HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Savaşın dehşeti

Savaşın dehşeti

Harun Yahya
815
17 Nisan, 2010
Belgesellerden Seçme Bölümler
Tarih, Politika ve Strateji

"Dünya Savaşlarının Perde Arkası" Belgeselinden 
 

Savaşın Dehşeti

 

1.Dünya Savaşı pek çok ilke sahne oldu. Bunların biri, silahların sadece ordular değil, sivilleri de hedef almasıydı.

Dünyada sivil yerleşim birimlerine yönelik ilk bombardıman, Alman zeplinlerinin 1915 yılında İngiltere'ye saldırmasıyla başladı. Almanlar tam 111 zeplinle Paris ve Londra'yı günlerce bombaladılar. Gökyüzünden bırakılan bombalar binlerce masum insanın hayatına mal oldu. Öte yandan da U-Boat adı verilen Alman denizaltıları Atlantik okyanusundaki sivil gemileri vurmaya başladı. O dönemde dünyanın en büyük transatlantiği olan Lusitania gemisi 7 Mayıs 1915 günü İrlanda açıklarında bir U-Boat saldırısıyla batırıldı. Üzerindeki 2000'e yakın yolcudan 1195'i boğuldu.

Savaşın getirdiği bir başka felaket kimyasal silahlardı. 1915'te önce Fransızlar, sonra da Almanlar tarafından kullanılmaya başlanan iperit, klor, hardal, gözyaşı gibi zehirli gazlar binlerce askerin korkunç acılar çekerek ölmesine neden oldu. Pek çok asker de gazın etkisiyle kör oldu. Ordular, zehirli gaza karşı önlem olarak gaz maskeleri kullanmaya başladılar. Gaz maskeleri sadece askerlere değil, sivillere de veriliyordu. Çünkü zehirli gazlar sadece askerleri değil, sivilleri tehdit ediyordu. Küçük çocukları bile.

1. Dünya Savaşı'nın en kanlı cephelerinden biri de Çanakkale'de yaşandı. İngiliz ve Fransız donanmaları Osmanlı savunma hatlarını yararak Karadeniz'e varmak için saldırıya geçtiler. Ancak dünyanın bu en büyük donanması Türk topçusu karşısında boyun eğmek zorunda kaldı. Deniz Savaşı'nın yenilgiyle sona ermesinin üzerine İngilizler Gelibolu Yarımadası'na çıkarma yaptılar. Ancak efsanevi bir cesaret ve kahramanlıkla savaşan Türk ordusu bu saldırıyı da püskürttü. Aylar süren çatışmaların ardından İngilizler Çanakkale'den çekilmek zorunda kaldı. 250.000 Türk askeri şehit olmuştu. Bir o kadar da İngiliz ve Anzak askeri ölmüştü.

1. Dünya Savaşı, İngiliz, Fransız ve Alman ordularının 4 yıl boyunca süren umutsuz saldırılarının ardından 1918 yılında sona erdi. Ancak 11. ayın 11. gününde saat 11'de ilan edilen barış hiç kimseye kalıcı bir mutluluk getirmeyecekti. Savaşın asıl plançosu geriye kalanlar da görülecekti. Yüz binlerce asker sakat kaldı. Dahası çamur, pislik ve ölüm dolu siperlerde 4 yıl boyunca kalmış olan askerlerin çoğu savaşın psikolojik etkisinden kurtulamadı. Bomba şoku denen ve savaş gazileri arasında çok yaygın görülen bir travma hastaların şiddetli korku ve titreme nöbetleri geçirmesine sebep oluyordu. 4 yıl boyunca her gün yaşadıkları bomba korkusu belleklerine silinmeyecek biçimde kazınmıştı. Bazı hastalar için sadece bomba kelimesinin söylenmesi bile korkuya kapılıp saklanmalarına yeterli oluyordu. Bazı askerler ise savaştan yıllar sonra bile bir üniforma gördüklerinde dehşete kapılıyorlardı.

Savaşın izi bazı askerlerin sadece ruhuna değil, vücuduna da işlemişti. On binlerce asker kollarını ve bacaklarını savaş meydanında yitirdi. Gözü, burnu veya çenesi parçalanan o kadar çok asker vardı ki Avrupa kentlerinde bu insanların kullanımı için özel maskeler üretilmeye başlandı.

1. Dünya Savaşı'nın korkunç acıları sanata da yansıdı. Savaş sonrası dönemdeki sanat eserlerinde korku, acı ve cinnet temaları hakimdi. Bu eserler sadece onları çizen sanatçıların değil tüm bir jenerasyonun ruh halini yansıtıyordu. Savaşın ardından Avrupa edebiyatı bile savaş öncesi ve savaş sonrası diye ikiye ayrılacaktı. Bu acıları en derinden yaşayan jenerasyona kayıp nesil adı verildi.

Buraya kadar izlediğimiz gibi savaş, kişilere ve toplumlara hiçbir fayda ve kazanç sağlamayan dev bir zulüm sektörüdür. İnsanlara maddi ve manevi büyük acılar ve sıkıntılar yaşatan, kapanması zor, derin yaralar açan, sosyal bir felakettir. Allah'ın insanlara emri ise yeryüzünde savaşı değil, barışı hakim kılmalarıdır. İyilik yapanlar ve bozgunculuk yapmaktan kaçınanlar ise Kuran'da şöyle müjdelenirler:

“İşte ahiret yurdu. Biz onu, yeryüzünde büyüklenmeyenlere ve bozgunculuk yapmak istemeyenlere kılarız. Sonuç takva sahiplerinindir." (Kasas Suresi, 83)

“Yoksa biz iman edip salih amellerde bulunanları yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar gibi mi tutacağız? Ya da muttakileri facirler gibi mi tutacağız?” (Sad Suresi, 28)

 

A9TV Televizyonu Adnan Oktar Harun Yahya Sohbetler Belgeseller A9 TV Yeni Frekansımız: Türksat 3A Uydusu FREKANS: 12524 Dikey Batı Sembol Oranı: 22500

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
flv
mp3
mp4
mp4
youtube
1. Dünya savaşı
Savaş