alsan, ondan yüzlerce, binlerce sarman çıkar. Aynısı, tıpkısı çıkar. Kodlu, bütün özellikleri kodlu. Şimdi bakın, bu balıklar da bundan, kuyruğundan küçük bir parça alsan, balığın aynısı kodlu. Hatta balığın süründüğü bir yer olsa, o bile yeterli, balığın süründüğü bir yer. Hayvanın kodu oraya geçiyor. Taşa değiyor ya değmesi yeterli. Balığın bütün milyonlarca özelliği kodlu oluyor. Şimdi böyle bir şeyi nasıl biz anlamazdan gelelim ve öyle bir gücü her şeye hakim olan ve her türlü sevgiyi ve rahatlığı, güzelliği, zevki, mutluluğu yaratan sonsuz güce sahip olan Allah'ı adam lakayt bir gözle değerlendiriyorsa, bu normal bir şey değil bu. Bu anormalliğin en üstü. Şuuru kapalı olmanın dışında bunun bir açıklaması yok. Bunu fark ettiğinde bir insan, bunu normal olarak zaten mecburen takdir eder. Buna Allah'la dost olma deniyor. Mecburen. Bunun aksini nasıl yapsın bir insan? Deli bile yapmaz.