"Göklerdeki düzen" belgeselinden.
KARA DELİKLER
Karadelik kavramı bilim literatürüne 18. yüzyılın ortalarında girdi. İngiliz bilim insanı John Mitchell tarafından ortaya atılan teorinin adını Amerikan fizikçi John Baylor 1969 yılında koydu. Bir kütlenin ışığın dahi sızamayacağı kadar küçük bir alanda toplanması karadelikleri ortaya çıkartıyordu. İlkel bilim şartlarında fizikçiler tüm yıldızları gözlemleyebildiğimizi savunuyorlardı. Ancak yıllar ilerledikçe ve bilimsel teknoloji geliştikçe uzay boşluğunda ışıklarını göremediğimiz yıldızlarında var oldukları anlaşıldı. Bu yıldızlar görülemiyorlardı. Çünkü ışıkları yok olmuştu.
Karadelik, şiddetli bir çekim alanına sahiptir. Bu alan en hızlı hareket eden parçacıkları dahi alanına hapsedebilir. Güneşin 3 misli büyüklüğünde bir yıldızın patlaması sonucu 20 kilometrelik bir kara delik ortaya çıkar. Kara delikleri doğrudan gözlemlemek mümkün değildir. Diğer gök cisimlerine uyguladıkları çekim kuvvetiyle kendilerini belli ederler. Kuran'da kara deliklerin varlığına ise şöyle dikkat çekilmiştir:
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Yıldızlar örtülüp, ışıkları silindiği zaman…” (Mürselat Suresi, 8)
Tüm bu hayret verici yapılar ve hassas dengeler göstermektedir ki evrendeki gök cisimlerinin dağılımı insanın yaşamı için tam olması gereken ölçülerdedir. Dev boşluklar rastgele ortaya çıkmamıştır. Allah bu boşlukları belirli bir amaçla yaratmıştır.
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“O, biri diğeriyle tam bir uyum içinde yedi gök yaratmış olandır. Rahman'ın yaratmasında hiçbir çelişki ve uygunsuzluk göremesin. İşte gözünü çevirip gezdir. Herhangi bir çatlaklık görüyor musun?” (Mülk suresi, 3)
Bu film boyunca incelediğimiz bilgiler, bizlere önemli gerçekleri göstermektedir. Allah'ın varlığını inkâr eden ve evrenin yaratılmadığını iddia eden materyalist felsefe, çağdaş fizik ve astronomi karşısında çökmüştür. Bilim, evreni Allah'ın yoktan yarattığını ispatlamaktadır. Dahası, yoktan yaratılan bu evrenin her detayında ilahi bir düzen ve denge vardır. Allah, biz insanlar için en ideal olan dengeleri kurmuştur. Tüm evreni sonsuz bir bilgi, güç ve akıl sahibi olan yüce Allah yaratmıştır. Ve biz insanlara düşen görev de Allah'ın bu ihtişamlı yaratışını gereği gibi takdir etmektir. Allah Kuran'da biz insanlara şöyle seslenir:
Şeytandan Allah'a sığınırım:
“Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istifa eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!” (A’raf Suresi, 54)