HARUN YAHYA
logo
HARUN YAHYA

  • Tüm Eserler
  • Kitaplar
  • Makaleler
  • Videolar
  • Görseller
  • Sesler
  • Alıntılar
  • Diğer

Adnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
Harun YahyaAdnan Oktar'ın Hayatı ve Eserleri
ESERLER
KitaplarMakalelerVideolarGörsellerSeslerAlıntılarDiğer
KONULAR
VatikanSosyalizmAydınlanma çağıFransız DevrimiDönmeSabetayistJakobenizmMasonik MedyaSiyasi SiyonizmJön Türkİttihat ve TerakkiAbdülhamitAnti-NaziDünya Siyonist ÖrgütüNuremberg KanunlarıMussolini1. Dünya savaşıAdolf EichmannGoyimRothschild HanedanıThink-TankCFRRockefellerSoğuk SavaşStalinEkim DevrimiSovyetler BirliğiBilderbergVietnamAIPACLobiFuarGüneydoğuYunanistanYeni Dünya DüzeniKızıldenizJeopolitikGaziVergiGümrük2023AntilopBoğaAvrasya İslam ŞuarasıNobel Barış ödülüHastaneSosyal Güvenlik KurumuAli BabacanTurgut ÖzalSuikastGaffar OkkanMuhsin YazıcıoğluRosette NebulaAstronomiGül
Harun Yahya © 2025
Harun Yahya © 2025
  1. Videolar
  2. Sohbetler (24 Ocak 2018; 11:00)

Sohbetler (24 Ocak 2018; 11:00)

Harun Yahya
21852
16 Haziran, 2018
Adnan Oktar'ın Sohbet programları
Adnan Oktar'ın Sohbetlerinden Başlıklar
Harun Yahya ve Etkileri

Sohbetler (24 Ocak 2018; 11:00)

 

ADNAN OKTAR: Evet dinliyorum.

 

KARTAL GÖKTAN: Zeytin Dalı Harekatı kapsamında girilen çatışmada şehit olan Piyade Astsubay Üst Çavuş Musa Özalkan'ın Ankara'daki cenaze töreninde konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi: “Rabbimiz, Allah yolunda öldürülenlere ölürler demeyiniz. Onlar diridirler. Ancak sizler bilemezsiniz, diyor. Şu anda Musa evladımız bizi dinliyor. Çok önemli bir operasyonlar silsilesi içerisinde ordumuz, Mehmetlerimiz bu karda kışta büyük bir mücadeleyi sürdürüyorlar. Kimlere karşı? Teröristlere karşı, herhangi bir kavme, herhangi bir ırka karşı yapılan bir operasyon değildir. Bu operasyonu zafere ulaşmak suretiyle kazanacağız. İnancımız tam, kararlıyız, azimliyiz. Dünyada şu ülke nasıl bakmış, bu ülke nasıl bakmış? Buna bakacak halimiz yok. Bu konudaki karar bu milletindir. Bu millet kendi göbeğini kendisi kesecek. 3-5 soysuza bu sınırlarda soluk aldırmayız.”

 

ADNAN OKTAR: Evet, adamlar şeytanın etkisindeler, İngiliz Derin Devleti’nin etkisindeler. Darwinist materyalist eğitim işte bunları böyle manyağa çeviriyor ve baş belası oluyorlar. Kaynıyor adamlar. Mesela oradan tüketiyorsun, yine çıkıyor. Oradan tüketiyorsun, oradan yine çıkıyor. En baştan Darwinist eğitimi durdurarak bunlara en büyük darbe vurulur. Lağımın diyelim, lağımın kaynağının kesilmesi lazım. Darwinist eğitime bir darbe vurulsa iş bitecek. Şimdi Türkiye'de büyük bir oyun oynanıyor. Dünyada büyük bir oyun oynanıyor. Bu oyunu dünyada deşifre eden sadece biziz. O yüzden deccal nereden saldıracağını çıkaramadı. Bir topuktan kapmaya çalışıyor, dişi kırılıyor. Koldan yakalamaya çalışıyor, ağzı burnu dağılıyor. Ne yapacaklarını şaşırdılar. FETÖ'cüsü, PKK'lısı ayaklanmış vaziyette, hep beraber ittifaklara gidiyorlar. Adam baktık, bizle uğraşan bir tanesine baktım. Homoseksüel renkleri hakim. Adam tam tipik o tarz bir şey. Adamı kullanıyorlar. Yani nereye dönsek böyle tipler yani. Korku filmi gibi. Çok acayip bir durum. Tabii bunların hesap etmediği bir şey var. Allah'ın gücünü hiç düşünmüyorlar. Bunların kaderde olduğundan da haberleri yok. Biz rahatça yaparız diyor. İyi yapıyor olsan böyle yerden yere çakılır mısın?

 

BÜLENT SEZGİN: Afrin'in ilk şehidi Musa Özalkan'ın operasyon öncesi telefon mesajıyla bir vasiyet bırakarak, “şehit olursam devletten gelecek parayla Türkmenlere okul yapılsın” demişti. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, şehidimizin vasiyetini en güzel şekilde yerine getireceğini söyledi ve cenaze namazı için saf tutulduğu sırada şehit Özalkan'ın Türk bayrağına sarıldığı tabutunu görünce gözyaşlarını tutamadı.

 

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam çok şefkatlidir, güzel huyludur, maşaAllah.

 

BÜLENT SEZGİN: Ayrıca şehidimizin Risale-i Nur talebesi Selahaddin Özalkan'ın oğlu olduğu ortaya çıktı Adnan Bey.

 

ADNAN OKTAR: Haa maşaAllah. Nurcu canım benim. Kuzuya benziyor baksana tipine. Çok şeker acayip masum. Tam cennet kuzusu. Allah gani gani rahmet etsin. Allah annesine babasına uzun ömür versin. Tipte var ama, şehit masumluğu var. Ne mutlu benim canıma ne mutlu. Tebrik ediyoruz şehadetini. Allah mübarek etsin. Allah bizlere de o şerefini nasip etsin.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Neden insanlar Allah'ı gökte zannederler?

 

ADNAN OKTAR: Melek melek, MaşaAllah. Hz. Meryem gibi canımın içi, maşaAllah. O örtü sana nasıl yakışmış, nasıl güzel olmuşsun. Allah o çarşafı sana mübarek kılmış ve güzel bir ibadetle Allah yıllarca, aylarca ibadet etmeni sana sağlamış. Ne mutlu sana. Ve muhteşem bir nur var yüzünde ve çok çok çok güzelsin, tertemizsin. Allah sana uzun ömür versin, hidayet versin. Cennet nasip etsin. Cennette de seni bana dost arkadaş etsin. Elinden yüzünden iffet, efendilik, akıl, güzellik, nezafet, nezaket, incelik, her türlü güzellik adeta akıyor. MaşaAllah sana, elhamdülillah.

Ayetlerde de ona işaret oluyor, Tevrat ve İncil'de de. Yani eğer illaki gökte, mekan olarak gökte görüyorsan bu çok yanlış. Ama dua ederken bir saygı belirtisi, yücelik belirtisi olarak gökte görmesi onda bir şey yok. Yani bir hürmet ifadesi olarak. Ama Allah’ın olmadığı hiçbir yer yoktur. Mesela şu an bizi dinliyor burada Allah'ın. Burada yani tamamen burayı sarmış vaziyette. Allah'ın olmadığı hiçbir yer olmaz. Ve bütün gözlerden Allah seyreder ama gözler onu göremez. Allah bütün gözleri görür ve bizim görmediğimiz yerlerden de her yerden bizi görür. Her cepheden, her yerden.

 

-Allah “üçün dördüncüsüdür” diyor, “beşin altıncıdır” diyor.

 

ADNAN OKTAR: Cenab-ı Allah “Ben size şah damarınızdan daha yakınım” diyor. Özel söylenmiş bir söz. Bak şah damarı nerede? İnsanın vücudun içinde. Daha yakın nasıl olur? Ancak mekan olmazsa olur. Madde olmazsa olur. Ona işaret etmiş oluyor Allah. Yani maddenin olmadığını işaret etmiş oluyor. Fakat “Ben sizinle iç içeyim” diyor Allah. İç içe, “her yerdeyim.” Yani “konuştuğunuzu işitirim” diyor Allah. Ayrıca konuşmayı Allah yaratıyor. Konuşmayı Allah yaratır. Ve “işitiyorum” diyor Allah. Bizim gördüğümüzün aynısını Allah görür. Düşüncelerimizi Allah yaratır. Dolayısıyla gökte Allah'ı aramak belki bir pagan inancıdır, eski bir pagan inancıdır, put inançdır. Gökte bir yerde olduğunu, yani belli bir mekanda olduğunu düşünmek çok yanlış.

Benim güzel yüzüm, Allah uzun ömür versin. Allah sayılarını artırsın. İman seni nasıl güzelleştirmiş, nasıl değerlisin? MaşaAllah, elhamdülillah.

 

Evet, dinliyorum.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Merhaba ben Sakarya’dan Enes. Namaza başlamak istiyorum. Namaza nasıl başlayabilirim?

 

ADNAN OKTAR: Güzel Enes, zorlaştırmadan kıl namazı, kolay kıl. Zorlaştırırsan şeytan seni yıldırır. Şeytan öyle tuzak kurar. Yani abdesti zorlaştırarak, namazı zorlaştırarak tuzak kurar. Bundan kaçın. En kolay haliyle, bak diyor Allah ayette, “ayetten kolay olanı okuyun.” “Allah sizin için zorluk dilemez, kolaylık diler” diyor Allah. Şeytandan Allah'a sığınıyorum. “Hz. İbrahim'in dini gibi kolaydır” diyor Allah. Nefis zorla karşılaştığında yılabilir. Onun için nefsi zorlamamak gerekiyor. Yani olmayan bir ibadetle Müslüman kendini yormayacak boş yere. Var olan ibadeti yapacak, Allah'ın emrettiği gibi. Allah'ın farzını yerine getirdiğinde yeterli bu tamamdır. Allah'ın dediğini yaptın mı? Yaptın. Allah senden razı oldu mu? Oldu. E bitti. Bir de peygamberi razı etme.. Allah senden razıysa peygamber zaten dünden senden razı olur. Yani Allah'a ayrı peygambere ayrı.. Allah'a razı ettim peygamber razı edemedim kafası olur mu? Sen Allah'ı razı ettiysen bitti. Peygamber senden yüzlerce binlerce kere razı olur. Sen Allah'la aranda bir muhabbet meydana getirirsen Allah seni severse.

-“Allah size zorluk dilemez, kolaylık diler” buyuruyor.

 

ADNAN OKTAR: Tabii. Evet dinliyorum.

 

BÜLENT SEZGİN: Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında Afrin Operasyonu ile ilgili güvenlik değerlendirme toplantısı düzenlendi Adnan Bey. Toplantının ardından şu açıklama yapıldı: “Terörist unsurlarla sivil halka ayırt etme konusundaki hassasiyet en üst düzeyde. Türkiye bugüne kadar benzer operasyonlarla gittiği hiçbir yere zulüm, kan, gözyaşı, kötülük götürmemiştir. Ayak bastığı her yerde insanlar barış ve esenlik içinde hayatlarını sürdürmekte. Türk medyası başta olmak üzere tüm kamuoyu yalan yanlış çarpıtma mahiyetindeki provokatif haberlere, görüntülere, dedikodulara karşı dikkatli olmalıdır. Adli ve idari birimler bu tür dezenformasyon faaliyetlerini yakından takip ederek gerekli müdahaleleri hukuk çerçevesinde süratli ve kararlılıkla yapacaklardır."

 

ADNAN OKTAR: Tayyip Hocam neyle uğraşıyor, adamlar neyle uğraşıyor? Ne kadar anormal insanlar var. O vatan milletin birliği, bütünlüğü, devletin sağlık, sıhhat, selameti için uğraşıyor. O da oturduğu yerin internetten fitne çıkarıyor. En ağır şekilde cezalandırılsınlar. Şımarıklık istemiyoruz.

 

Evet dinliyorum.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Cennette kutsal kitaplar olacak mı?

 

ADNAN OKTAR: Sen de cennet yüzlüsün, sen de çok çok temiz yüzün. Yaklaş da bir göreyim bakayım yüzünü. Sen ne güzel yüzlüsün böyle, ne kadar temiz yüzlün senin. Ne kadar masumsun sen. Allah sana uzun ömür versin, cennet nasip etsin. Kalbine ferahlık, esenlik versin, kötü insanlardan seni ve diğer bütün müminleri korusun Allah.

Olur. Gerçek halleriyle olur. Yani tarif edilmemiş haliyle. Çünkü Kuran'ı da Allah anlatıyor. Onları açıp bakacağız, aa aynısı. Mesela zer alemi diyor, ilgili ayete bakıyoruz, aynısı var. Onu da görüyoruz. Şehitler alemi diyor, ayeti açıp bakıyoruz aynısını göreceğiz. Dolayısıyla Tevrat da, İncil de, Kuran da, Zebur da hepsi cennette vardır. Orijinal ve gerçek halleriyle. En sevdiğimiz nimetlerden birisi olarak cennette sonsuza kadar yanımızda olacaklar.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Güzel işler yaptığımızda kendimizle gurur duymak doğru bir şey mi?

 

ADNAN OKTAR: Bir tane daha yakışıklı, bir tane daha güzel yüzlü. O da çok masum yüzlü maşaAllah. Şöyle olur; Allah beni vesile etti, olarak, nimet olarak bu şekilde olabilir. Mesela ben Darwinizmi yıktım. Kim yıktı? Allah yıktı. Beni vesile etti, onun gururunu duyuyorum tabii ki. Sevinç duyuyorum. Mesela homoseksüellikte mücadele ettik, Türkiye'deki o azgın atak durdu. İftihar ederim. Mesela Rumilik, muazzam bir ataktaydı durdu. Onunla iftihar ederim. Kim yapıyor ama? Allah yapıyor. Beni vesile ettiği için onur duyarım.

 

BÜLENT SEZGİN: Diyarbakır'dan kardeşlerimizin mesajı vardı. “Selamünaleyküm. Diyarbakır'dan sevgiler. Dün akşamki sohbetimizden inşaAllah” diye mesaj göndermişler.

 

ADNAN OKTAR: MaşaAllah, Diyarbakır'ın aslanları. O sofrayı Allah size ne güzel hazırlamış öyle. Oh melekler de o sofrada, maşaAllah. Allah sağlık, sıhhat, afiyet versin. Yediklerinizi size şifa olarak nasip etsin, nimetlendirsin. Öyle bir güzellik tezahür etsin inşaAllah.

İZLEYİCİ SORUSU: Zaman çok kısa. Neden sevmediğimiz birçok şeyi yapıyoruz?

 

ADNAN OKTAR: Güzel yüzlüm, sözün tabii bir şeyi ifade ediyor ama birçok anlamı olacak gibi. Yani güzel yaşayabilecekken neden sürünüyoruz? Ben bunu anladım. Darwinist materyalist sistem devam ettikçe, gelenekçi Ortodoks şirk sistemi devam ettikçe Allah rahatlık vermez. Gelenekçi Ortodoks şirk sisteminden kurtulursak, Darwinist materyalist sistem Allah'a bir iftiradır, bundan da kurtulursak, çünkü şirk gelenekçi sistem de, o da Allah'a bir iftiradır. Bundan kurtulursak, Allah dünyayı cennete çevirir. Hep hoşumuza giden şeyler olur. Allah bereket verir, uzun ömür verir. Ama sonunda bir an önce cennete kavuşmayı Allah nasip eder. Aslı cennettir tabii.

 

Evet dinliyorum.

 

BÜLENT SEZGİN: Genel Konya Başkanımız Orgeneral Hulusi Akar, Zeytin Dalı Harekatı'nda şehit olan Musa Özalkan'ın evinde açıklamalarda bulundu. Orgeneral Akar açıklamasında: “DH dahil, YPG dahil, PKK dahil tüm teröristler hak ettikleri cevabı alacaklar ve döktükleri kanun hesabını verecekler” dedi.

 

ADNAN OKTAR: Hulusi Paşa'mıza da bu karanlık mihraklar çok düşmanlar. Kahpe ağızlardan bu Gazi Paşa'mıza, Kahraman Paşa'mıza çok çirkin ifadelerde bulunuyorlar. Küstahlık yapmaya çalışıyorlar. Bir de hatta aklı başında bildiğim adamlardan bile böyle laflar duyuyorum. Çok ayıp, büyük vicdansızlık. Aslanca, kabadayıca direndi 15 Temmuz'da aslanlar gibi. Soğukkanlı, sakin bir insan. Aklı başında bir insan. Elinden yüzünden efendi kalkıyor, dindar, muttaki bir insan. Her iyi şeye karşı oluyorlar. Her iyi insana karşı oluyorlar, ben anlayamıyorum bunu.

 

Evet, dinliyorum.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Bir insanın gerçekten aklıyla Allah'ı inkar edebilmesi mümkün mü?

 

ADNAN OKTAR: Nur yüzlüm, güzel yüzlüm, açık şuurla imkansız. Aklı başında tabir ettirilmiş şey, şuuru açık olan, bilinci açık olan, makul düşünen birisi. Yani bakar bakmaz beynin içindeki görüntüyü görüyor, cinnet geçirir, aklını atar. Yani aklı başında bir insanın Allah'ı, inkarı bir dakika sürmüş olsa çırpınarak ölür söyleyeyim. Yani dili boğazına falan akar, perişan olur. Bir dakika bir inkar edemez mümkün değil. Ama vesveseler olur insanlarda, o ayrı. Ama bilinçli bir inkar imkansız.

 

Evet dinliyorum.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Her zaman nasıl bu kadar mutlu olmayı başarıyorsunuz?

 

ADNAN OKTAR: Ah severim ben senin nurunu, severim senin güzel yüzünü. Yüzündeki nur, efendilik, güvenilirlik muhteşem. Sana Allah uzun ömür versin, cennet nasip etsin. Seni kötü olan herkesten ve her şeyden korusun. Cennette de dost etsin seni Cenab-ı Allah.

Canımın içi, iman ettiğinde, Allah'a güvendiğinde zaten seni konuşturan, mutlu eden, her şeyi evirip-çeviren bir tane güç var, o da Allah'tır. Dolayısıyla ben müstakil bir varlık değilim ki bir şeye gücüm yetsin veya gücüm yetmesin. Her ne yapıyorsam Allah yaptırır. Mesela bakıyorsun bir Allah münafık saldırısı meydana getiriyor, Allah yaptırır. Mesela bir küfür saldırısı yaptırıyor, Allah yaptırır. Yahut İngiliz Derin Devleti’nin uyuyan hücrelerini Allah harekete geçirtiyor, onu da Allah yaptırır. Ama İngiliz Derin Devleti’ni vesile eder. Dolayısıyla yaratılışı da cevabı da Allah yaratır. Biz tevekkül edip akılcı davranıp gereğini ibadet heyecanı içerisinde ifa etmekle mükellefiz.

 

Kahraman askerlerimize bir ikram olarak mehter dinletelim, münafıkları da titretelim, inşaAllah.

 

VTR- Mehter Marşı

 

Evet, dinliyorum.

 

İZLEYİCİ SORUSU: İngiltere'yi Derin Devlet mi yönetiyor?

 

ADNAN OKTAR: Canımın içi, tabii ki. Yani böyle bağımsız, bir düşünebiliyor musun? İngiltere kendi kendine gemi gibi gidiyor. Böyle bir şey mümkün değil. Amerika'da da İngiliz Derin Devleti hakimiyeti vardır. İngiltere'de de İngiliz Derin Devleti hakimiyeti vardır. Bu 400 yıldan beri devam ediyor. Ama son 150 yıldan beri akıl almaz atağa geçtiler. Türkiye'yi sardılar, tam işi bitirecekler falan zannediyorlar. Türkiye'yi de tehdit ediyorlardı Amerika'yla falan, Amerikan bayraklarıyla, yanaşamazsınız falan. Tayyip Hoca'nın kabadayılığını hiç onlar hesaba katmadı. Tayyip Hocam Kasımpaşa'da yetişmiştir. Adamlar kafayı çizecek. Cesaretine akıl olmaz hayret ediyorlar. Daha dur, bu birinci aşaması. Ama Tayyip Hocam’a desteği kesmek için de muazzam ataklar yapıyorlar. Şimdi benden esaslı bir destek aldığını düşündükleri için ve Milliyetçi Hareket Partisi'ne de esaslı destek verdiğimizi düşündükleri için beni durdurmak için şu an ne yapacaklarını şaşırmış vaziyetteler. Böyle bir acayip taktikler, eski 28 Şubat taktikleri. Onları da beceremiyorlar. Bir kısmını ensesine sürüyor, bir kısmını kulağına sürüyor falan. Başıboş oldukları için beceremiyorlar. Bir şey var, agoni hali var yani.

 

-Siz hem yurt dışında hem yurt dışında Tayyip Hoca'mı desteklediniz, maşaAllah. Çok büyük bir güç, elhamdülillah.

 

ADNAN OKTAR: Bizim desteğimiz ayrı bir destektir. Benim desteğim herhangi bir desteğe benzemez. Felsefi destek çok hayatidir. Ama sırf felsefi destekte kalmıyor tabii ki. Onların değeri de o.

 

Evet dinliyorum.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Çok aynaya bakmak gururu arttırır mı?

 

ADNAN OKTAR: Yok güzel yüzlüm neden olsun genç kızlar sık sık aynaya bakıyor. İnsan çünkü zayıf varlıktır. Mesela saçı bozulabilir bir genç kızın yahut bir delikanlının da görüntüsünde bozukluk olabilir. Sık sık bakmasında fayda var. Kendini düzeltir. Mesela ceketi bozulmuş olabilir, kıyafeti bozulmuş olabilir. Hanımlarda ruju bozuluyor, bazen gözündeki makyajı bozulabilir. Sık sık bakabilir, gururu da artırmaz. Bilakis Allah'a şükür artırır, nimettir. Güzelse bir hanım özellikle, sık sık aynaya bakması onun güzelliğinin bir alameti olur. Yani sırf başkası görecek diye bir şey yok ki güzel kadının. Güzel kadının kendisi de güzelliğini görebilir. Sık sık bakar, Allah'a hamd eder. Peygamberimiz (sav) aynaya bakıp Allah'a hamd ediyordu. “Ya Rabbi beni böyle nurlu güzel yarattığınız için sana hamdolsun” diyordu.

 

Evet dinliyorum.

 

BÜLENT SEZGİN: PYD lideri Salih Müslim şunları söyledi Adnan Bey: “Türkiye girdiği hiçbir yerden çekilmedi. Kılık değiştirebilir ama oradan çıkmaz. Erdoğan, Misak-ı Milli'den bahsediyor. Öyle görülüyor ki Musul'a, Kerkük'e kadar gidecekler. Rusya'nın her şeyi.

 

ADNAN OKTAR: Müsaade etsin de gidelim düzeltelim. Her şeyi yatıştıralım, PKK'yı da kazıyalım. Ne diyoruz? Biz Suriye'nin toprak bütünlüğünü savunuyoruz diyoruz. Toprak ilhakı yok ki. Ne derdine düşüyoruz? Gireriz, mamur hale getiririz, güzelleştiririz, herkes huzur içinde yaşar. Ve biz orada güvenliği sağlarız, garantiyi sağlarız. Topraklar Suriye'nin toprağı. Helali hoş olsun. Toprak ilhakı için gitmiyoruz. Buradaki kardeşlerimiz mahvoldu Suriyeli kardeşlerimiz. Onlara huzur ve güvenlik vermek için gidiyoruz. Toprak ilhakı olmadıktan sonra böyle bir hareket ibadettir. Bütün dünya bunu takdir eder. Türkiye demiyor ki ben tapusunu üstüme alacağım. Kurtaracağım, rahatlatacağım, ferahlatacağım diyor o kadar. Mesela hasta oluyor adam, alıyor ambulans, hastaneye götürüyor, tedavisi yapılıyor. Doktor onu orada hapsetmiyor ki. Tedavi, tedavisi olduğu zaman gönderiyor. Türkiye de tedaviye geldi şu an. Doktordur Türkiye, baş tabip. Cerrahi operasyon yapılıyor. Hastadan ur alınıyor. Kurtuldu mu hasta, nekâhete de geçti mi oh istedikleri gibi. Suriye zaten bir kardeşimiz, dostumuz bir ülke, bir dert yok yani.

 

BÜLENT SEZGİN: Konuşmasının devamı vardı Salih Müslim'in. “Rusya'nın her şeyi Türkiye'ye bıraktığını belirterek kurtulmak için başta Amerika ve uluslararası güçlerin bunları görüp muhakkak bir şeyler yapması gerektiğini söylüyor.”

 

ADNAN OKTAR: Amerika ne yapabilir? Ne yapmasını istiyor Amerika'nın? Türkiye'ye karşı olmasını bekliyor. Amerika için iyi bir şey bu. Niye karşı olsun? IŞİD’i kazımışsın, El-Kaide’yi, Taliban'ı kazıyorsun, PKK'yı kazıyorsun, orada terörist bırakmıyor Türkiye. Cıncık gibi oluyor ortalık. Gayet güzel. Aydınlık, pırıl pırıl oluyor. Amerika'yı niye karşı olsun? Öyle deme de ki; İngiliz Derin Devleti içine kapandı, daraldı, sıkıldı, rezil oldu. Adnan Hoca enseden vurdu, hükümet de tepeden vurdu, de! İlimle, irfanla, kanunla, hukukla, bunu de. Bunu duyayım. Ama böyle dersen olmaz. Adam niye rahatsız olsun bundan? O teröristten rahatsızım diyor. E tamam, kazıyacağımıza göre ne sorun var yani?

 

BÜLENT SEZGİN: Afrin'deki Suriye halkı da her defasında memnuniyetini belirtiyor, Türk askerinin varlığından..

 

ADNAN OKTAR: Türk askeri mübarek bir ordudur. Mübarek bir ordu. Yani Mehmetçikler kuzu gibidir. Ana kuzusu Konya'dan, Kayseri'den, Eskişehir'den gelmiş nur gibi köy çocukları. Tertemiz insanlar. Hep alınları secdede kuzular yani. Baksana çocuk gördünüz. Ben diyor şehit olursam bir hayır meydana getirin diyor. Sabit bir hayır, bu kadar. Dünyadan istediği bu bak, başka istediği yok. Ahirette cennet, Allah'ın rızası. Burada dünyada bir hayır o kadar.

 

Evet dinliyorum.

 

İZLEYİCİ SORUSU: Her Müslümanın münafık bir düşmanı olur mu?

 

ADNAN OKTAR: Yakışıklım olur tabii olması gerekiyor. Çünkü olmadığında imtihanı olmaz, yarım olur imtihanı, münafıksız bir Müslümanlık olmaz. Yani küfür saldırmadan da Müslümanlık olmaz. Mesela diyor ki Allah, “size ani baskın yaparlar” diyor Allah, ani baskın. Bu müminin bir vasfı. Ani baskın yoksa, Resulullah (sav)’e yapıyorlardı ani baskın, defalarca. Bu bir ibadet. Çirkin söz, iftira ve hakaretle kampanya, mümine yapılması gereken bir uygulama. İbadet açısından önemli. Olmadığında bir gariplik var demektir. Yani müminde bir hastalık var demektir. Hastalıklar, dertler, baskılar, tehditler hepsinin Müslümanda olması lazım. Allah onun için diyor ki ayette, şeytandan Allah'a sığınırım: “Daha önceki mümin kardeşlerinizin karşılaştıkları çileler, zorluklar, baskınlar, kargaşalar, tehditler, sizin başınıza gelmeden, siz bunlarla karşılaşmadan, konfor ve rahatlık içerisinde cennete gideceğinizi mi zannediyorsunuz” diyor Allah. Böyle bir şey olmaz diyor Allah. mutlaka bu yollardan geçeceksiniz. Nasıl onlar o yollardan geçtiyse, siz de bu yollardan geçeceksiniz diyor Allah. “Sabredenleri müjdele” diyor Allah. E o zaman adam, oh! Sağ tarafta yağ, sol tarafta bal, ye-iç, ee? Hadi bakalım cennete gidiyorum. E öbür imtihan olanlar? Olmuş onlara artık. Ama ben keyif içindeyim. Öyle bir şey olmaz. Keyif içinde yaşayıp, keyif içinde öldüysen facia, Allah vermesin. Facia. Anlamı çok kötü.

Adam diyor ki birisi Peygamberimiz (sav)’e “başım çok ağrıyor” diyor. Bir ilaç arıyorlar. “Ya Resulallah benim hayatta hiç başım ağrımadı” diyor. “Allah seni korusun” diyor Peygamberimiz (sav), yani “Allah'a sığınıyorum” diyor. “Bu bela” diyor, “böyle bir şey olmaz bir insanda” diyor. “Hiç sıkıntı çekmedim ben hayatta” diyor. Yani “Allah seni kurtarsın” diyor. Facia. Buna yakın bir ifadede bulunuyor.

Mesela Nisa Suresi 102'de Allah: “Küfredenler size apansız bir baskın yapabilmek için hazırlık yaparlar” diyor Allah. Bak “küfredenler size apansızın bir baskın yapabilmek için hazırlık yaparlar.” Bu bir mümin vasfıdır. Müminlerde karşılaşılan bir olay. Hatta Allah ayette bak, Neml Suresi 49'da: “Gece mutlaka ona ve çevresine bir baskın düzenleyelim derler” diyor. Bir sonra da gece, geceyi seçiyor. Demek ki müminin vasfı bunlar.

 

-“Allah adına ant içerek” diyor Allah.

 

 ADNAN OKTAR: “Allah adına ant içerek” evet. Ve münafıkların desteğinde.
 

PAYLAŞ
logo
logo
logo
logo
logo
İNDİRMELER
m3u8
m3u8
m3u8
mp3
mp4
Allah sevgisi
Sevgi
Sevgililer günü
Sevgisizlik
sevgi