"Galaksilerden kuarklara yolculuk" belgeselinden.
10 üzeri 20 metre, 10 Bin ışık yılı. Galaksiler evrendeki düzenli yapının birer delilidir. Tahmin edilen galaksi sayısı yaklaşık 300 milyarken uzayın geneli düşünüldüğünde samanyolu galaksisi çok küçük bir yeri kaplamaktadır. Bu galaksilerin arasındaki boşluklar ise güneşle alfa-sentauri arasındaki boşluğun milyonlarca katı kadardır. George Greenstein bu büyüklükle ilgili The Symbiotic Universe, Simbiyotik Evren adlı kitabında şöyle yazar:
“Eğer yıldızlar birbirlerine biraz daha yakın olsalar, astrofizik çok da farklı olmazdı. Yıldızlarda, nebulalarda ve diğer gök cisimlerinde süre giden temel fiziksel işlemlerde hiçbir değişim gerçekleşmezdi. Uzak bir noktadan bakıldığında galaksimizin görünüşü de şimdikiyle aynı olurdu. Tek fark, gece çimler üzerine uzanıp da izlediğim gökyüzünde çok daha fazla sayıda yıldız bulunması olurdu. Ama pardon, evet, bir fark daha olurdu. Bu manzarayı seyredecek olan ben olmazdım. Uzaydaki bu devasa boşluk, bizim varlığımızın bir ön şartıdır.”
Allah'ın dünyayı uçsuz bucaksız evren içinde bir yaşam yeri olarak yaratmış olması, düşünülmesi gereken önemli bir noktadır. Sonsuzluk içinde yok denecek kadar az yer kaplayan bir dünyada yaşıyoruz. Aslında sadece dünyamız değil, galaksimiz bile evren içinde son derece ufak bir yer kaplamaktadır. Bu durumda evrenin muhteşem büyüklüğü içinde kendinizin ne kadar yer kapladığını bir düşünün.