"Kuran Darwinizm'i yalanlıyor 2" belgeselinden
Sudan yaratmanın evrimsel yaratılışa işaret ettiği yanılgısı
“Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.” (İnsan Suresi, 2)
Evrimsel yaratılışı savunanlar, Kuran'ın birçok ayetinde geçen insanın sudan yaratıldığı şeklinde ifadeleri de kendi iddialarına bir delil olarak göstermeye çalışmaktadırlar. Oysa insanın sudan yaratıldığının ifade edildiği ayetler de yine İslam alimleri ve tefsirciler tarafından her zaman spermadan yaratılma olarak açıklanmıştır.
Örneğin, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır, İnsan Suresinin ikinci ayetini şu şekilde tefsir eder:
“Şu şekilde yaratıldı bir nutfeden. Râbb'ın açıkladığı üzere nutfe, esasen saf suya denir. Erkeğin suyuna da nutfe denilmiştir. Örfte nutfe ile meni, eş anlamlı gibi sayılmıştır. Fakat, Kıyamet Suresi’nin sonunda da geçtiği gibi, Kuran'da “dökülen meniden bir nutfe” buyrularak, nutfenin meniden bir parça olduğu ifade edilmiştir.
Sahih-i Müslim'de rivayet olunduğu üzere:
“Suyun hepsinden çocuk olmaz” hadis-i şerifinde de, bir bütünün her parçası kastedilerek, bir suyun her bir parçasından buyrulmamış bir parçası kastedilerek, “suyun tamamından” buyrulmuş olmasından çocuğun meydana geldiği o suyun, suyun toplamı olan bütün meni değil, onun bir parçasından ibaret olduğu anlatılmış bulunduğundan, nutfe, meniden bir cüz olan saf tohumun adı olduğu anlaşılır.
İmam Taberi ise bu ayeti:
“Âdem'in zürriyetini erkeğin ve kadının birbirine karışan döl sularından yaratmışızdır” şeklinde tefsir etmektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen tefsirinde ise bu ayet şöyle açıklanmaktadır:
“Şüphe yok ki biz insanı karışık bir damla sudan yarattık. Erkekle kadının birbirine karışan sularından vücuda getirdik. İnsanlar, bir müddet nutfe, yani duru, sâfi bir su hâlinde ve bir müddette alaka, yani uyuşmuş kan hâlinde ve bir müddette mudga, yani küçük et parçası hâlinde bulunmuşturlar. Daha sonra da kemik kesilip etle bürünmüş, berhayat hâle gelmişlerdir.”
Bu açıklamalarda da görüldüğü gibi insanın karmaşık olan bir damla sudan yaratılmasının, evrim teorisinin suyun içinden tesadüfler sonucu oluşan bir tek hücreden aşama aşama insanın meydana gelmesi iddiasıyla hiçbir bağlantısı yoktur. Tüm büyük müfessirlerin açıkladığı gibi bu ayette de insanın anne karnındaki yaratılışına dikkat çekilmektedir.
İnsanın yaratılış aşamalarının anlatıldığı bir diğer ayette dikkatli incelendiğinde bu yorumlardaki köklü yaralı bir gözler önüne serilmektedir. Ayette şöyle buyrulmaktadır:
“Ey insanlar! Eğer dirilişten yana bir kuşku içindeyseniz, gerçek şu ki, biz sizi topraktan yarattık. Sonra bir damla sudan, sonra bir alaktan, sonra yaratılış biçimi belli belirsiz bir çiğnem et parçasından, size kudretimizi açıkça göstermek için. Dilediğimizi adı konulmuş bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz. Sonra sizi bebek olarak çıkarıyoruz. Sonra da erginlik çağına erişmeniz için sizi büyütüyoruz. Sizden kiminizin hayatına son verilmekte, kiminiz de bildikten sonra hiçbir şey bilmeme durumuna gelmesi için ömrün en aşağı ucuna yaşlılığa geri çevrilmektedir. Yeryüzünü kupkuru ölü gibi görürsün, fakat Biz onun üzerine suyu indirdiğimiz zaman titreşir, kabarır ve her güzel çiften ürünler bitirir.” (Hac Suresi, 5)
Ayette bir insanın yaratılış aşamaları tarif edilmektedir. Birinci aşama olan toprak, insandaki temel mineralleri ve elementleri içeren ham maddedir. İkinci aşama ise bu elementlerin anne karnındaki yumurtayı döllemek için gerekli yapıya ve genetik bilgiye sahip olan spermleri içeren ve Kuran'da “karmaşık bir su” tabiriyle tarif edilen menide bir araya gelmesidir.
Kısacası insanın temel ham maddesi topraktır. Toprağın hüzündeki elementler bir damla menide o insanı meydana getirecek bir şekilde toplanmıştır. Ayette bu su aşamasının hemen ardından insanın ana karnındaki gelişim aşamaları belirtilmiştir. Oysa evrim teorisi canlılığın sözde suda başlamasından insanın ortaya çıkması arasında ilk hücre, tek hücreliler, çok hücreliler, omurgasızlar, omurgalılar, sürüngenler, memeliler, primatlar ve bunun gibi ve bunların sayısız ara aşamaları gibi milyonlarca farazi aşama olduğunu varsayar. Ayetteki sıralamada ise hiçbir şekilde böyle bir mantık ve tarif olmadığı çok açıktır.
İnsanın bir damla su halinden sonra alak haline geldiği bildirilmektedir. Dolayısıyla çok açıktır ki, ayette insan türünün geçirdiği evrim aşamaları değil, tek bir insanın anne karnından önceki, anne karnındaki ve doğduktan sonra yaşlılığına kadar devam eden yaratılış aşamaları tarif edilmektedir.
İnsanın ve diğer canlıların sudan yaratıldığını bildiren diğer ayetlerde de yine evrim teorisine dayanak oluşturacak bir mana yoktur. Ayetlerde bir damla suyun meni olduğu açıkça ifade edilmektedir.
“Doğrusu, çiftleri, erkek ve dişiyi yaratan O'dur. Bir damla sudan meni döküldüğü zaman. Gerçek şu ki, diğer diriltme de O'na aittir.” (Necm Suresi, 45-47)
Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi?” (Kıyamet Suresi, 37)
“İnsan bir baksın, hangi şeyden yaratıldı? Dökülüp atılan bir sudan yaratıldı. Bu su, bel kemiğiyle kaburgalar arasındaki organlardan çıkar.” (Tarık Suresi, 5-7)
Daha önce de belirttiğimiz gibi ayetlerde canlıların sudan yaratıldığı bildirilerek canlıların temel malzemesinin su olduğu haber verilmektedir. Nitekim modern biyoloji ortaya koymuştur ki su dünyadaki her canlının vücudunun en temel unsurudur. İnsan vücudunun yaklaşık %70'i sudur. Her canlı, vücudundaki su sayesinde hücre içi, hücreler arası ve dokular arası ulaşımı sağlar. Su olmadan canlılık olamaz.