Sayın Adnan Oktar'ın 8 Şubat 2018 tarihli A9 TV röportajından
Atatürk'ü yeniden gençlere tanıtmak ve sevdirmek çok önemli
ADNAN OKTAR: Rahmetli'nin resimlerini göster. Bu yakışıklının binde biri, milyonunda biri olabilseler bu mübarek insanın. Şu kibarlığa, şu neşeye bak, şu kaliteye bak.
Ama güzel Atatürk'ün konuşmalarına da ekleyelim rahmetlinin. Yakışıklı delikanlı görsünler. Bak şu asalete bak. Şu klaslığa bak. Nereye baksan bir kibarlık klaslık. İşte ideal devlet adamı kişiliği bu. Bu şıklıkta, bu kalitede, bu zerafette, bu kalite anlayışında, bu üstünlükte olacak. Şahane ayakkabılar.
Atatürk'ün kıymeti tam bilinmiyor. Yeniden Atatürk'ü tanıtacak esaslı bir program yapılması lazım. TRT buna yeniden bir önayak olsun. Hem Diyanet İşleri Başkanlığı Atatürk'ün tanıtım için camilerde her yerde hutbeler okuttursun. Vaiz efendiler konuşmalar yapsınlar. Hem de TRT geceli-gündüzlü yayın yapsın. Atatürk'ün değeri çok iyi bilinsin ve anlaşılsın gençler tarafından.
-Atatürk'ün İran Şahı'yla konuşması vardı film olarak.
ADNAN OKTAR: Şu kaliteye bak, şu güzelliğe bak yani.
VTR- ATATÜRK: Zat-ı Şahanenizin Türkiye'yi kabul ettiğinizden dolayı çok mesut ve bahtiyarız efendim.
İRAN ŞAHI: Ben de ayak hoşnudum...
ATATÜRK: Çok teşekkür ederiz efendim. Çoktan beri teşrifi şahanelerinizi intizar ediyorduk efendim. Büyük hasretle ve derin samimiyetle, çok mesuduz ki o mülakat gününe malik olmuş bulunuyoruz.
….
ATATÜRK: Çok teşekkür ederim. Tabii, arkadaşlığımız çok eski zamandandı. Çok eski senelerden beri başlamış bulunuyor. Bunu şahsen birbirimizi tanımak suretiyle şüphesiz çok kuvvetlendireceğiz efendim.
…..
ATATÜRK: Hiç şüphe yok efendim. Biz de bütün memleketçe aynı fikir ve kanaatteyiz efendim.
İRAN ŞAHI: İnşaAllah.
ATATÜRK: Arzu buyurursanız, yukarıları bir görelim efendim. Buyurunuz.
ADNAN OKTAR: Şu güzelliğe bak şu güzelliğe bak. Tam salon delikanlısı, tam salon efendisi ve İngiliz terbiyesi ve Osmanlı saray adabı ve Osmanlı saray asaleti. Güzelliğe bak, bütün kıyafetler şık. Sabah kalkıyor şık, akşam şık. Konuşmalar son derece nezaketli, kibar. Devlet adamı böyle. Mükemmel.
-Aynı zamanda 1923 yılından Halide Edip Adıvar'la bir konuşmasının videosu vardı.
ADNAN OKTAR: Sesli değil.
-Sesli değil, evet.
ADNAN OKTAR: Sarı Zeybek diyorlar ya, hakikaten tam böyle. Tam tipik Oğuz Türkü hakikaten. Sarışın, mavi gözlü, tam beden yapısı, tam Oğuz Türkü, klasik. Çok akıllı, çok isabetli bir insan. Mükemmel olmuş şu yaptıkları. Bir mucize, Allah bir nimet olarak göndermiş.
-Atatürk'ün bu fotoğrafında da masada 32 kral, 62 cumhurbaşkanı var. Atatürk bakışları ve duruşuyla yine aralarında ön plana çıkıyor.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Şu asalete, şu güzelliğe bak. Şu masanın mükemmelliğine bak. Şu kalite anlayışına bak.
Atatürk'ü yeniden gençlere tanıtmak, yeniden sevdirmek çok önemli. Yani ondan ilgili çok esaslı ve köklü bir atılım yapılması lazım. Bu kalite anlayışına yeniden Türkiye'nin döndürülmesi gerekiyor. Esaslı bir gayret ve esaslı bir çalışma. Bu şart. Atatürk'ün çok iyi gündeme getirilmesi gerekiyor. Onda bir yanlışlık var. Atatürk tam tanıtılamamış. Şu Atatürk'ün kalitesi Türk gençliğine verilmiş olsa, her yere hakim olsa bitti. Avrupa'nın en mükemmel ülkesi oluruz.
O güzelliği ben bir daha göreyim. Şu şıklığa bak kardeşim. Şu klaslığa bak. Böyle yakışıklı delikanlı nerede bana dünyada göstersinler? O zamanın şartları içerisinde şu mükemmelliğe bak. Yaklaştır Gazi'yi. Yaklaştırarak göster. Bu kalitenin, şu şıklığın bütün Türkiye'ye hakim olduğunu düşün. Türkiye'deki güzelliği tahmin edemiyorum o zaman. Şuraya bak. Şu klaslığa bak. Günlük normal hayatı. Bak, tevazuundaa elini öptürmek istemiyor görüyor musun? Her yer, her şey klas. Bak hanımların kalitesine bak. Hanımlardaki o zerafeti görüyor musun, o devlet zerafetini?
Akitçiler gibi kadınlardan kaçmıyor. Kadınlarla iç içe. Ve kadınlara çok büyük saygı gösteriyor. Bak çiçek gibi görüyor musun, kadınlar nasıl süslü ve güzeller.
-Her zaman yanındalar.
ADNAN OKTAR: Şu dansa bak, şu neşeye bak yani. Bak hanımlarla dans ediyor, kendisi dans ediyor, müzik var, eğlence var.
Atatürk'ü bundan sonra sürekli gündemde tutalım. İdeal Türk genci, ideal Türk insanı olarak iyice zihinlere yerleştirelim.
Mesela yüksek bir İngiliz nişanı kabul edilen Dizbağı Nişanı Atatürk'e verilmek istendi. Mustafa Kemal Paşa bunu istiklal madalyasına başka madalya takmak istemediği için reddetti. “Kabul etmiyorum” dedi. İngiliz Derin Devleti’ni yerden yere vuran bir insandır Atatürk rahmetli. Defalarca suikast yapıldı. Atatürk, delikanlının hasıydı.
-Atatürk'ün iki başka resmi daha var. Bayanlarla birlikte.
ADNAN OKTAR: Bak kadınlarla hep iç işe. Bak hanımlar da dekolte. Lider böyle olur. Delikanlı böyle olur. Tayyip Hocam da mesela çok model delikanlıdır. Mesela dekolte hanımlarla da resim çektiriyor, kapalı hanımlarla da resim çektiriyor, çocuklarla da. Gayet de şık giyiniyor. Kartal Tibet'e çok benziyor Tayyip Hocam. Bak göstersene. Görüyor musun? Kartal Tibet'in resmini göster de aynısı.
-Adnan Bey, Keriman Halis'in Belçika'da Dünya Güzeli seçilmesi Türkiye'de büyük etkiyi yaratıyor. Keriman Hanım'a 3 gün içinde tam 30 bin tebrik telgrafı geliyor. Atatürk ise bu konuyla ilgili ilk açıklamasını 3 Ağustos 1932'de yapar. Atamızın sözleri şöyle: “Türk ırkının dünyanın en güzel ırk olduğunu bildiğimden Türk kızlarından birinin Dünya Güzeli seçilmesini tabii buldum.” Atatürk Türkiye'ye döndükten sonra Keriman Halis'i Ankara'ya çağırmış ve kraliçe anlamına gelen Ece soyadını vermiştir.
ADNAN OKTAR: Bak, dekolteyi destekliyor, kadınları destekliyor, bakımlı kadınları destekliyor, kendisi klas. Atatürk'ün örnek alınması çok hayati. Atatürk'ü muazzam gündem yapalım. Hiç olmadığı şekilde gençliğe Atatürk'e râm edelim. Ve Atatürk'ü çok seven, Atatürk'e örnek alan iyi bir gençlik yetişmesi için bütün gücümüzle gayret edelim.