Radikal Hıristiyanların yanılgıları

2538

"Gelin birlik olalım 1" belgeselinden

 

RADİKAL HIRİSTİYANLARIN YANILGILARI

 

Çağımızda Hristiyan dünyasının büyük çoğunluğunun diğer dinlerin mensuplarına karşı İncil'de yer alan hoşgörü, sevgi ve saygı prensipleriyle yaklaşması son derece önemli bir gelişmedir. Bir zamanlar daha etkin olan tutucu anlayış yerini hoşgörü ve toleransa bırakmıştır. Buna rağmen Hıristiyan dünyasında halen nadir de olsa farklı inançlara mensup kişilere karşı hoşgörüsüz ve hatta saldırgan yaklaşımlara rastlanabilmektedir. Kimi dini liderler, diğer dinlerle ilgili doğruluk payı olmayan açıklamalarda bulunmakta, bu dinlere inanan kişilerin günahkar ve suçlu olduklarını öne sürmektedirler. Ayrıca Orta Çağ'daki Haçlı zihniyetini koruyarak Müslümanlara karşı saldırgan yorumlar yapan bazı Hristiyan liderler Eski Ahit’e bir takım anlamlar yükleyerek yakın gelecekte Müslümanlarla Batı dünyası arasında bir savaş yaşanacağını, daha da kötüsü yaşanması gerektiğini savunmaktadırlar. Ancak barışı tesis etmek yerine savaş çağrısı yapmak, tarihte de birçok örneği olduğu gibi insanlığa yalnızca yıkım getirecektir.

Radikal Hristiyanların en önemli yanılgılarından bir diğeri ise, yaşanması gerektiğini düşündükleri bu savaşı, yani Armageddon'u Mesih'in gelişinden önce gerçekleşmesi gereken bir olay olarak değerlendirmeleridir. Oysa bu çarpık anlayış, Hz. İsa (as)’ın Hristiyanlara öğretmiş olduğu ahlaka tamamen terstir. Çünkü İncil okunduğunda Hz. İsa (as)’ın insanlara hep sevgi, barış ve dostluk tavsiye ettiği görülür ve bu savaş beklentisi içindeki kişilerin büyük bir aldanış içinde olduklarını gösterir. Ayrıca tüm Hristiyanlar bilmelidirler ki Hz. İsa Mesih (as)’ın ikinci kez yeryüzüne gelişini yalnız Hristiyanlar değil Müslümanlar da büyük bir heyecanla beklemektedir. Çünkü bu mucizeye Kuran'da işaret edilmekte ve Hz. Muhammed (sav)’in hadislerinde de Allah'ın bu mübarek Peygamberinin gelişi açık olarak bildirilmektedir. Dolayısıyla hem Hristiyanlar hem de Müslümanlar bu büyük mucize için ortak bir bekleyiş ve hazırlık içinde olmalıdırlar. Yapılması gereken en önemli hazırlıksa Allah'ın razı olacağı bir ahlak içinde olmaya çaba göstermektir. Unutmamak gerekir ki Hz. İsa (as)’ın gelişiyle birlikte Allah'ı inkar eden felsefeler ve putperest inançlar fikren yenilgiye uğrayacak, ırkçılık, faşizm gibi ideolojiler silinecektir. Böylece dünya savaşlardan, çatışmalardan, etnik düşmanlıklardan, zulüm ve haksızlıklardan kurtulacak, insanlık, barış, mutluluk ve huzur içinde bir dönem yaşayacaktır. Dolayısıyla, samimi olarak Hz. İsa (as)’ın gelişine hazırlanan dindarların, böyle bir ortamın altyapısını oluşturacak ortak çalışmalarda bulunmaları şarttır.

Her türlü çatışmayı engellemek için gayret etmeleri, ayrılıkları, tartışmaları ve husumetleri bir kenara bırakmaları gerekmektedir. Burada bir nokta gözden kaçırılmamalıdır. İki toplum arasında anlayışa ve saygıya dayalı bir ilişki kurulmasını engellemeyi amaçlayan açıklamalar ve yaklaşımlar hiç şüphesiz en iyi şekilde Hristiyanlar tarafından etkisizleştirilebilir. Hristiyanların bu sorumluluğu İncil'de şöyle ifade edilmektedir:

“Fakat, Allah'ın kulları gibi iyilik işleyerek, akılsız adamların cehaletini susturun. Bütün insanlara hürmet edin, kardeşliği sevin, Allah'tan korkun!..” (Petrus’un 1. Mektubu, Bap 2,15-17)



 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
mp3mp4youtube