"Endülüs'ten günümüze İslam'ın Avrupa'da muhteşem yükselişi" belgeselinden


GÜNÜMÜZDE İSLAM'IN AVRUPA'DA YENİDEN YÜKSELİŞİ - İSPANYA

Endülüs'ün mirasçısı konumunda olan İspanya'da da İslamiyet'in gelişmesiyle ilgili olumlu adımlar atılmaktadır. İspanya'nın Granada şehrinde son 30 yılda 25 binin üzerinde kişi Müslüman olmuştur. Aradan 500 yıldan uzun bir süre geçtikten sonra bugün İspanya'da Müslümanlık yeniden canlanmaktadır.

İslamiyet'in diğer Avrupa ülkelerinde de önemli bir yere sahip olmaya doğru ilerlediği birçok araştırmacı tarafından dile getirilmektedir. Bu araştırmacılardan biri, kendisi de 1980'de Müslüman olan 33 yıllık diplomat Alman yazar Murat Hohmann'dır. 2000 Yılında Almanya'da verdiği, “Yeni Bin Yılda İslam” adlı konferansta Hohmann'ın İslam'ın yükselişiyle ilgili söylediği sözler şu şekildedir:

“İslam'ın bir daha Avrupa'ya giremeyeceğini söyleyenler, şu anda Batı toplumunun içinde bulunduğu sosyal ve kültürel problemlerden kurtulmak için alternatif olarak İslam'ı görüyorlar. 20. Yüzyılın sonunda genç ve yetişkinlerin safından İslam'a büyük akın vardır. Çünkü İslam'da hem çocuklara, gençlere ve aileye hem yüzyılımızdaki toplumun büyük problemlerine hem de ilme ve ilim adamlarına olan yaklaşıma şifa olacak devalar vardır.” (Murat Hoffman, “3. Bin Yılda İslam konferansı”)

 Murad. Hoffman, “Üçüncü Bin Yılda İslam” adlı kitabındaysa şu dikkat çekici ifadeleri dile getirmektedir:

“İslam dünyası tam manasıyla İslam'a muhtaç olduğu gibi Batı da İslam'a muhtaçtır. Batı'da bütün dinlerin ve ideolojilerin iflas ettiği bir anda İslam parlamaya başladı. İnanıyorum ki bu topraklara İslam'ın gelme vakti yakındır. İslam ilerliyor, diğerleri ise geriliyor.” (Murad. Hoffman, “Üçüncü Bin Yılda İslam” Beltsville, Maryland: Amana, 2001)

Son zamanlarda Batı basınında yer alan ve İslamiyet'i tanıtmak için hazırlanan objektif haberler de oldukça dikkat çekicidir. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri'ndeki 11 Eylül saldırılarından sonra bu konuda gözle görülür bir gelişme olmuştur.

Başta BBC olmak üzere pek çok televizyon kanalı, İslam'ı anlatan belgeseller yayınlamış, özel konukların davet edildiği sohbet programları düzenlemiş, İslamiyet'i anlatan dizi programlar organize etmiştir.

Bunun örneklerinden biri, İngiltere'de 1 milyon sterlin harcanarak gerçekleştirilen “İslam Mevsimi” adlı projedir. İslam dinini doğru tanıtmayı amaçlayan bu belgesel, İngiliz Yayın Kurulu'na bağlı 2. Kanal tarafından 2 hafta süren bölümler halinde yayınlanmıştır.

Benzer bir yayın, Alman-Fransız ortak kanalı olan “Arte” tarafından da gerçekleştirilmiştir. Çekimleri 3 yıl süren ve Hz. Muhammed (sav)'in hayatını anlatan belgesel dizide, İslam tarihi detaylı olarak ele alınmıştır.

Bununla birlikte pek çok dergi ve gazetede de İslamiyet’i anlatan ve kamuoyunun merak ettiği sorulara cevap teşkil edebilecek yazılara yer verilmiştir.

İslam'ın tüm dünyadaki hızlı yükselişi, ünlü Alman dergisi Der Spiegel tarafından da kapak konusu olarak ele alınmıştır. “Muhammed Peygamber Kimdi?” başlığıyla haberleştirilen konuya dergide 20 sayfa yer ayrılmış ve konu çok büyük ilgi görmüştür.

Çeşitli kurumlar veya araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalar, gelecekte İslam'ın sadece Avrupa'da değil, dünyada hakim olacağını ortaya koymaktadır. Yaşanan tüm bu gelişmeler, Kuran’da bildirilen şu ayetin tecelli edeceği vaktin çok yakın olduğunu, hatta yaşanmaya başladığını göstermektedir:

“İnsanların Allah'ın dinine dalga dalga girdiklerini gördüğünde, hemen Rabbini hamd ile tesbih et ve ondan mağfiret dile.” (Nasr Suresi, 2-3)