"Hz. Mehdi (a.s.)'ın mücadelesi" belgeselinden
HZ. MEHDİ (A.S.) MÜCADELESİNİ TARİHİN EN ZORLU DÖNEMİ OLAN AHİR ZAMANIN ŞİDDETLİ ORTAMINDA YÜRÜTECEKTİR
Tarih boyunca her dönemde tüm elçilere ve salih müminlere karşı amansız bir mücadele yürütülmüştür.
Tarih boyunca yaşamış olan tüm inkarcılar ve müşrikler, elçilerin tebliğ ettikleri hak dinin kendi menfaatlerine zarar vereceğini düşünerek onları kendilerine düşman edinmişlerdir. Bu, inkâr edenlerin aynı amaçla yüzyıllardır uyguladıkları bir yöntemdir. Kuran'da tarih boyunca hak dini tebliğ eden tüm elçilerin, menfaatperestlik, delilik, kendini beğenmişlik, büyücülük gibi türlü iftiralarla itham edildikleri haber verilmiştir. Peygamber (sav) de hadislerinde, kendisinden sonra gelecek tüm elçilerin Allah'ın gönderdiği dini tebliğ etmeleri nedeniyle çeşitli zorluk ve iftiralara maruz kalacaklarını haber vermiştir. Allah Kuran'da bu durumun Rabbimizin bir adetullahı olduğunu belirtmiş, tüm Müslümanların benzeri zorluklarla, iftiralarla ve baskılarla denenebileceklerini haber vermiştir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Andolsun, mallarınızla ve canlarınızla imtihan edileceksiniz. Ve sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve şirk koşmakta olanlardan elbette çok eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve sakınırsanız emirlere olan azimdendir.” (Al-i İmran suresi, 186)
Ancak yine Allah'ın adetullahı gereği, müminlerin aleyhine kurulan her tuzak en başından bozulmuş, atılan her iftirada boşa çıkmış olarak yaratılmıştır. Allah Kuran'da, inkâr edenlerin bu girişimlerinin daima müminlerin lehinde sonuçlanacağını haber vermiştir:
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Hani o inkâr edenler seni tutuklamak ya da öldürmek veya sürgün etmek amacıyla tuzak kuruyorlardı. Onlar bu tuzağı tasarlıyorlarken Allah da bir düzen, (bir karşılık) kuruyordu. Allah düzen kurucuların, (tuzaklarına karşılık verenlerin) hayırlısıdır.” (Enfal Suresi, 8)
“Şüphesiz Allah, (müşriklerin saldırı ve sinsi tuzaklarını) iman edenlerden uzaklaştırmaktadır. Gerçekten Allah, hain ve nankör olan kimseyi sevmez.” (Hac Suresi, 38)
“İşte size böyle… Gerçekten Allah, kâfirlerin hileli-düzenlerini boşa çıkarıcıdır.” (Enfal Suresi, 18)
Tarih boyunca süre gelen bu durum, elbette ki Hz. Mehdi (as) ve cemaati için de geçerli olacaktır. Ancak zarar vermek amacıyla atılan her adım, Mehdi (as) cemaatinin hayrına dönüşecek, Hz. Mehdi (as) aleyhinde yürütülecek olan tüm faaliyetler, onun dünya çapında daha iyi tanınmasına, üstün özelliklerinin daha da ortaya çıkmasına ve daha da başarılı olmasına vesile olacaktır.
Hz. Mehdi (as)'ın karşısındaki negatif güçler, dönemin ahir zaman olması sebebiyle Hz. Mehdi (as)'a karşı tarihin en çetin mücadelesini vereceklerdir.
Allah her dönemde müminlerle birlikte inkârcıları da yaratmış ve inkâr edenler her zaman müminlere karşı amansız bir mücadele vermişlerdir. Allah'ın adetullahı gereği mümin toplulukları her zaman sayıca az olmuştur. İnkâr edenler ise imtihanın gereği olarak çoğunluğu temsil etmişlerdir.
İşte ahir zamanda da yine Allah'ın bu adetullahı gereği, Hz. Mehdi (as) cemaatinin sayısı 300 kişi civarında olacak ve bu kadar az bir sayıyla tüm dünyaya İslam ahlakını hakim kılmanın mücadelesini vereceklerdir.
İçerisinde bulunduğumuz ahir zamanda, teknolojinin, görsel ve yazılı basının etkisinin ve internet-uydu gibi iletişim imkanlarının en yüksek güce ulaştığı düşünüldüğünde, dinsizliğin Hz. Mehdi (as) karşısında vereceği mücadelenin ne kadar etkin olacağı da daha iyi anlaşılmaktadır.
Sayın Adnan Oktar, Mehdiyet'in karşısında yer alan negatif güçlerin etkisini bir röportajında şöyle bir örnekle açıklamıştır:
6 Nisan 2010 Gaziantep Olay Tv Röportaj
ADNAN OKTAR: Mehdiyet dünyada görülmemiş derecede şiddetli olaylarla karşılaşacaktır. Yani dünya tarihinde hiç görülmemiş olaylarla karşılaşacaktır. Çünkü mesela eskiden peygamberlerin zamanında bir bölgede, mesela 100 binlik bir şehirde fitne çıkarıyorlar. 50 bin kişilik yahut 1 milyon kişilik bir topluluk içinde fitne çıkarıyorlardı. Şu an 7 milyar insanın içinde fitne çıkarılıyor. Mehdiyet'in karşısında milyarlarca sapkın insan var.
İşte Hz. Mehdi (as) böyle bir ortamda çalışmalarına başlayacak ve bu şartlar içerisinde mücadelesini yürütecektir. İnkâr edenler, Hz. Mehdi (as) cemaatinden ayrılan münafıklar, Müslümanların arasından çıkan ve Hz. Mehdi (as)'ı hedef alan müşrikler, dinsizliği temsil eden masonlar, ateistler ve materyalistler Mehdiyet karşısında iş birliği yapacak, tüm teknoloji ve iletişim imkanlarını da bu yönde aleyhte faaliyet yapmak için kullanacaklardır.
Dolayısıyla Mehdi (as) döneminde tarih boyunca gelmiş geçmiş toplumlardaki inkarcıların sahip olduğu imkanlarla kıyaslanamayacak kadar çetin ve şiddetli bir mücadele ortamı olacaktır. Ancak Allah'ın bundan yaklaşık 1430 sene önce vaat ettiği gibi Hz. Mehdi (as) çok az sayıdaki talebeleriyle birlikte tüm bu inkârcı topluluklarına karşı galip gelecektir.
Ahir zamandaki dinsizliğin şiddeti nedeniyle Hz. Mehdi (as) ilk başlarda fikrin mücadelesini gizlice sürdürecektir. Peygamberimiz (sav)’in hadislerinde, Hz. Mehdi (as)’ın henüz halk tarafından tanınmadığı ilk dönemlerinde, faaliyetlerinde gizli olarak gerçekleştireceği bildirilmiştir. Bunun en önemli sebeplerinden biri ise, Hz. Mehdi (as)’ın ortaya çıktığı dönemin, dinsizliğin etkisinin ve ahlaki dejenerasyonun çok ciddi boyutlara ulaştığı bir dönem olmasıdır. İnkâr edenlerin, din ahlakına ve inananlara karşı çok şiddetli bir düşmanlık besledikleri, bu yönde gizli ve açık yoğun bir faaliyet içinde oldukları çok çetin bir dönemde, Hz. Mehdi (as) ortaya çıkmayacak ve insanlar tarafından tanınmayacaktır. Hz. Mehdi (as)’ın ilk dönemlerde faaliyetlerini insanlardan gizlenerek yürüteceği hadislerde şöyle haber verilmiştir:
“Hz. Mehdi (as), geceleri ibadetle meşgul olup, gündüzleri gizli olacak…” (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi Beyanı Enne’l Hz. Mehdi min Evladı Ali b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)
Nechü'l-Bela'dan: “İnananların efendisi (sav) dedi ki: O, (Hz. Mehdi (as)) insanlardan saklanırken iz sürücüler arasalar bile onun ayak izlerini görmezler…” (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, c. 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 186)
Bu dönemde Hz. Mehdi (as), toplum içerisine çok çıkmayacak, çok az sayıda kişiyle görüşecektir.
“Bu emrin sahibi (Hz. Mehdi (as)) mutlaka gaybete çekilecek ve gaybetinde de mutlaka (halktan) uzaklaşacaktır…” (Şeyh Muhammed b.İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 216)
Hz. Hüseyin bin Ali (as) Şöyle buyurur: “..Hz. Mehdi (as) Bir müddet gözlerden kaybolacaktır.” (Bihar-ul Envar, c. 51, s.133; Isbat-ül Hüdat, c. 2, s. 333 ve 399)
Böyle bir dönemde Hz. Mehdi (as)'ın insanlardan gizli kalması ve tanınmaması, O'nun Allah'ın izniyle inkâr edenlerin saldırılarından korunmasına ve çalışmalarını çok daha kolay bir şekilde yapabilmesine vesile olacaktır.
Ama Allah, halkın nefislerine karşı zulmü, cefası ve israfı yüzünden O'nu, (Hz. Mehdi (as)'ı) halktan gizleyecektir.” (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 162)
Yanında çok az kişi olup büyük çoğunluğun ona karşı olması, Hz. Mehdi (as)’ın mücadelesini çok daha değerli kılacaktır.
“Aralarında kadınların da bulunduğu 314 kişilik bir grup oluştururlar. Onlar her zalime galip gelirler. Onların kalpleri demir gibidir ve onlar gündüz arslan, gece de abiddirler. Ne evvelkiler ne de sonrakiler fedakârlıkta onlara yetişemez.” (Ukayli “En-Necmu’s-sakıb fi BeyanıEnne’l Mehdi min EvladıAli b. Ebi Talib Ale’t-Temam ve’l kamal”)
Muhammed bin Hanefi (ra)’tan rivayet edildi ki: “Sayıları Bedir Ashabı (313) kadardır. Evvelkiler onları geçemediği gibi sonrakiler de onlara yetişemezler. Onların sayıları Talut'la Nehri geçenler kadardır.” (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-i Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 57)
Ahir zamanda Hz. Mehdi (as)'ı destekleyenlerin ve yardımcılarının sayısının çok az olacak olması Allah'ın Kuran'da bildirdiği adetullahının bir gereğidir. Bu durum tarih boyunca yaşamış olan tüm mümin topluluklarında hep aynı olmuştur. Kuran'da peygamberlerin ve çevrelerindeki samimi olarak iman eden kişilerin hep çok az olduğuna dair bilgiler verilmiştir. Örneğin Hz. Musa (as)’a yalnızca yaşadığı toplumun gençlerinden oluşan çok az sayıda kimse iman etmiştir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden, gençlerinden başka, firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla iman eden olmadı…” (Yunus Suresi, 83)
Bir ayette Hz. Musa (as)'a inananların çok az sayıda olduklarını, dönemin Firavununun şöyle dile getirdiği haber verilmiştir.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Gerçek şu ki bunlar azınlık olan bir topluluktur.” (Şuara Suresi, 54)
Bir başka ayette ise, Hz. Nuh (as)'a uyan kimselerin sayısının da çok az olduğu şöyle bildirilmiştir:
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“…Zaten onunla birlikte çok azından başkası iman etmemişti.” (Hud Suresi, 40)
Kuran'da Hz. Lut (as)'a da çok az kişinin iman ettiği bildirilmektedir. Lut Kavmine büyük bir felaket isabet ettiğinde Allah oradan sadece iman etmeyen hanımı dışında Hz. Lut (as)'ın iman eden aile mensuplarını kurtarmıştır.
Hz. İsa (as)a da az sayıdaki havarilerin iman ettikleri ve bunun dışında halktan ona inanan kimsenin olmadığı haber verilmiştir.
Aynı şekilde Kuran'da Ashab-ı Kef adlı topluluğunda sayılarının çok az olduğu bildirilmiştir.
İnsanlar tarih boyunca asılsız iftiralar ve karalamalarla karşı karşıya kalan salih müminlerden uzak durmayı tercih etmişlerdir. Elbette bu durum, söz konusu insanların önemli bir yanılgısıdır. Ancak aynı yanılgı nedeniyle pek çok insan karşılaşabilecekleri baskı ve zorluklardan endişe duyarak Hz. Mehdi (as)’a da tabi olmaktan kaçınacak ve Mehdi cemaatinden uzak duracaklardır.
İnsanları Allah'a iman etmeye davet eden, dine çok büyük hizmetler veren böyle değerli bir insana inananların sayısının bu kadar az olması çok şaşırtıcıdır.
Zira Hz. Mehdi (as), Allah'a olan bağlılığı, ihlası ve üstün ahlakıyla dikkat çeken, dinin ve Müslümanların hayrına yönelik çok fazla hizmet eden bir kimse olacaktır.
Ahlakı Peygamberimiz (sav)’e benzetilen, yalnızca Allah'ın rızasına uyan, tüm insanların dünyada ve ahiretteki kurtuluşu için samimi çaba harcayan böyle hayırlı bir insanın etrafında normalde çok sayıda insan toplanmış olması gerekir. Ahlakını ve yaptığı hayırlı faaliyetleri gören her Müslümanın bu kimsenin yanında olmayı istemeleri ve onu desteklemeleri umulur. Ancak buna rağmen Müslümanlar arasında da Hz. Mehdi (as)’a destekleyen insanların sayılarının son derece az olacak olması çok düşündürücüdür.
Demek ki Hz. Mehdi (as)’ın yaşadığı toplumdaki insanlar, onun sahip olduğu üstün özellikleri, yürüttüğü hayırlı faaliyetleri açıkça gördükleri halde yine de dinsizliğin baskısı ve çeşitli dünyevi menfaat hesapları nedeniyle Hz. Mehdi (as)’dan uzak duracaklardır.
Allah'ın adetullahı gereği gerçekleşecek olan bu durum, Hz. Mehdi (as)’ın mücadelesini çok daha kıymetli kılacaktır. Allah, Hz. Mehdi (as) ve cemaati vesilesiyle çok az sayıda bir topluluğu, çok sayıda bir topluluğa galip getirecektir. Mücadelesini çok zor şartlar altında ve çok az sayıda insanla sürdürecek ve buna rağmen İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılacak olması Hz. Mehdi (as)’ın dünyadaki ve ahiretteki üstünlüğüne vesile olacaktır.
Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım:
“Nice küçük topluluk, daha çok olan bir topluluğa Allah'ın izniyle galip gelmiştir. Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Bakara Suresi, 249)