"Beynin sırları: Koku ve tat mucizesi" belgeselinden
Koku alma sistemindeki tasarım 2
Her nefes aldığımızda, hava olarak adlandırılan ve trilyonlarca molekülden oluşan gaz karışımı, burun deliklerinden içeri girer. Gözle görülmeyecek kadar küçük olan koku tanecikleri de bu karışımın içinde yer alır. İçeri giren havanın bir kısmı, burnun içindeki türbin kemikler tarafından koku alıcı bölgeye yönlendirilir. Böylece koku molekülleri, burun boşluğunun üst bölümünde bulunan koku algılayıcı bölgeye ulaşır. Bu bölgedeki algılayıcılar, kendilerine gelen moleküllerle ilgili bilgiyi beyne aktarırlar. Beyinde bulunan koku alma merkezi ise, farklı koku reseptörlerinden gelen mesajları toplu olarak ve büyük bir hızla değerlendirir. Bu değerlendirmenin sonucu, koku olarak tanımladığımız algıyı oluşturur. Kısacası burun, kimyasal analiz laboratuvarı gibi çalışır. O kadar hassastır ki, on binden fazla kokuyu mükemmel bir doğruluk oranıyla tanımlayabilir. İlginç olansa burunda gerçekleşen tüm bu işlemlerin şaşırtıcı hızıdır. Kahve moleküllerinin burnumuzdan içeri girmesiyle, kahve kokuyor yargısına varmamız arasında geçen zaman bir saniyeden çok daha kısadır.
Bu kusursuz sistemin, evrim teorisini savunanların ileri sürdüğü gibi rastlantıların eseri olamayacaksa çok açıktır. İnsan vücudunun tüm diğer sistemleri gibi koku alma duyusu da son derece kompleks bir tasarımın ürünüdür. Bu, Allah'ın yaratma sanatıdır.