Kambriyen Devri Evrim Teorisini Yıkmak İçin Yeterlidir!
Kambriyen Devri Evrim Teorisini Yıkmak İçin Yeterlidir!
Kambriyen dönemi günümüzde yaşamakta olan tüm çok hücreli canlı gruplarının birdenbire ortaya çıktığı jeolojik dönemin adıdır. Bu ortaya çıkış öylesine ani ve geniş şaplı olmuştur ki bilim adamları buna Kambriyen Patlaması adını verirler.
Evrim teorisinin hayali hikayelerine göre canlılık tek bir kökten gelen ancak sonra dallara ayrılan bir ağaç gibi olmalıdır. Nitekim bu varsayım Darwinist kaynaklarda ısrarla vurgulanır ve “hayat ağacı” kavramı sık sık kullanılır. Evrim teorisinin iddiası budur.
Peki ama gerçekten böyle mi olmuştur? Kesinlikle hayır. Bugün bilinen tüm hayvan filumları yeryüzünde aynı anda Kambriyen devri olarak bilinen jeolojik dönemde ortaya çıkmışlardır. Kambriyen devri, 530 ila 520 milyon yılları arası olarak hesaplanan 10 milyon yıllık bir jeolojik dönemdir. Bu kısa dönem içinde bütün hayvan filumları tek bir eksik bile olmadan bir anda ortaya çıkmışlardır.
Kambriyen kayalarında bulunan fosiller, salyangozlar, trilobitler, süngerler, solucanlar, deniz anaları, deniz yıldızları, yüzücü kabuklular, deniz zambakları gibi çok farklı canlılara aittir. Bu tabakadaki canlıların çoğunda günümüzdeki örneklerinden hiçbir farkı olmayan göz, solungaç, kan dolaşımı gibi kompleks sistemler, ileri fizyolojik yapılar bulunur. Bu yapılar hem çok kompleks hem de çok farklıdır.
Evrimci Richard Dawkins, Kambriyen patlamasının evrimi nasıl çürüttüğünü şu sözleriyle ifade eder:
“Kambriyen patlamasıyla ortaya çıkan fosiller sanki hiçbir evrim süreci geçirmeden hemen oraya yerleştirilmiş gibiler.”
Başka bir evrimci Stephen J. Goode ise:
“Darwin'i Kambriyen patlamasından daha fazla sıkıntıya sokan başka hiçbir şey yoktu” demektedir.
Günümüzde yaşayan pek çok canlıdan çok daha kompleks yapılara sahip olan Kambriyen canlıları evrimcileri çaresiz bırakıyor.
Evrim teorisinin iddialarına göre Kambriyen dönemi sergilediği biyolojik komplekslik seviyesi için fazlasıyla erken bir dönemdir. Çünkü Darwinist teorinin iddiası canlıların sahip oldukları kompleks yapıları uzun zaman dilimlerinde kademeli olarak kazandıkları şeklindedir. Buna göre yaşam formları hayali evrimsel tarihlerinin başında ilkel özelliklere sahip olmalı, kompleks özellikler ancak uzun bir evrim sürecinden sonra kazanılmış olmalıdır.
Oysa canlılığın tarihi bunun tam tersi bir tablo ortaya koyar. İlk canlılar günümüz canlılarıyla aynı beden yapılarına, göz, duyarga, ayak, ağız, mide gibi kompleks organlara sahiptir. Dolayısıyla komplekslik, canlılığın tarihinde geçtiği ilk anda gelen bir özelliktir. İlk ortaya çıktıkları andan itibaren vardır.
Berkeley Üniversitesi profesörü Philip Johnson, paleontolojinin ortaya koyduğu bu gerçeğin Darwinizm ile olan açık çelişkisini şöyle açıklar:
“Darwinist teori, canlının bir tür giderek genişleyen bir farklılık üçgeni içinde geliştiğini öngörür. Buna göre canlılık, ilk canlı organizmadan ya da ilk hayvan türünden başlayarak giderek farklılaşmış ve biyolojik sınıflandırmanın daha yüksek kategorilerini oluşturmuş olmalıdır. Ama hayvan fosilleri bizlere bu üçgenin gerçekte baş aşağı durduğunu göstermektedir. Filumlar, henüz ilk anda hep birlikte vardır. Sonra giderek sayıları azalır.”
Philip Johnson'ın belirttiği gibi filumların kademeli olarak oluşması bir yana tüm filumlar bir anda var olmuşlar hatta ilerleyen dönemlerde bazılarının soyu tükenmiştir. Çok farklı canlıların bir anda ve kusursuz bir şekilde ortaya çıkmalarının anlamı ise yaratılıştır.
Tüm bilimsel deliller göstermektedir ki yeryüzünde ortaya çıkan ilk canlılar evrimleşerek gelişim göstermemiş birbirlerinden dönüşerek türleri meydana getirmemişlerdir.
Kambriyen canlıları hiçbir sözde ilkel ataya sahip olmadan birdenbire tarih sahnesine yer almışlardır. Hayvanlar aleminin tüm temel yapılarını içine alan 50'ye yakın filumun sergilendiği 530 milyon yıl önceki Kambriyen canlıları evrim teorisini temelden çökertmiştir. Evrim bu gerçek karşısında eriyip yok olmuştur.
Geçmiş yüzyıllarda insanların canla başla savundukları, dünyanın dev bir kaplumbağanın sırtında bulunduğu hikayeleri şu anda bizlere ne kadar mantıksız geliyorsa Darwinizm de gelecek nesiller için aynı şekilde komedi unsuru olacaktır. İnsanlar, Nobel ödüllü profesörlerin, öğretim üyelerinin, bilim adamlarının böyle bir komediye nasıl inandıklarına ve nasıl böyle bir safsatanın peşinden sürüklendiklerine anlam veremeyeceklerdir. 20. Yüzyıl tüm Darwinist bilim çevreleri için bir utanç yüzyılı olarak anılacaktır.
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500
