"Beynin sırları: Koku ve tat mucizesi" belgeselinden
Koku Alma Sistemindeki Tasarım
Kokular, nesnelerden buharlaşan kimyasal tanecikler yani moleküllerdir. Örneğin taze çekilmiş kahvenin kokusu olarak algıladığımız şey aslında kahveye ait uçucu koku molekülleridir. Bir kokunun yoğunluğu, buharlaşmanın yoğunluğuyla doğru orantılıdır. Fırından yeni çıkmış bir kek, bayat bir keke oranına çok daha fazla kokar. Bunun nedeni, koku moleküllerinin sıcağın etkisiyle havada serbest hareket etmesidir. Serbest hareket eden moleküller geniş bir alana yayılabilir. Pek çok molekülün kendine has kokusu olmasına rağmen suyun kokusu yoktur. Bu ise bizim için büyük bir nimettir. Suyun bu özelliği birçok karışıklığın önüne geçer.
Örneğin kuru bir gülle üzerinde su damlaları olan bir gülün kokuları arasında hiçbir fark olmaz. Kokuları birbirlerinden ayıran şey çevreye yaydıkları taneciklerin yapılarındaki farklılıktır. Bu farklılıklar ise oldukça hassas ayrımlara dayanır. Öyle ki tek bir karbon atomunun değişmesiyle birlikte bizim için çok çekici olan bir koku çok itici bir hale dönüşebilir. Farklı besinlerin kendilerine has kokuları da koku molekülleri meydana getiren atomlar ve aralarındaki bağların özel olarak düzenlenmesinin sonucudur. Her molekül belirli bir amaç doğrultusunda ve tam olması gerektiği gibi planlanmıştır. Şüphesiz bu muhteşem tasarım, her şeyi yaratmış olan Allah'a aittir.