"İnsanın yaratılışı" belgeselinden
İNSANIN ''ALAK''TAN YARATILIŞI || İNSANIN YARATILIŞI
Ekranda spermle henüz birleşmiş bir yumurta hücresi görüyorsunuz. Spermin ve yumurtanın genetik bilgileri yan yana duruyor. İşte şu anda yeryüzünün en büyük mucizelerinden biri gerçekleşmek üzere. İki genetik bilgi yepyeni bir insanı oluşturmak üzere birbirine karışacak. Ve birleşme gerçekleşti.
Belki inanması güç ama bu hücrenin içinde doğmamış bir insana ait bütün bilgiler bulunmaktadır. Doğacak olan bebeğin göz, cilt ve saç rengi, yüzünün şekli ve bütün diğer fiziksel özellikleri burada şifrelenmiştir. Yalnızca dış görünüşü değil, iskeleti, iç organları, derisi, damarları ve hatta damarlarının içinde dolaşan kan hücrelerinin şekilleri ve sayılarına dek vücuduna ait bütün detaylar belirlenmiştir.
İnsanın 7 yaşındaki özelliklerinden 70 yaşındaki özelliklerine kadar her şey belirlenmiş ve bu hücre içine yazılmıştır. Döllenmeden kısa bir süre sonra hücre çok şaşırtıcı bir hareket daha yapar. Bölünür ve iki yeni hücre oluşur. Sonra bu hücreler tekrar bölünür ve dört hücre oluşur. Artık yeni bir insanın inşaına başlanmıştır.
Peki hücre niçin bölünme kararı alır? Niçin insanı inşa etmek gibi bir görev yüklenir? İnsanı inşa etme bilgisini hücreye kim vermiştir?
Bu sorular bizi, hücreyi, hücrenin içinde bulunduğu insanı, insanın içinde bulunduğu dünyayı ve bütün evreni yoktan var eden sonsuz akıl ve kudret sahibi Allah'ın varlığına götürür.
Şu anda sürekli bölünmekte ve çoğalmakta olan hücre topluluğunun fallop tüpünün içindeki yolculuğunu görüyorsunuz. Bu hücre topluluğuna artık zigot denmektedir. Zigotun içindeki hücreler bölünüp çoğalırken çok şaşırtıcı bir olay daha gerçekleşir. Hücrelerden bazıları diğerlerinden farklılaşmaya başlar. Eski hücreler merkezde toplanırken, farklılaşan hücreler de bu hücrelerin etrafını çevreler. Kısa bir süre sonra merkezdeki hücre grubu embriyoyu, yani doğacak bebeğin ilk halini çevresindeki grupta embriyoyu besleyecek olan plasentayı oluşturacaktır.
Hücrelerin birdenbire farklılaşmaya başlamaları, embriyo veya plasentayı oluşturmaya karar vermeleri, bilim dünyası tarafından büyük bir mucize olarak kabul edilmektedir. Bunu hücrelere yaptıran gizli bir emir vardır.
Zigot döllendikten yaklaşık 4 gün sonra kendisi için hazırlanmış özel mekana yani anne rahmine ulaşır. Vücuttan dışarıya atılmaması için rahme tutunması gerekmektedir. Ancak zigot, birbirine benzer hücrelerden oluşmuş yuvarlak bir yığındır. Bir yere tutunmasını sağlayacak özel bir kancası veya uzantısı yoktur. Öyleyse rahim duvarına nasıl tutunacaktır? Bu da hesaplanmıştır. Zigot, anne rahminin duvarına ulaştığında özel bir sistem devreye girer. Elektron mikroskobunda çekilen bu görüntü, anne rahmine henüz ulaşmış bir zigotu göstermektedir. Zigotun en dış yüzeyinde bulunan hücreler, rahim duvarını eriten özel bir enzim salgılar. Böylece zigot, rahme sıkıca tutunur ve vücuttan dışarı atılmaktan kurtulur. Zigot'un yüzeyinde, gereken yerde gerekli enzimi salgılayacak hücrelerin bulunması, yaratılışın kusursuzluğunu bir kez daha göstermektedir. Bu kusursuz yaratılış sayesinde zigot, rahim duvarına gömülür. Rahme tutunup büyümeye başlayan bu yeni canlıya artık embriyo denmektedir.
Modern biyolojinin bulduğu bu gerçek, Kuran'ın önemli bir mucizesini de ortaya çıkarmıştır. Allah, Kuran'da bebeğin anne rahmindeki ilk evresinden söz ederken “alak” kelimesini kullanır.
“Yaratan Rabbin adıyla oku. O, insanı bir alaktan yarattı. Oku, Rabbin en büyük kerem sahibidir.” (Alak Suresi, 1-3)
“Alak” kelimesinin Arapçadaki anlamı ise, “bir yere asılıp tutunan şey” demektir. Hatta “alak” kelimesi asıl olarak deriye yapışarak oradan kan emen bazı parazitleri tanımlamak için kullanılır. İnsanların biyoloji bilgisinin çok geri olduğu bir devirde vahyedilen Kuran-ı Kerim'de, anne karnındaki zigotu tam olarak tarif eden bir kelime kullanılmıştır. Bu, Kuran'ın Allah sözü olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500