"Bir ömür bir nefes" belgeselinden.
Dünya Hayatının Aldatıcı Süsleri
Yaşadığımız dünyada insan gözünü hangi yöne çevirse pek çok güzellikle karşılaşır. Mükemmel yapıdaki insan vücudu, milyonlarca çeşit bitki, tonlarca ağırlıktaki bulutların yer aldığı uçsuz bucaksız gökyüzü ve daha birçok şey ruha zevk verecek estetik bir görünümle yaratılmıştır. Gördüklerinin dışında diğer duyularıyla algıladığı pek çok detay da insana zevk verir. Güzel bir koku, tat ya da güzel ritimli bir müzik gibi. Dalından sarkan bir meyve, güzel kokusu ve tadıyla herkesin hoşuna gider. Yine aynı şekilde bir çiçeğin farklı tonlardan oluşan renkleri üzerindeki desen son derece zevk vericidir. Ya da güzel bir ev, son model bir araba. Her insan, yaşamını sürdürürken bunlar gibi daha birçok şeyi beğenip onları elde etmek ister. Fakat bütün bu sayılanlara bir süre geçtikten sonra dönüp baktığında görür ki dünyada tüm güzellikler sonludur. Yeryüzündeki bir mekan ne kadar güzel olursa olsun, aradan birkaç on yıl, hatta kimi zaman yalnızca bir mevsim geçtiğinde son derece tanınmaz hale gelebilir.
Örneğin bir meyve, dalından kopartıldıktan kısa bir süre sonra kararmaya başlar. O güzel kokusunu kaybeder. Ardından da çürür ve kötü bir koku yaymaya başlar. İnsan canlı renkleri ve hoş kokusuyla kendisini cezbeden çiçekleri alıp evine getirir ve bir vazoya koyar. Ancak aradan birkaç gün geçmeden çiçeklerin renkleri solar, canlılığı, diriliği kaybolur. Bir süre sonra ise kararmış ve çürümüştür.
Dünyanın en güzel yüzüne sahip olduğunu düşündüğünüz insanı 60 yıl sonra görseniz tanımakta bile zorlanabilirsiniz. O güzel insan yaşlanmış, yüzü kırışıklıklar içinde kalmış, saçları bembeyaz olmuştur.
Dünyadaki canlı, cansız her varlık zaman geçtikçe bozulma eğilimi gösterir. Bu çoğu insana doğal gibi gelir. Oysa burada çok derin bir anlam gizlidir. Etrafımızdaki her şey sürekli olarak bozulmaya, eskimeye, çürümeye doğru giderek bize aslında çok önemli bir mesaj vermektedir. Bu, dünyanın geçici ve aldatıcı bir hayal olduğu gerçeğidir. Allah, insanların dünyanın aldatıcı yönüne kanmamaları ve bu gerçeği düşünmeleri için Kuran'da çeşitli örnekler vermiştir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım: “Dünya hayatının örneği, ancak gökten indirdiğimiz, onunla insanların ve hayvanların yediği yeryüzünün bitkisi karışmış olan bir su gibidir. Öyle ki yer, güzelliğini takınıp süslendiği ve ahalisi gerçekten ona güç yetirdiklerini sanmışlarken, işte tam bu sırada gece veya gündüz ona emrimiz gelmiştir de, dün sanki hiçbir zenginliği yokmuş gibi, onu kökünden biçilip atılmış bir durumda kılmışız. Düşünen bir topluluk için biz ayetleri böyle birer birer açıklarız.” (Yunus Suresi, 24)
Süslü ve çekici kılınma dünyadaki imtihanın bir sırrıdır. Allah dünyada insanlara sunduğu tüm imkanları çok güzel ve gösterişli yaratmıştır. Ama bazı yönlerden eksik, aynı zamanda da geçici ve kısadırlar ki bu şekilde insanlar aradaki kıyası yapabilsinler. İşte sır burada saklıdır. Dünya hayatı Allah'ın şanına uygun olarak çok güzel, renkli ve ihtişamlıdır. Onda yaşamak, Allah'ın tecellilerinden zevk almak elbette bir nimettir ve Allah'tan istenir. Fakat hiçbir zaman Allah'ın rızasından ve ahiretten daha önemli değildir. Bu yüzden de insanların bu nimetleri kullanırken asla gerçek amaçlarını unutmamaları gerekir. Allah Kuran'da insanları bu konuda şöyle uyarmıştır:
“Size verilen her şey yalnızca dünya hayatının metaı ve süsüdür. Allah katında olan ise daha hayırlı ve daha süreklidir. Yine de akıllanmayacak mısınız?” (Kasas Suresi, 60)
Ayette bildirildiği gibi, dünya üzerinde güzel olan ne varsa bir gün güzelliğini kaybedecek ve hatta yok olacaktır. Bu gerçekleri kavrayan insanın tavrı ise, gerçek yurt olan ahirete hazırlık yapmak, yaşamını yalnızca Allah'ı hoşnut edeceği umulan yolları arayarak geçirmek olacaktır. Aksi takdirde dünyada da, ahirette de azapla karşılaşacaktır.
Bir kişi belki zengin olur ama mutlu olamaz. Güzel olabilir ama güzelliği başına dertler açabilir. Nitekim gazetelerde, televizyonlarda bu tür haberler her gün karşımıza çıkar. Bir ödül alırken gülümseyen, birkaç gün sonra ise mutsuzum diye demeç veren ünlüler, hayatta hiçbir şey ile tatmin bulamadıklarını açıklayan film yıldızları.
Hiç kimsenin bir şeyin en üstününe sahip olması dünya hayatında mümkün değildir. Sahip olunan meta, her ne olursa olsun muhakkak daha üstünü, daha iyisi, daha güzeli vardır. Dolayısıyla bu dünya, insan ruhunun gerçek huzuru ve tatmini bulacağı bir yer kesinlikle değildir.