"Hz. İbrahim ve Hz. Lut" belgeselinden
HZ. LÛT'A GELEN ELÇİLER
Rabbimiz Lût kavminin bu azgınlıklarına şiddetli bir azapla karşılık vereceğini elçileri aracılığıyla Hz. Lût (as)‘a bildirdi. Elçilerin Hz. Lût (as)'a gelişleri ve Allah'ın emri ayetlerde şöyle haber verilir:
“Lût dedi ki: 'Sizler gerçekten tanınmamış bir topluluksunuz. Hayır, dediler. Biz sana, onların hakkında kuşkuya kapıldıkları şeyle geldik. Sana gerçeği getirdik. Biz şüphesiz doğru söyleyenleriz. Hemen aileni gecenin bir bölümünde yola çıkar, sen de onların ardından git ve sizden hiç kimse arkasına bakmasın. Emrolunduğunuz yere gidin. Ve onlara şu emri verdik: Sabaha çıkarlarken onların arkası mutlaka kesilecektir.” (Hicr Suresi, 62-66)
Hz. Lut (as)‘ın eşi de helak edilecek kavme dahildi. Çünkü o da inkârcılardandı. Allah'ın peygamberlik makamıyla onurlandırdığı kıymetli bir insanın hanımı olması ona hiçbir şey kazandırmamıştı. Kuran'da Lut Kavminin uğradığı ibretlik son şöyle haber verilir:
“Hani Lut da kavmine şöyle demişti: Sizden önce âlemlerden hiç kimsenin yapmadığı hayâsız çirkinliği mi yapıyorsunuz? Gerçekten siz, kadınları bırakıp şehvetle erkeklere yaklaşıyorsunuz. Doğrusu siz, ölçüyü aşan azgın bir kavimsiniz. Kavminin cevabı, yurdunuzdan sürüp çıkarın bunları. Çünkü bunlar çokça temizlenen insanlarmış demekten başka olmadı. Bunun üzerine biz, karısı dışında onu ve ailesini kurtardık. O, karısı ise geride kalanlardandı. Ve onların üzerine bir azap sağanağı yağdırdık. Suçlu günahkarların uğradıkları sona bir bak işte.” (A’raf Suresi, 80-84)
Allah'ın Lut Kavmini nasıl bir azapla helak ettiği başka ayetlerde ise şu şekilde bildirilmektedir:
“Böylece emrimiz geldiği zaman üstünü altına çevirdik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık. Rabbinin katında belli bir biçime sokulmuş, damgalanmış olarak. Bunlar zalimlerden uzak değildir.” (Hud Suresi, 82-83)
Ayetlerde haber verilen “üstünü altına çevirmek” fiilinin bölgede meydana gelen şiddetli bir depremi anlatması mümkündür. “Üzerlerine balçıktan pişirilmiş, istif edilmiş taşlar yağdırdık” ifadesiyle de volkanik bir patlama ve bunun sonucunda püsküren, pişirilmiş kıvamdaki kaya ve taşlara işaret ediliyor olabilir. Yani kavim bir taraftan korkunç bir depremle, bir taraftan da üzerlerine yağan volkanik lavlar ve kızgın taşlarla yok olmuş olabilir. Elbette en doğrusunu Allah bilir.
Kuran'da geçen ve helaka uğrayan Lût Kavminin yaşadığı şehirler yakın geçmişte arkeolojik kazılarla ortaya çıkmıştır. Bunlar Tevrat'ta geçen ismiyle Sodom ve Gomorrah şehirleridir. Arkeolojik çalışmalara göre şehirler, bugünkü İsrail-Ürdün sınırı boyunca uzanan Tuz Gölü'nün yani Ölüdeniz'in yakınlarında bulunmaktadır. Ve bu alan bol miktarda kükürtle kaplıdır. İşte bu lav ve bazalt katmanları, zamanında buralarda volkanik bir patlamanın ve depremin olduğunu gösteren en büyük kanıtlardır. Zaten Lut Gölü ya da öteki adıyla Ölü Deniz, aktif bir sistemik bölgenin yani bir deprem kuşağının tam üstünde yer alır.