"Dünya Savaşlarının Perde Arkası" Belgeselinden
NAZİ VAHŞETİ
Dünya tarihinin bir dönemine kanlı damgasını vuracak bu akım Adolf Hitler'in önderliğindeki Nazi partisiydi. Nazizm, gerçekte sosyal Darwinizmin bir yorumundan başka bir şey değildi.
Hitler, Darwin'in teorisinin temeli olan, ırklar arasında yaşam mücadelesinin yanılgısını aynen benimsemişti. Hitler'e göre Almanların mensup olduğu ari ırk, sözde evrim sürecinin en üst basamağındaydı ve diğer ırkları yönetme hakkına sahipti. Bunu gerçekleştirilmesinin de tek yolu yine bir savaştı. Almanya'nın tüm dünyaya hakim olmasıyla sonuçlanacak olan bir savaş. Hitler'in kurmayları ve yakınları da kendisiyle aynı fikirleri paylaşıyorlardı. Zalimdiler, gözlerine iktidar bürümüştü ve hepsi koyu birer Darwinistti. İnkarcı ve zalim yöneticilerin durumu Kuran'da şöyle açıklanmaktadır:
“O iş başına geçti mi, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çaba harcar. Allah ise bozgunculuğu sevmez." (Bakara Suresi, 205)
“Demek iş başına gelip yönetimi ele alırsanız hemen yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarınızı koparıp parçalayacaksınız öyle mi?” (Muhammed Suresi, 22)
İşgal ve Savaş
Hitler önderliğindeki Nazi partisi 1939 yılında yeni bir dünya savaşını başlattı. Alman orduları ani bir saldırıyla Polonya'yı işgale girişti. Almanya sadece 3 hafta içinde Polonya'yı dize getirdi. Başkent Varşova, Alman uçakları tarafından acımasızca bombalanırken pek çok sivil can verdi.
Tüm dünya bir sonraki hedefin ne olacağını bekliyordu. Alman genelkurmayı ise yeni bir saldırının planını yapıyordu. Bu arada dünyanın başka bir köşesinden bir başka totaliter güç savaşa adım attı. Stalin'in kanlı diktasıyla yönetilen Sovyetler Birliği…
Ağustos 1939'da Stalin, Hitler'le saldırmazlık paktı imzaladı. Polonya'yı paylaşmak için anlaştılar. Bu anlaşma savaş tarihinin en büyük toplu katliamlarından birine neden oldu. Polonya toprakları içerisinde kalan Katyn Ormanı'nda tam 26.000 Polonya vatandaşı, Sovyet gizli polisi NKVD tarafından kafalarına kurşun sıkılarak infaz edildi ve ormana gömüldü. Katledilenlerin tamamı avukat, mühendis, öğretmen ve rahip gibi toplumun aydın kesimlerindendi. Ancak Stalin bununla yetinmedi. Kızıl ordu ani bir saldırıyla Latviya, Estonya ve Litvanya'yı işgal etti. Sonra da kuzeye yönelerek Finlandiya'yı işgale başladı. Bu işgal 270.000 kişinin hayatına mal oldu.
Nisan 1940'ta Hitler'in birlikleri yeni bir saldırı başlattılar ve sırasıyla Danimarka, Norveç, Belçika ve Hollanda'yı işgal ettiler. Mayıs 1940'ta Belçika üzerinden Fransa'ya girdiler. On binlerce sivil insan Nazi vahşetinden korkarak kaçmaya başladı. 13 Haziran'da Alman orduları Paris sokaklarına varmıştı. Hitler Eyfel Kulesi'nin önünde kameralara poz verdi. Almanya ilerleyen aylarda Bulgaristan, Yugoslavya ve Yunanistan'ı da işgal etti. Tüm Avrupa, Hitler ve müttefikinin çizmesi altındaydı. Almanya'nın en büyük işgal planı ise Rusya'ya karşıydı.
Barbarossa Operasyonu adı verilen bu işgal, 22 Haziran 1941'deki ani bir saldırıyla başladı. Hızla ilerleyen Alman ordusu 12 haftada Kiev'i ele geçirdi. Bir ay sonra ise Moskova yakınlarına kadar ilerledi. Bundan sonraki 3 yılda Nazi Almanyası ile Sovyetler Birliği arasında korkunç bir savaş yaşandı. Sadece Stalingrad önlerinde Sovyet ve Alman askerlerinden, sivillerinden yaklaşık 1.150.000 kişi hayatını kaybetti.
Tarihin en kanlı savaşı olan 2. Dünya Savaşı, 30 milyondan fazla insanın yaşamına mal oldu. Ve bu savaşın her iki tarafı yani Nazizm ve Komünizm, insanlığa karşı korkunç suçlar işledi. Sonuç olarak savaşta çarpışan ideolojiler hiçbir ahlaki ve insani ilke tanımadan sırf kendi dünyevi çıkar ve beklentilerini gerçekleştirmeyi amaçlıyordu. Bu uğurda milyonlarca insanın katledilmesine de acımasızca göz yumuyorlardı. Böyle hiçbir sınır tanımadan her türlü zulüm ve bozgunculuğu meşru görenlere yandaş ve destekçi olmak, onlara tabi olmak Kuran'da kesin olarak yasaklanmıştır.
“Ve ölçüsüzce davrananların emrine itaat etmeyin. Ki onlar, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyor ve dirlik düzenlik kurmuyorlar." (Şuara Suresi, 151-152)
Nazi Vahşeti
Nazilerin katliam için kurdukları özel SS birlikleri, tüm işgal bölgelerinde başta Yahudiler olmak üzere hedef alınan grupları bulup öldürmeye başladılar. Nazilerin işgal ettiği her bölge, acımasızca katledilmiş masumların cesetleri ve onlar için gözyaşı döken zavallı insanlarla doldu. Din adamları ve ibadethaneler, Nazilerin başlıca hedefleri arasındaydı. Geçtikleri her yerde kiliseleri yakıp yıktılar, dindar insanları katlettiler.
Nazi vahşetinin asıl uygulama alanı isetoplama kampları oldu. İşgal edilen bölgelerde kurulan 24 toplama kampında Yahudiler, Çingeneler, savaş esirleri, Katolik din adamları katledildi. İnsanları topluca katletmek için özel olarak dizaynedilen sistemlerle milyonlarca masum erkek, kadın ve çocuk vahşice öldürüldü.
Savaşın sonlarında bu kampları kurtaran müttefikler, on binlerce ceset ve neredeyse ceset haline gelmiş zavallı tutsaklarla karşılaştılar. Nazi toplama kamplarında toplam 11 milyon suçsuz insan öldürüldü.
Nazilerin savaşı kaybedeceği 1943 yılından itibaren belli oldu. Sovyet birlikleri Hitler'in ordularını Stalingrad'da büyük bir bozguna uğrattı. Almanlar Stalingrad'ın ardından Kursk bölgesinde yaşanan ve tarihin en büyük tank savaşı olarak bilinen muharebeyi de kaybettiler. Artık çöküş kaçınılmazdı. Ancak Naziler geriye çekilirken kan dökmeye devam ettiler. Hitler'in emri üzerine çekildikleri her yeri yakıp yıktılar ve sivilleri katliamdan geçirdiler. Alman ordularının ardında bir hiç uğruna katledilmiş milyonlarca insan ve bu insanlar için ağlayan gözü yaşlı kadınlar ve çocuklar kaldı.
Müttefik orduları Berlin'e ulaştıklarında Nazizmin çöküşü de belgelenmiş oluyordu. Ancak Berlin'e ulaşan Kızılordu birlikleri bir başka vahşet ideolojisinin temsilcisi oldular. Nitekim Stalin'in ve Kızılordu'nun zulüm konusunda Hitler'in gerisinde kalmadığını ilerleyen yıllarda ortaya çıktı. Stalin'in toplama kamplarında da en az Hitler'in kamplarındaki kadar masum insan öldü. Stalin'in işgal ettiği bölgelerde de Hitler'inkine benzer katliamlar gerçekleştirildi. Ve 2. Dünya Savaşı denen cinnet, tam 55 milyon insanın hayatına mal oldu. Yeryüzü bir kez daha şeytani bir kan dökme ayinine sahne oldu. Oysa Allah insanlara şeytanın yolunu değil, barış ve güvenliğin yolunu izlemeyi emretmektedir.
“Ey iman edenler! Hepiniz topluca barış ve güvenliğe girin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o size apaçık bir düşmandır.” (Bakara Suresi, 208)
A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500